ROXİMAX 60 mg film tablet

ROXİMAX  için kısa bilgi ve prospektüs ( Endikeleri, ROXİMAX  ne ilacıdır; ilaca başlamadan önce uyulması gerekenler, kullanımının emziren veya hamile olanlarda uygun olup olmadığı; etkileşme, sakıncaları; faydaları, saklama koşulları; kullanım şekli; dozu; istenmeyen etkilerde yapılacaklar ve tavsiyeler gibi ROXİMAX film tablet hakkında bilinmesi gereken hususları kapsar. )

ROXİMAX 60 mg film tablet kullanma talimatı (ilaç prospektüsü)

Ağız yoluyla alınır.
Her bir film tablet 60 mg raloksifen hidroklorür(60 mg) etken maddesini içerir. Yardımcı maddeler: krospovidon, Povidon K-30, laktoz monohidrat (sığır sütü kaynaklı), magnezyum stearat, Opadry YSIR-7003 Beyaz (Hipromelloz, titanyum dioksit (E 171), Makrogol 400, Polisorbat 80),karnauba mumu, Laktoz anhidrus (inek sütü kaynaklı), Polisorbat 80
1. ROXİMAX nedir ve ne için kullanılır?
2. ROXİMAX’ı kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler
3. ROXİMAX nasıl kullanılır?
4. ROXİMAX’ın olası yan etkiler nelerdir?
5. ROXİMAX’ın saklanması
Bu talimatta yukarıdaki başlıklar yer almaktadır.
1. ROXİMAX nedir ve ne için kullanılır?
• ROXİMAX 60 mg film tablet 60 mg raloksifen hidroklorür içerir.
• ROXİMAX 28 tabletlik formu ile kullanıma sunulmaktadır.
• ROXİMAX, Selektif Estrojen Reseptör Modülatörü (SERM) adı verilen hormon dışı bir
ilaç grubuna dahildir. ROXİMAX, menopoz döneminde düşüş gösteren kadın cinsiyet
hormonu östrojenin, bazı yararlı etkilerini taklit ederek etki eder.
• ROXİMAX, kadınlarda menopoz sonrası ortaya çıkan kemik erimesinin tedavisi amacı ile
• Menopoz sonrası kemik erimesi olan ve meme kanseri gelişimi için yüksek riskli
kadınlarda meme kanseri gelişim riskinin azaltılması amacı ile kullanılır.
2. ROXİMAX’ı kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler
Aşağıdaki durumlarda ROXİMAX’ı KULLANMAYINIZ.
• ROXİMAX’ın içindeki etkin madde olan raloksifene veya yardımcı maddelerden herhangi
birine karsı aşırı duyarlı (alerjik) iseniz (yardımcı maddeler listesine bakınız),
• Gebe iseniz, gebe olma ihtimaliniz varsa veya gebe kalmayı planlıyorsanız (ROXİMAX
doğmamış bebeğinize zarar verebilir),
• Kan pıhtıları (derin ven trombozu, pulmoner emboli ya da retinal ven trombozu) nedeni ile
tedavi edildiniz ya da tedavi ediliyorsanız,
• Karaciğer hastalığınız varsa (siroz, hafif karaciğer bozukluğu ya da safra akımının azalması
veya tamamen durmasına bağlı sarılık, karaciğer hastalıklarının örnekleridir),
• Açıklanamayan vajinal kanamanız varsa (bu durum doktorunuz tarafından araştırılmalıdır),
• Uterus kanseri iseniz (ROXİMAX’ın bu hastalığı olan kadınlardaki kullanımı ile ilgili
deneyim yoktur),
• Şiddetli böbrek probleminiz var ise; kullanmayınız.
Aşağıdaki durumlarda ROXİMAX’ı DİKKATLİ KULLANINIZ
• Ameliyat sonrası nekahat dönemi ya da beklenmedik bir hastalık sonucu tekerlekli
sandalyeye bağımlılık, hastanede yatış ya da uzun süreli yatak istirahati gibi nedenler ile
uzun süre hareketsiz kalmanız gerekir ise,
• Ağızdan estrojen tedavisi görüyorsanız,
• Meme kanseri iseniz (ROXİMAX’ın bu hastalığı olan kadınlardaki kullanımı ile ilgili yeterli
deneyim yoktur),
• Beyin damarları ile ilgili bir hastalık geçirdinizse (örneğin felç) ya da doktorunuz size bu tip
hastalıklar açısından riskinizin yüksek olduğunu bildirdi ise,
• Geçmişte estrojen kullanmış ve trigliserid düzeylerinizde aşırı yükselmeler oldu ise
(ROXİMAX toplam kolesterolü ve LDL “kötü kolesterol”ü düşürür. Genel olarak HDL “iyi
kolesterol” ve trigliseridi etkilemez), doktorunuza ROXİMAX kullandığınızı
söyleyiniz.
• Karaciğer hastalığınız varsa.
ROXİMAX’ın yiyecek ve içecek ile kullanılması
ROXİMAX, aç ya da tok karnına alınabilir.
Hamilelik dönemi
• ROXİMAX yalnızca menopoz sonrası dönemdeki kadınlarda kullanılmalıdır.
• ROXİMAX, çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar tarafından kullanılmamalıdır.
ROXİMAX, gebe bir kadına uygulanması durumunda doğacak bebeğe zarar verebilir.
• ROXİMAX’ı gebe iseniz, gebe olma ihtimaliniz varsa veya gebe kalmayı planlıyor iseniz
kullanmayınız.
Emzirme dönemi
Emziriyorsanız ROXİMAX kullanmayınız.
Araç ve makine kullanımı
ROXİMAX’ın araç ve makine kullanımı üzerinde bir etkisi yoktur ya da etkisi çok düşük
düzeydedir.
ROXİMAX laktoz içerir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı
dayanıksızlığınız olduğu söylenmişse, ROXİMAX almadan önce doktorunuza danışınız.
Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı
• Kalp hastalığı nedeni ile dijital kullanıyorsanız,
• Kanınızı inceltmek amacı ile varfarin gibi pıhtılaşmayı önleyici ilaçlar kullanıyorsanız.
• Eğer genellikle lipid düşürücü olarak kullanılan kolestiramin etkin maddeli bir ilaç
kullanıyorsanız doktorunuza bildiriniz.
Eğer reçeteli yada reçetesiz herhangi bir ilacı su anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda
kullandıysanız lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.
3. ROXİMAX nasıl kullanılır?
• ROXİMAX tedavisinin ne kadar süreceğini ve hangi dozda, kaç tablet
almanız gerektiğini doktorunuz size anlatacaktır. Her zaman doktorunuzun tavsiyelerine tam olarak
uyunuz.
• ROXİMAX için tavsiye edilen doz oral yolla günde bir kez 60 mg’lık ROXİMAX
tabletidir.
• ROXİMAX tableti günün herhangi bir saatinde, aç ya da tok karnına alabilirsiniz. İlacınızı
almayı unutmamak için her gün aynı saatte almak yardımcı olacaktır.
• ROXİMAX tablet ağızdan alınır. Tabletleri bütün olarak yutun, isterseniz bir bardak su ile
birlikte alabilirsiniz.
• Doktorunuz size D vitamini ve kalsiyum almanızı da önerebilir.
Değişik yaş grupları:
ROXİMAX çocuklarda kullanılmamalıdır.
Yaşlılarda kullanımı: ROXİMAX, sadece menopoz sonrası dönemdeki kadınlarda kullanılmalıdır.
ROXİMAX ağır böbrek yetmezliği olan hastalarda kullanılmamalıdır.
Hafif ve orta derecede böbrek yetmezliğinde ROXİMAX dikkatle kullanılmalıdır.
ROXİMAX karaciğer yetmezliği olan hastalarda kullanılmamalıdır.
Kullanmanız gerekenden daha fazla ROXİMAX kullandıysanız:
Eğer kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bacak krampları ve sersemlik
görülebilir.
ROXİMAX’dan kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir eczacı veya doktor ile
görüşünüz.
ROXİMAX’ı bir doz kullanmayı unutursanız: hatırlar hatırlamaz o tableti alınız. Daha sonra normal şekilde kullanmaya
devam ediniz.
ROXİMAX ile tedavi sonlandırıldığındaki oluşabilecek etkiler
ROXİMAX’ı kullanmayı bırakmadan önce doktorunuza danışınız.
4. ROXİMAX’ın olası yan etkiler nelerdir?
Tüm ilaçlar gibi, ROXİMAX’ın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler
olabilir. ROXİMAX ile görülen yan etkilerin büyük çoğunluğu hafif yan etkilerdir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde tanımlanmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az 1’inde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Çok yaygın
• Sıcak basması (damar genişlemesinden kaynaklanan)
• Soğuk algınlığı (bulantı, kusma, karın ağrısı, hazımsızlık gibi) belirtileri
Yaygın
• Bacak kasılmaları (krampları)
• El, ayak ve bacaklarda şişme (periferik ödem)
• Safra kesesi taşı
Yaygın olmayan
• Bacaklarda kan pıhtısı oluşumu riskinde artış (derin ven trombozu)
• Akciğerlerde kan pıhtısı oluşumu riskinde artış (pulmoner emboli)
• Gözlerde kan pıhtısı oluşumu riskinde artış (retinal ven trombozu)
• Toplardamar çevresindeki deride ağrı ve kızarıklık (yüzeysel toplardamar tromboflebiti)
Çok seyrek
• Döküntü
• Bulantı, kusma, karın ağrısı ve mide rahatsızlıkları gibi sindirim sistemi rahatsızlıkları
• Kan basıncında yükselme
• Kandaki pıhtılaşma hücrelerinin (Trombosit) sayısında azalma
• Bir arterde kan pıhtısı oluşumu (örneğin felç)
• Migren ve diğer baş ağrıları
• Memelerde ağrı, büyüme, hassasiyet gibi belirtiler
Bazı nadir vakalarda, ROXİMAX kullanımı esnasında karaciğer enzimlerinde artış
görülebilmektedir.
5. ROXİMAX’ın saklanması
ROXİMAX’ı çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.
25°C altındaki oda sıcaklığında, kuru bir yerde ve orijinal ambalajında saklayınız.
İlacı dondurmayınız; aşırı sıcaktan ve güneş ışığından koruyunuz.
Ambalajın üzerinde belirtilen son kullanma tarihinden sonra ROXİMAX’ı kullanmayınız.
Eğer üründe ve/veya ambalajında bozukluklar fark ederseniz ROXİMAX’ı kullanmayınız.
Ruhsat: Sanofi İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Esentepe Mah. Büyükdere Cad.
193 Apt. No: 193/14
Şişli – İstanbul
Tel: 0 212 339 39 00
Faks: 0 212 339 11 99
Üretimi: Sanofi İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Büyükkarıştıran 39780 Lüleburgaz – Kırklareli

ROXİMAX 60 mg film tablet kısa ürün bilgisi

FARMASÖTİK FORMU: ROXİMAX, Beyaz, oval film kaplı tablet.
4.1 ROXİMAX’ın Terapötik endikasyonları
ROXİMAX;
− Postmenopozal kadınlarda osteoporozun tedavisinde,
− Osteoporozlu ve meme kanseri gelişimi için aşağıda tanımlanmış yüksek riskli
postmenopozal kadınlarda invaziv meme kanseri gelişim riskinin azaltılması amacıyla
kullanımında endikedir:
Postmenopozal kadınlarda meme kanseri gelişimi için yüksek risk taşıyan grup:
• Lobuler karsinoma in situ
• Reseptör pozitif (ER ve/veya PR pozitif) duktal karsinoma in situ
• Meme biyopsisi ile atipik duktal hiperplazili olgular
• Birinci derece akrabalarından 1 veya daha fazlasında meme kanseri varlığı
• GAIL modeline göre 5 yılda meme kanseri gelişim riski %1,66 üzerinde olan olgular
Bu özelliklerden en az birine sahiplerse 5 yıl süreyle kullanımı endikedir.
4.2 Pozoloji ve uygulama şekli
Önerilen doz, oral yolla günde bir kez 60 mg’lık ROXİMAX tabletidir.
Hastalığın doğası nedeniyle ROXİMAX, uzun süreli bir tedavi olarak planlanmaktadır.
ROXİMAX, oral yoldan kullanılır.
Günün herhangi bir saatinde, aç ya da tok karnına alınabilir.
Diyetle alımın düşük olduğu kadınlarda genel olarak kalsiyum ve D vitamini desteği
önerilmektedir.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:
ROXİMAX ağır böbrek yetmezliği olan hastalarda kullanılmamalıdır
Hafif ve orta derecede böbrek yetmezliğinde ROXİMAX dikkatle kullanılmalıdır.
ROXİMAX karaciğer yetmezliği olan hastalarda kullanılmamalıdır
ROXİMAX’ın çocuklarda kullanılması ile ilgili bir endikasyon yoktur. Bu nedenle çocuklarda
kullanılmamalıdır.
Yaşlılarda doz ayarlaması gerekmez.
4.3 Kontrendikasyonları
• Etkin madde ya da yardımcı maddelerden herhangi birine karsı aşırı duyarlılığı olanlarda,
• Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlarda (bkz. Bölüm 4.6 Gebelik ve Laktasyon),
• Derin ven trombozu, pulmoner emboli ve retinal ven trombozu dahil olmak üzere, aktif ya
da geçirilmiş venöz tromboembolik (VTE) olay öyküsü olan hastalarda,
• Kolestaz (safra akımının azalması veya tamamen durması) dahil karaciğer yetmezliği
hastalarında,
• Ağır böbrek yetmezliği olanlarda,
• Açıklanamayan uterus kanaması olan hastalarda kontrendikedir.
• Endometrium kanseri belirti ya da semptomları olan hastaların, bu hasta grubuna ait
güvenlilik verisi bulunmadığından, bu ilacı kullanmamaları gerekir.
4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
Venöz tromboembolik olay riski
Raloksifen kullanan hastalardaki venöz tromboembolik olay riski, hormon replasman tedavisi
için bildirilen riske benzer şekilde artış gösterir. Hangi etiyolojik gruptan olursa olsun venöz
tromboembolik olay riski taşıyan hastalarda risk-yarar oranı dikkate alınmalıdır.
Uzun süreli hareketsizlik
Uzun süreli hareketsizliğe yol açan bozukluk ya da hastalıklarda, raloksifen tedavisi
kesilmelidir. Raloksifen tedavisi hastalık durumunda hemen ya da uzun süreli hareketsizliğin
başlayacağı düşünülen tarihten 3 gün önce kesilmelidir. Hareketsizliğe yol açan bozukluk
iyileşmeden ve hasta tamamen hareketli hale gelmeden tedaviye yeniden başlanmamalıdır.
Koroner kalp hastalığı/Felç
Postmenopozal kadınlarda yapılan bir çalışmada koroner kalp hastalığı olanlarda ya da koroner
olaylar açısından artmış risk altında bulunanlarda, plaseboya kıyasla raloksifen miyokard
enfarktüs, akut koroner sendrom nedeniyle hospitalizasyon, toplam kardiyovasküler mortalite
ya da felç dahil genel mortalite insidansını etkilememiştir. Ancak, raloksifen alan kadınlarda
felç nedeniyle ölümde artış olmuştur. Felç mortalitesinin insidansı plasebo için yılda 1000
kadında 1,5, raloksifen için ise 1000 kadında 2,2’dir. Felç hikayesi olan veya geçici iskemik
atak ya da atriyal fibrilasyon gibi felç ile ilgili önemli risk faktörleri bulunan postmenopozal
kadınlara raloksifen reçete edilirken bu bulgu göz önünde bulundurulmalıdır.
Endometrium proliferasyonu
Endometrium proliferasyonu ile ilgili bir kanıt bulunmamaktadır. Raloksifen tedavisi sırasında
herhangi bir uterus kanamasının olması beklenmedik bir olaydır ve bir uzman tarafından tam
olarak araştırılmalıdır. Raloksifen tedavisi sırasında uterus kanaması ile ilgili en sık rastlanan
iki tanı endometrium atrofisi ve benign endometrium polipleridir. Dört yıl boyunca raloksifen
kullanan postmenopozal kadınlarda benign endometrium poliplerinin bildirimleri plaseboya
(%0,3) kıyasla % 0,9 olmuştur.
Karaciğer bozukluğu
Raloksifen esas olarak karaciğerde metabolize edilir. Sirozu ve hafif karaciğer yetersizliği olan
hastalara (Child-Pugh sınıf A) tek doz raloksifen verildiğinde, raloksifenin plazma
konsantrasyonları kontrollere göre 2,5 kat daha yüksek bulunmuştur. Bu artış ile total bilirubin
konsantrasyonları arasında korelasyon saptanmıştır. Karaciğer yetmezliği bulunan hastalardaki
güvenlilik ve etkililik daha kapsamlı olarak değerlendirilene kadar, bu hasta grubunda
raloksifen kullanımı önerilmez. Eğer değerlerde artış gözlenirse, serum total bilirubin, gama
glutamil transferaz, alkalin fosfataz, ALT ve AST tedavi süresince yakından izlenmelidir.
Hipertrigliseridemi
Sınırlı klinik veriler, oral estrojene bağlı hipertrigliseridemi (>5,6 mmol/L) öyküsü bulunan
hastalarda, raloksifen tedavisinin serum trigliserid düzeylerinde belirgin artışla bağlantılı
olabileceğini göstermektedir. Böyle bir tıbbi öyküsü olan hastalarda, raloksifen tedavisi
sırasında serum trigliserid düzeyleri izlenmelidir.
Meme kanseri
Raloksifenin meme kanseri olan hastalardaki güvenliliği yeterince araştırılmamıştır. Erken ya
da ilerlemiş meme kanserinde kullanılan ajanlar ile raloksifenin birlikte kullanımına ait veri
bulunmamaktadır. Bu nedenle, ROXİMAX osteoporozun tedavisi ve önlenmesi için sadece,
meme kanseri tedavisinin adjuvan tedaviler de dahil olmak üzere tamamlanmasından sonra
kullanılmalıdır.
Sistemik estrojenler
Raloksifenin sistemik estrojenler ile birlikte kullanımına ilişkin güvenlilik bilgisi sınırlı
olduğundan, bu şekilde kullanımı önerilmemektedir. Raloksifen, vazodilatasyonu (sıcak
basması) ya da estrojen eksikliği ile ilişkili menopoza ait diğer semptomları azaltmakta etkili
değildir.
Laktoz içeriği
ROXİMAX laktoz içerir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktaz yetmezliği ya da
glukoz-galaktoz malabsorpsiyonu problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.
4.5 Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri
Gastrointestinal sistem ilaçları
Eş zamanlı kalsiyum karbonat ya da alüminyum veya magnezyum hidroksit içeren antasit
kullanımı, raloksifenin sistemik maruziyetini etkilemez.
Oral antikoagülanlar
Raloksifen ve varfarinin eş zamanlı uygulanması bileşiklerden herhangi birinin
farmakokinetiğini değiştirmemektedir. Ancak, protrombin zamanında küçük azalmalar
gözlenmiştir ve eğer raloksifen varfarin ya da başka bir kumarin türevi ile birlikte uygulanırsa
protrombin zamanı izlenmelidir. Protrombin zamanı üzerindeki etkiler, halihazırda kumarin
antikoagülan tedavisi alan hastalarda ROXİMAX ile tedaviye başlanmasının ardından birkaç
hafta sonra da gelişebilir.
Kortikosteroidler
Raloksifen uygulaması, tek doz olarak uygulanan metilprednizolonun farmakokinetiğini
değiştirmez.
Digoksin
Raloksifen digoksinin kararlı durum EAA değerini etkilemez. Digoksinin Cmaks değeri %5’ten
az bir oranda artmıştır.
Birlikte kullanılan diğer ilaçlar
Birlikte kullanılan ilaçların raloksifen plazma konsantrasyonlarına etkisi önleme ve tedavi
çalışmalarında değerlendirilmiştir. Sık olarak beraber kullanılan ilaçlar arasında parasetamol,
asetilsalisilik asit, ibuprofen ve naproksen gibi non-steroidal antienflamatuvar ilaçlar, oral
antibiyotikler, H1 antagonistler, H2 antagonistler ve benzodiazepinler yer almaktadır. Birlikte
kullanılan ajanların raloksifenin plazma konsantrasyonları üzerinde klinik olarak bir etkisi
bulunmamıştır.
Eş zamanlı estrojen kullanımı
Klinik çalışma programında atrofik vajinal semptomların tedavisi için gerektiği takdirde vajinal
estrojen preparatlarının kullanımına izin verilmiştir. ROXİMAX kullanan hastalarda vajinal
estrojen preparatlarının kullanımında plasebo kullananlara kıyasla artış gözlenmemiştir.
Raloksifen, in vitro olarak varfarin, fenitoin ya da tamoksifenin bağlanmasıyla etkileşmemiştir.
Kolestiramin
Kolestiramin raloksifen emilimini ve enterohepatik dolaşımını belirgin ölçüde azalttığından,
raloksifen ile kolestiramin (ya da diğer anyon değiştirici reçinelerle) birlikte kullanılmamalıdır.
Ampisilin ve diğer oral antibiyotikler
Ampisilin ile birlikte uygulandığında, raloksifenin doruk plazma konsantrasyonları azalır.
Ancak, raloksifenin genel emilim ve eliminasyonu bu durumdan etkilenmediği için, raloksifen
ampisilin ile birlikte uygulanabilir.
Hormonlar
Raloksifen seks steroidine bağlanan globülin (SHBG), tiroksine bağlanan globülin (TBG) ve
kortikosteroidlere bağlanan globülin (CBG) dahil olmak üzere, hormonlara bağlanan globülin
konsantrasyonlarını orta derecede artırdığından total hormon konsantrasyonlarının artmasına
neden olur. Bu değişiklikler, serbest hormon konsantrasyonlarını etkilemez.
4.6 Gebelik ve laktasyon
Gebelik X kategorisindedir.
ROXİMAX yalnızca postmenopozal kadınlarda kullanılmalıdır.
ROXİMAX, çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar tarafından kullanılmamalıdır.
Gebelik dönemi
ROXİMAX gebelik döneminde kullanılmamalıdır. ROXİMAX gebe bir kadına uygulanması
durumunda fetal zarara neden olabilir. Gebelik sırasında yanlışlık sonucu ROXİMAX
alındığında ya da ilacın kullanımı sırasında gebe kalındığında, hasta fetus üzerindeki olası
zararlı etkiler konusunda bilgilendirilmelidir.
Laktasyon dönemi
Raloksifenin anne sütüyle atılıp atılmadığı bilinmemektedir. Bu nedenle klinik kullanımı
emziren kadınlarda önerilememektedir. ROXİMAX bebeğin gelişimini etkileyebilir.
4.7 Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler
Raloksifenin araç ya da makine kullanma yeteneği üzerinde, bilinen herhangi bir etkisi yoktur.
4.8 İstenmeyen etkiler
13.000’in üzerinde postmenopozal kadının katıldığı osteoporozun tedavisi ve önlenmesi
çalışmalarındaki tüm istenmeyen etkiler kaydedilmiştir. Bu çalışmalardaki tedavi süresi 6 ila
60 ay arasında değişmiştir. İstenmeyen reaksiyonların büyük çoğunluğu tedavinin kesilmesini
gerektirmemiştir.
Önleme popülasyonunda, ROXİMAX ile tedavi edilen 581 hastanın %10,7’sinde, plasebo
verilen 584 hastanın %11,1’inde herhangi bir istenmeyen etki nedeniyle tedaviye son
verilmiştir. Tedavi popülasyonunda ROXİMAX ile tedavi edilen 2.557 hastanın %12,8’inde,
plasebo verilen 2.576 hastanın %11,1’inde herhangi bir klinik advers deneyim nedeniyle tedavi
sonlandırılmıştır.
Osteoporoz klinik çalışmalarında raloksifen kullanımı ile ilişkili bulunan istenmeyen etkiler
aşağıdaki tabloda özetlenmiştir. Sıklık oranı su şekilde tanımlanmıştır: Çok yaygın (1/10);
Yaygın (1/100 ila <1/10); Yaygın olmayan (1/1.000 ila <1/100); Seyrek (1/10.000 ila <1/1.000);
Çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).
Vasküler hastalıklar
Çok yaygın : Vazodilatasyon (sıcak basması)
Yaygın olmayan : Derin ven trombozu, pulmoner emboli, retinal ven trombozu dahil
olmak üzere venöz tromboembolik olaylar, yüzeysel ven tromboflebiti
Kas – iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları
Yaygın : Bacak krampları
Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar
Çok yaygın : Grip sendromu
Yaygın : Periferal ödem
Plasebo kullanan hastalar ile kıyaslandığı zaman ROXİMAX kullanan hastalarda
vazodilatasyon (sıcak basması) görülmesi orta düzeyde artmıştır. (2-8 yıldır postmenopozda
olanlarda, osteoporoz önleme çalışmalarında ROXİMAX ile %24,3, plasebo ile %18,2;
ortalama 66 yas olan osteoporoz tedavi çalışmalarında ROXİMAX için %10,6, plasebo için
%7,1). Bu istenmeyen reaksiyon tedavinin ilk 6 ayında sık olarak bildirilmiş ve tekrardan
nadiren meydana gelmiştir.
Koroner kalp hastalığı saptanmış ya da koroner olay riski artmış durumdaki 10101
postmenopozal kadında yapılan bir çalışmada (RUTH), vazodilatasyonun (sıcak basması)
ortaya çıkma oranı raloksifen ile tedavi edilen hastalarda %7,8, plasebo ile tedavi edilen
hastalarda ise %4,7 olarak bulunmuştur.
Plasebo kontrollü klinik çalışmaların tümünde derin ven trombozu, pulmoner emboli, retinal
ven trombozu dahil olmak üzere venöz tromboembolik olaylar %0,8 oranında ya da 1000 hasta
yılında yaklaşık olarak 3,22 vakada görülmüştür. ROXİMAX kullanan hastalarda plaseboya
kıyasla 1,60’lık (GA 0,95, 2,71) rölatif risk gözlenmiştir.
Tromboembolik olay riski tedavinin ilk 4 ayında en yüksekti. Yüzeysel ven tromboflebiti
%1’den daha az sıklıkta görülmüştür.
RUTH çalışmasında, venöz tromboembolik olaylar raloksifen grubunda yaklaşık %2 oranında
(veya 1000 hasta-yıl başına 3,88 vaka) görülmüş, plasebo grubunda ise bu oran %1,4 (veya
1000 hasta-yıl başına 2,70 vaka) olarak saptanmıştır. RUTH çalışmasında tüm VTE olaylar için
tehlike oranı, HR = 1,44, (1,06 – 1,95) olarak saptanmıştır. Yüzeysel ven tromboflebiti
raloksifen grubunda %1 sıklıkta, plasebo grubunda ise %0,6 sıklıkta görülmüştür.
Diğer görülen istenmeyen etki bacak krampları idi (önleme grubunda raloksifen için % 5,5,
plasebo için %1,9 ve tedavi grubunda raloksifen için %9,2, plasebo için % 6,0). RUTH
çalışmasında, raloksifen grubunun %12,1’inde, plasebo ile tedavi edilen grubun ise %8,3’ünde
bacak krampları gözlenmiştir.
Grip sendromu raloksifen ile tedavi edilen hastaların %16,2’si ve plasebo ile tedavi edilen
hastaların %14,0’ı tarafından bildirilmiştir.
İstatistiksel olarak önemli olmayan (p>0,05) ancak belirgin bir doz eğilimi gösteren bir diğer
değişiklik daha görülmüştür. Bu, önleme popülasyonunda raloksifen kullananlarda %3,1,
plasebo kullananlarda ise %1,9 oranında, tedavi popülasyonunda Raloksifen kullananlarda
%7,1, plasebo kullananlarda ise %6,1 oranında oluşan periferal ödemdir.
RUTH çalışmasında, raloksifen ile tedavi edilen hastaların %14,1’inde, plasebo ile tedavi
edilen hastaların ise %11,7’sinde periferik ödem gözlenmiş; bunun istatistiksel açıdan anlamlı
olduğu saptanmıştır.
Osteoporozlu hastalarda yapılan plasebo kontrollü raloksifen klinik çalışmalarında raloksifen
tedavisi boyunca trombosit sayılarında (%6-10) hafif düşüş bildirilmiştir.
AST ve/veya ALT düzeylerinde raloksifen ile nedensellik ilişkisinin göz ardı edilemeyeceği
orta derecede yükselmelerin görüldüğü nadir sayıda vaka bildirilmiştir. Benzer düzeyde bir artış
plasebo kullanan hastalarda da bildirilmiştir.
Koroner kalp hastalığı saptanmış ya da koroner olay riski artmış durumdaki postmenopozal
kadınlarda yapılan bir çalışmada (RUTH), raloksifen ile tedavi edilen hastaların %3,3’ünde,
plasebo ile tedavi edilen hastaların ise %2,6’sında ek bir advers reaksiyon olarak safra tası
gözlenmiştir. Raloksifen grubunda gözlenen kolesistektomi oranı (%2,3) ile plasebodaki oran
(%2) arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildir.
Bazı klinik çalışmalarda ROXİMAX (n=317) sürekli kombine (n=110) hormon replasman
tedavisi (HRT) ile ya da siklik (n=205) HRT karşılaştırılmıştır. Meme ile ilgili semptomların
ve uterus kanamalarının sıklığı raloksifen ile tedavi edilen kadınlarda HRT (herhangi bir formu)
ile tedavi edilen kadınlara göre belirgin olarak daha düşüktür.
Pazarlama sonrası deneyimlerde bildirilen olaylar aşağıdaki tabloda sunulmuştur.
Kan ve lenf sistemi hastalıkları
Çok seyrek yan etkiler :Ağrı, büyüme ve hassasiyet gibi hafif meme semptomları,  Trombositopeni, Migren baş ağrısı, Döküntü, Arteriyel tromboembolik reaksiyon, Bulantı, kusma, karın ağrısı, hazımsızlık gibi gastrointestinal
rahatsızlıklar, Kan basıncında yükselme, Venöz tromboembolik reaksiyon.
seyrek yan etkiler: Periferik ödem, Venöz tromboembolik reaksiyon.
Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem
taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine
olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye
Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirilmesi gerekmektedir (www.titck.gov.tr; e-posta:
tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).
4.9 Doz aşımı ve tedavisi
Klinik çalışmalarda, 8 hafta süresince 600 mg’lık ve 3 yıl süresince de 120 mg’lık günlük dozlar
iyi tolere edilmiştir.
Bir kerede 120 mg’lık dozdan fazla kullanan yetişkin hastalarda bacak krampları ve bas
dönmesi semptomları bildirilmiştir.
2 yaş altındaki çocuklarda kazaen meydana gelen doz aşımı vakalarında, bildirilen maksimum
doz 180 mg olmuştur. Çocuklarda kazaen doz aşımı semptomları arasında ataksi, baş dönmesi,
kusma, döküntü, ishal, tremor, “flushing”(yüz ve boyun kızarması) ve alkalen fosfatazda
yükselme görülmüştür.
En yüksek aşırı doz yaklaşık 1,5 gramdır. Aşırı doz ile ilişkili ölüm vakası bildirilmemiştir.
Raloksifen hidroklorür için spesifik bir antidot yoktur.
5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER
5.1 Farmakodinamik Özellikler
Farmakoterapötik grubu ve atc kodu: Selektif Estrojen Reseptör Modülatörü (SERM)- G03XC01
Bir selektif estrojen reseptör modülatörü (SERM) olan raloksifenin, estrojene yanıt veren
dokularda selektif agonist ve antagonist aktivitesi bulunmaktadır. Kemik üzerinde ve kısmen
kolesterol metabolizması üzerinde agonist olarak etki etmektedir (total ve LDL-kolesterol
düzeyinde azalma) ancak hipotalamus, uterus ya da meme dokularında böyle bir etkisi yoktur.
Raloksifenin biyolojik etkileri estrojenin etkileri ile benzer şekilde olup, estrojen reseptörlerine
yüksek oranda afinite ile bağlanarak ve gen ekspresyonu regülasyonu şeklindedir. Bu
bağlanma, farklı dokularda estrojen tarafından regüle edilen çok sayıdaki gende farklı düzeyde
ekspresyona neden olur. Yeni veriler estrojen reseptörlerinin gen ekspresyonunu liganda,
dokuya ve/veya gene spesifik en az 2 farklı yol ile düzenlendiğini göstermektedir.
a) İskelet Etkileri
Menopozda ortaya çıkan estrojen varlığındaki azalma, kemik rezorpsiyonunda, kemik kaybı ve
kırık oluşma riskinde belirgin bir artışa yol açar. Kemik oluşumu rezorpsiyonla ortaya çıkan
kaybı karşılayacak düzeyde olmazsa, özellikle menopozdan sonraki ilk 10 yılda kemik kaybı
hızlı olur. Osteoporoz oluşumuna neden olabilen diğer risk faktörleri erken menopoz; osteopeni
(en az 1 SD düşük pik kemik kütlesi); ince vücut yapısı; beyaz ya da Asya etnik orijinli ve
ailede osteoporoz öyküsünü içermektedir. Replasman tedavileri genellikle aşırı kemik
rezorpsiyonunu tersine çevirmektedir. Osteoporoz bulunan postmenopozal kadınlarda,
raloksifen vertebra kırıklarının insidansını azaltır, kemik kütlesini korur ve kemik mineral
yoğunluğunu (BMD) artırır.
Bu risk faktörlerine dayanarak ve yaşam boyu yüksek osteoporotik kırık riski de dikkate
alınarak, omur BMD değeri normal genç popülasyondaki ortalama değere göre 1 ve 2,5 SD
arasında düşük olan kadınlarda menopozdan sonraki 10 yıl içerisinde raloksifen ile osteoporoz
önlenmesinde endikedir. Ayrıca raloksifen, osteoporoz tedavisinde, omur BMD değeri normal
genç popülasyondaki ortalama değere göre 2,5 SD düşük olan osteoporozlu ve/veya BMD’den
bağımsız olarak vertebra kırığı bulunan kadınlarda endikedir.
i) Kırık insidansı: Ortalama yaşları 66 olan ve osteoporozu ya da mevcut bir kırıkla birlikte
osteoporozu bulunan 7.705 postmenopozal kadının katıldığı bir çalışmada 3 yıl süreyle yapılan
raloksifen tedavisi vertebra kırığı insidansını sırasıyla %47 (RR 0,53, GA 0,35, 0,79; p < 0,001)
ve %31 (RR 0,69, GA 056, 086; p < 0001) azaltmıştır.
Osteoporoz bulunan 45 kadın ya da mevcut bir kırıkla birlikte osteoporoz bulunan 15 kadının
bir ya da daha fazla vertebra kırığının önlenmesi için 3 yıl raloksifen kullanması gerekmiştir.
Osteoporozu olan ya da mevcut bir kırıkla birlikte osteoporoz bulunan hastalarda 4 yıl süreyle
raloksifen tedavisi vertebra kırığı insidansını sırasıyla %46 (RR 0,54, GA 0,38, 0,75) ve %32
(RR 0,68, GA 0,56, 0,83) azaltmıştır. Sadece 4. yılda raloksifen yeni vertebra kırığı riskini %39
(RR 0,61, GA 0,43, 0,88) azaltmıştır. Vertebra dışı kırıklar üzerinde herhangi bir etki
gösterilmemiştir. 4. yıldan 8.yıla kadar tüm hastaların eş zamanlı olarak bifosfonat, kalsitonin
ve florür kullanmalarına izin verilmiştir. Bu çalışmadaki tüm hastalar ek olarak kalsiyum ve D
vitamini almışlardır. RUTH çalışmasında, genel klinik kırıklar sekonder son nokta olarak
incelenmiştir. Raloksifen, klinik vertebra kırığı insidansını plaseboya göre %35 oranında
azaltmıştır (HR 0,65, GA 0,47, 0,89). Bu bulgular BMD ve vertebra kırıkları açısından
başlangıçta mevcut olan farklılıklardan etkilenmiş olabilir. Tedavi gruplarının vertebra dışı yeni
kırık insidansları arasında herhangi bir farklılık gözlenmemiştir. Çalışma boyunca kemik
üzerinde etkili diğer ilaçların es zamanlı olarak kullanılmasına izin verilmiştir.
ii) Kemik Mineral Yoğunluğu (BMD): İki yıllık bir tedavi periyodunda uterusu olan ve olmayan
60 yaşına kadar olan postmenopozal kadınlarda günde bir kezlik raloksifenin etkililiği
kanıtlanmıştır. Kadınlar 2 ila 8 yıldır postmenopozal dönemdedir. Üç çalışma raloksifen ve
kalsiyum ya da kalsiyum eklenmiş plasebo ile tedavi edilen 1,764 postmenopozal kadını
içermiştir. Bu çalışmalardan birinde kadınlara daha önce histerektomi uygulanmıştı. Plasebo ile
karşılaştırıldığında, raloksifen kullananlarda, kalça ve omurdaki kemik yoğunluğunda ve
toplam vücut mineral kütlesinde anlamlı artışlar oluşturmuştur. Bu artış genellikle plasebo ile
karşılaştırıldığında BMD’de %2’lik bir artış şeklinde olmuştur. 7 yıl boyunca raloksifen almış
olan tedavi popülasyonunda BMD’de benzer bir artış görülmüştür. Önleme çalışmalarında,
raloksifen tedavisi sırasında BMD’de bir artış ya da azalma yasayan hastaların yüzdesi
aşağıdaki gibidir: omur için %37’de azalma ve %63’de artış; toplam kalça için %29’da azalma
ve %71’de artış.
iii) Kalsiyum kinetikleri: Raloksifen ve estrojen, kemik yeniden yapılanması ve kalsiyum
metabolizmasını benzer şekilde etkilemektedir. Raloksifen öncelikle azalan üriner kalsiyum
kayıplarına bağlı olarak kalsiyum dengesinde günde 60 mg’lık bir ortalama pozitif kayma ve
azalmış kemik rezorpsiyonuyla ilişkili olmuştur.
iv) Histomorfometri (kemik kalitesi): Raloksifen ile estrojenin karşılaştırıldığı bir çalışmada
her iki tıbbi ürün ile tedavi edilen hastalardan elde edilen kemikler histolojik olarak normal
bulunmuş, mineralizasyon defekti, ağsı kemik ya da kemik iliği fibrozu kanıtı saptanmamıştır.
Raloksifen kemik rezorpsiyonunu azaltır; kemik üzerindeki bu etki, kemik çevrimi
belirteçlerinin serum ve idrar düzeylerinde azalma, radyokalsiyum kinetiği çalışmalarına
dayanan kemik rezorpsiyonunda azalma ve BMD artısı ve kırık insidansında azalmayla ortaya
çıkar.
b) Lipid metabolizması ve kardiyovasküler risk üzerindeki etkiler
Klinik çalışmalar günde 60 mg’lık raloksifen dozunun total kolesterol (%3 ila %6) ve LDL
kolesterolü (%4 ila %10) anlamlı biçimde azalttığını göstermiştir. En büyük düşüşler en yüksek
başlangıç kolesterolü düzeyi olan kadınlarda olmuştur. HDL kolesterol ve trigliserid
konsantrasyonları anlamlı bir değişiklik göstermemiştir. Raloksifen ile 3 yıl tedaviden sonra
fibrinojen azalmıştır (%6,71). Osteoporoz tedavi çalışmasında, plasebo ile karşılaştırıldığında
anlamlı olarak daha az raloksifen ile tedavi edilen hastada hipolipidemik tedaviye başlanması
gerekli olmuştur.
8 yıllık raloksifen tedavisi, osteoporoz tedavi çalışmasına katılan hastalarda kardiyovasküler
olay riskini belirgin biçimde etkilememiştir. Benzer şekilde, RUTH çalışmasında, plasebo ile
karşılaştırma yapıldığında raloksifenin miyokard enfarktüsü, akut koroner sendrom nedeniyle
hospitalizasyon, inme ya da genel kardiyovasküler mortalite dahil olmak üzere genel mortalite
insidansını etkilemediği saptanmıştır (ölümcül inme riskindeki artış için bkz. Bölüm 4.4 Özel
kullanım uyarıları ve önlemleri).
Raloksifen tedavisi sırasında nispi venöz tromboembolik olay riski plasebo ile
karşılaştırıldığında 1,60 (GA 0,95, 2,71) olurken, estrojen ya da hormon replasman tedavisiyle
karşılaştırıldığında 1 (GA 0,3, 6,2) olmuştur. Tromboembolik olay riski tedavinin ilk dört
ayında en yüksek düzeyde olmuştur.
c) Endometrium ve pelvis tabanı üzerindeki etkiler
Klinik çalışmalarda, raloksifen postmenopozal uterus endometriumunu uyarmamıştır.
Plasebo ile karşılaştırıldığında, raloksifen, lekelenme ya da kanama veya endometriyal
hiperplazi ile ilişkili olmamıştır. Tüm doz gruplarındaki 831 kadında yaklaşık 3,000
transvajinal ultrason (TVUs) incelemesi yapılmıştır. Raloksifen ile tedavi edilen kadınlarda her
zaman plasebodan ayırt edilemeyen bir endometriyal kalınlık saptanmıştır. 3 yıl tedaviden
sonra günde 60 mg raloksifen ile tedavi edilen 211 kadının %1,9’unda transvajinal ultrasonla
değerlendirildiği üzere endometrial kalınlıkta en az 5 mm artış olurken, plasebo alan 219
kadında bu oran %1,8 olmuştur. Uterus kanaması bildirimi insidansı açısından raloksifen ve
plasebo grupları arasında fark olmamıştır.
Günde 60 mg raloksifen ile 6 ay tedaviden sonra alınan endometriyal biyopsiler tüm hastalarda
proliferatif olmayan endometriyumu ortaya koymuştur. Ayrıca, önerilen günlük raloksifen
dozunun 2,5 katıyla yapılan bir çalışmada endometriyal proliferasyon kanıtı görülmemiş, uterus
hacminde artış olmamıştır.
Osteoporoz tedavi çalışmasında, bir çalışma popülasyonu alt grubunda (1.644 hasta) 4 yıl
süreyle yıllık olarak endometriyal kalınlık değerlendirilmiştir. Raloksifen ile tedavi edilen
kadınlardaki endometriyal kalınlık ölçümleri 4 yıl tedaviden sonra başlangıçtan farklı
olmamıştır. Vajinal kanama (lekelenme) ya da vajinal akıntı insidansları açısından raloksifen
ve plasebo ile tedavi edilen kadınlar arasında fark olmamıştır. Plasebo ile tedavi edilen
kadınlara kıyasla daha az sayıda raloksifen ile tedavi edilen kadında uterus prolapsusu için
cerrahi girişim gerekli olmuştur. 3 yıllık raloksifen tedavisinin ardından elde edilen güvenlilik
bilgisi, raloksifen tedavisinin pelvis tabanı gevşemesini ve pelvis tabanı cerrahisini
arttırmadığını düşündürmektedir.
4 yıl sonra, raloksifen endometriyal ya da over kanseri riskini artırmamıştır. 4 yıl boyunca
raloksifen tedavisi alan postmenopozal kadınların %0,9’unda benign endometriyal polipler
bildirilirken, bu oran plasebo alan kadınlarda %0,3 olmuştur.
d) Meme dokusu üzerindeki etkiler
Raloksifen meme dokusunu uyarmamaktadır. Tüm plasebo kontrollü çalışmalarda raloksifen,
meme semptomlarının (şişmenin olmaması, hassasiyet ve meme ağrısı) sıklığı ve ciddiyeti
açısından plasebo ile bir fark oluşturmamıştır.
4 yıllık osteoporoz tedavi çalışması süresince (7705 hastayı kapsayan), raloksifen tedavisi
plaseboya kıyasla toplam meme kanseri riskini %62 (RR 0,38; GA 0,21, 0,69), invazif meme
kanseri riskini %71 (RR 0,29, GA 0,13, 0,58) ve estrojen reseptörü (ER) pozitif invazif meme
kanseri riskini %79 (RR 0.21, GA 0,07, 0,50) oranında azaltmıştır. Raloksifen tedavisinin ER
negatif meme kanseri riski üzerinde herhangi bir etkisi yoktur. Bu gözlemler raloksifenin meme
dokusunda gerçek bir estrojen agonist aktivitesi olmadığını desteklemektedir.
e) Kognitif fonksiyon üzerindeki etkiler
Kognitif fonksiyon üzerinde herhangi bir advers etkisi görülmemiştir.
5.2 Farmakokinetik Özellikler
Emilim:
Raloksifen oral uygulamadan sonra hızla emilir. Oral dozun yaklaşık %60’ı emilmektedir.
Yaygın presistemik glukuronid konjugasyon söz konusudur. Raloksifenin mutlak
biyoyararlanımı %2’dir. Ortalama maksimum plazma konsantrasyonuna ve biyoyararlanıma
ulaşma süresi raloksifenin ve glukuronid metabolitlerinin sistemik ara-dönüşümüne ve kendisi
ile birlikte glukuronid metabolitlerinin enterohepatik sikluslarına bağlıdır.
Dağılım:
Raloksifen vücutta geniş dağılım hacmine sahiptir ve dağılım hacmi doza bağımlı değildir.
Raloksifen (%98-99 oranında) plazma proteinlerine güçlü bir şekilde bağlanır.
Biyotransformasyon:
Raloksifen, glukuronid konjugatlarına yaygın ilk geçiş metabolizmasına uğrar: raloksifen-4’-
glukuronid, raloksifen-6-glukuronid ve raloksifen-6,4’-diglukuronid. Başka bir metabolit tespit
edilmemiştir. Raloksifen, raloksifen ve glukuronid metabolitlerinin kombine
konsantrasyonlarının %1’inden azını kapsamaktadır. Raloksifen seviyeleri, enterohepatik geri
dönüşüm ile 27,7 saatlik plazma yarılanma ömrü vererek sağlanmaktadır.
Raloksifenin tek oral dozlarının sonuçları çoklu doz farmakokinetiğini öngörmektedir.
Raloksifenin artan dozları plazma zamanı konsantrasyon eğrisinin (EAA) altında kalan alanda
orantısal artıştan hafif derecede daha az olarak sonuçlanmaktadır.
Eliminasyon:
Raloksifen dozunun ve glukuronid metabolitlerinin büyük bölümü 5 gün içerisinde esas olarak
feçes ile atılır; idrarla atılan kısım %6’dan azdır.
Doğrusallık/Doğrusal olmayan durum:
Raloksifenin tek oral dozlarının sonuçları çoklu doz farmakokinetiğini öngörmektedir.
Hastalardaki karakteristik özellikler
Böbrek Yetmezliği:
Toplam dozun %6’dan azı idrarla atılır. Bir popülasyon farmakokinetik çalışmasında, yağsız
vücut kütlesine göre ayarlanmış kreatinin klerensindeki %47’lik bir azalma raloksifen
klerensinde %17’lik, raloksifen konjugatlarının klerensinde %15’lik azalma ile sonuçlanmıştır.
Karaciğer Yetmezliği:
Siroz ve hafif derecede karaciğer yetmezliği (Child Pugh-sınıf A) bulunan hastalarda tek doz
raloksifenin farmakokinetik özellikleri, sağlıklı bireylerdeki değerler ile karşılaştırılmıştır.
Plazma raloksifen konsantrasyonları kontrollere göre yaklaşık 2,5 kat daha yüksek bulunmuş
ve bilirubin konsantrasyonlarıyla korelasyon göstermiştir.
5.3 Klinik Öncesi Güvenlilik Verileri
Sıçanlarda gerçekleştirilen 2 yıl süreli bir karsinojenik etki çalışmasında, yüksek doz (279
mg/kg/gün) raloksifen verilen dişi sıçanların overlerindeki granüloza/teka hücre tümörlerinde
artış saptanmıştır. Bu grupta, raloksifenin sistemik EAA’sı postmenopozal kadınlara verilen 60
mg dozun yaklaşık olarak 400 katıydı. Farelerde gerçekleştirilen 21 ay süreli bir çalışmada, 41-
210 mg/kg/gün raloksifen verilen erkek farelerdeki testiküler interstisiyel hücre tümörlerinde
ve prostatik adenom ve adenokarsinolarında artış saptanmıştır; ayrıca 210 mg/kg/gün raloksifen
verilen erkek farelerde prostatik leiomyoblastom insidansı artmıştır. 9-242 mg/kg/gün
raloksifen (insanlardaki EAA’nın 0,3-32 katı) verilen dişi farelerde benign ve malign
granüloza/teka hücreli tümörler ve epitel kökenli benign tümörler dahil, over tümörlerinde artış
gözlenmiştir. Bu çalışmalarda, overleri çalışır durumda bulunan ve hormon uyarısına yüksek
yanıt veren dişi kemirgenler üreme siklusu boyunca tedavi edilmiştir. Bu kemirgen modelinde
yüksek yanıt veren overlerin tersine, menopoz sonrasındaki insanların overleri reprodüktif
hormonal stimülasyona rölatif olarak yanıtsız kalmaktadır.
Raloksifen, yapılan geniş kapsamlı pek çok testte genotoksik etkide bulunmamıştır.
Hayvanlarda gerçekleştirilen çalışmalarda gözlenen reprodüktif ve gelişim etkileri, raloksifenin
bilinen farmakolojik profiliyle uyumludur. 0,1-10 mg/kg/gün dozlarında dişi sıçanlarda tedavi
boyunca raloksifen, estrojen sikluslarını bozmuştur ancak tedavinin sonlanmasından sonra fertil
çiftleşmeyi geciktirmemiştir, marjinal olarak yavruların boyutları küçülmüş, gestasyon biraz
uzamış ve neonatal gelişim sürecindeki olayların zamanlamasında küçük değişiklikler
kaydedilmiştir. İmplantasyon dönemi öncesinde raloksifen verildiğinde embriyo
implantasyonu bozulmuş ve gecikmiş, buna bağlı olarak gestasyon süresi uzamış ve yavru
boyutları küçülmüştür, ancak sütten kesilmeye kadar olan dönemde yavru gelişiminde herhangi
bir bozukluk saptanmamıştır. Teratoloji çalışmaları tavşanlarda ve farelerde
gerçekleştirilmiştir. Tavşanlarda düşük yapma ve düşük oranda ventriküler septal bozukluklar
(0,1 mg/kg) ve hidrosefali (10 mg/kg) görülmüştür. Sıçanlarda fetal gelişmenin gecikmesi,
çıkık kaburga ve böbrek kavitasyonu oluşmuştur (1 mg/kg).
Raloksifen sıçan uterusunda güçlü antiestrojenik etkide bulunmuş ve sıçanlarda ve farelerde
estrojene bağlı meme tümörlerinin büyümesini önlemiştir.
6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER
6.1 Yardımcı maddelerin listesi
Laktoz anhidrus (inek sütü kaynaklı),
Laktoz monohidrat (sığır sütü kaynaklı),
Krospovidon,
Povidon K-30,
Polisorbat 80,
Magnezyum stearat,
Opadry YS-IR-7003 Beyaz (Hipromelloz, titanyum dioksit (E 171), Makrogol 400, Polisorbat
80),
Karnauba mumu
6.2 Geçimsizlikler
ROXİMAX 60 mg film tabletin herhangi bir ilaç ya da madde ile geçimsizliği olduğuna dair
bir kanıt bulunmamaktadır.
6.3 ROXİMAX’ın raf ömrü: 24 aydır.
6.4 ROXİMAX’ı saklamaya yönelik özel tedbirler
ROXİMAX’ı dondurmayınız; aşırı sıcaktan ve güneş ışığından koruyunuz. 25°C altındaki oda sıcaklığında, kuru bir yerde ve orijinal ambalajında saklayınız.
6.5 Ambalajın niteliği ve içeriği
ROXİMAX, PVC/PVDC/Al blister ambalajlar 28 adet film kaplı tablet içerir.

ROXİMAX da dahil olmak üzere hekimle görüşmeden rastgele ilaç almaktan sakınınız. Hekiminiz ROXİMAX’ı nasıl reçete ettiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Yanlış kullanım ve talimat dışı uygulamalar hastalığın seyrini olumsuz yönde  etkiler. Tedavi sürecinde lütfen hekiminizin direktiflerine uyunuz. ROXİMAX  ilaç ile tedaviniz yalnızca hekiminizin  kararıyla değiştirilmeli veya son verilmelidir.
ROXİMAX’ı size verilen dozlardan daha fazla kullanmanız ya da ilacı bırakmanız gerektiği söylendiği halde ısrarla ilaca devam etmeyi uzattığınız takdirde hastalığınızda  bir iyileşme sağlanmaz, aksine sağlığınız üzerinde ciddi zararları olur.

Yorum Yap