NATRIXAM 1,5 mg / 10 mg değiştirilmiş salımlı tablet

Endikasyon Bilgisi:

NATRİXAM 1,5 mg / 10 mg değiştirilmiş salımlı tablet’in etken maddesi indapamid (1,5 mg) ve amlodipin (10 mg)’dir. Bu maddelerden İndapamid diüretik bir maddedir ve böbrekler tarafından oluşturulan idrar miktarını artırır. Ancak indapamid diğer diüretiklerden farklıdır çünkü böbreklerde oluşan idrar miktarını çok az artırmaktadır. Diğer madde Amlodipin bir kalsiyum kanal blokörüdür (dihidropiridinler adı verilen ilaç sınıfındandır). Kan damarlarını gevşeterek, kanın rahat bir şekilde geçişini sağlamaktadır. NATRİXAM’ın içinde bulunan her bir etken madde kan basıncını düşürücü özelliğe sahiptir. NATRİXAM değiştirilmiş salımlı tablet, halihazırda ayrı tabletlerle indapamid ve amlodipini aynı dozlarda kullanarak benzer etkiyi alan yüksek kan basıncı (hipertansiyon) hastalarının tedavisi için reçetelendirilir.

 

NATRİXAM 1,5 mg / 10 mg değiştirilmiş salımlı tablet Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

  1. NATRİXAM, yuvarlak şekilli, film kaplı, çift katmanlı, 9 mm çapında değiştirilmiş salımlı tabletlerdir. 30 tabletlik blister ambalajlarda sunulmuştur.
  2. Eğer, indapamid veya diğer sülfonamidlere (yüksek tansiyon ilaçları), amlodipine veya diğer kalsiyum kanal blokörlerine (yüksek tansiyon ilaçları) veya NATRİXAM’ın içindeki diğer bileşenlerden birine karşı bir alerjiniz (duyarlılık) var ise; kullanmayınız.
  3. NATRİXAM buzağı kaynaklı laktoz monohidrat yardımcı maddesini içermektedir. NATRİXAM ‘ı kullanmayı hekiminize danışmadan kesmeyiniz.
  4. Böbreklerinizde veya karaciğerinizde ağır yetmezlik var ise ya da ensefalopati hastalığı, kanda düşük potasyum düzeyleri, hipotansiyon (çok düşük kan basıncı), kalbin vücuda yeterli miktarda kanı pompalayamaması (kardiyojenik şok), aortik stenoz (kalbe bağlı ana damarlarda daralma) ya da emzirme durumlarından birisi var ise; NATRİXAM kullanmamalısınız.
  5. Böbrek veya karaciğerinizde bir problem ya da kalbinizde herhangi rahatsızlığınız var ise ya da diyabet,  gut hastalığı, aşırı artmış kan basıncı, ışık duyarlılığı, beslenme yetersizliği,  başka ilaçlarla tedavi görüyor olmak, Paratiroit testi yapılacak olması, kalp krizi öyküsü durumlarından herhangi birisi var ise; NATRİXAM  dikkatli kullanılmalıdır.
  6. Hekiminiz düşük potasyum, sodyum veya yüksek kalsiyum düzeyleri için tahliller yapılmasını öngörebilir.
  7. NATRİXAM’da doping testlerinde görülen aktif madde (indapamid)bulunmaktadır. Atletler ve sporcuların NATRİXAM kullanırken dikkatli olması tavsiye edilir.
  8. Bu ilacı kullanırken greyfurt ve greyfurt suyu almayınız. greyfurt NATRİXAM’ın etken maddesi amlodipinin kandaki düzeylerini yükseltebilir. Bu da ilacınızın kan basıncını düşürücü etkisinde öngörülemez artışa yol açabilir.
  9. Hamileyseniz veya hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız NATRİXAM’ı hekiminize danışmadan kullanmayınız.  NATRİXAM, hamilelik döneminde önerilmemektedir. Hamilelik dönemindeyseniz veya hamile kalmayı planlıyor iseniz; hiç vakit kaybetmeden
    alternatif bir tedaviye geçmelisiniz.
  10. Sütle bebeğe geçebileceğinden emziren anneler NATRİXAM almamalıdırlar. Emzirme döneminde hekime danışmadan kullanmayınız.
  11. NATRİXAM araç ve makine kullanım becerinizi etkileyebilir. Eğer NATRİXAM alımına bağlı bulantı, baş dönmesi, yorgunluk veya baş ağrısı gelişirse, makine veya araç kullanmayın ve acilen hekiminizi durumdan haberdar ediniz.
  12. NATRİXAM, dantrolen veya lityum ile beraber kullanılmamalıdır.
  13. Aşağıdaki ilaçlardan herhangi biriyle taedavi görüyorsanız NATRİXAM’a başlamadan önce hekiminize mutlaka bildirmelisiniz.  Bepridil ( anjina pektoris-göğüs ağrısı hastalığında kullanılır), yüksek tansiyon ilaçları, kalp ritmini düzenleyici ilaçlar (sotalol, ibutilid, dofetilid, kinidin, hidrokinidin, dizopiramid, amiodaron), İyot içeren kontrast madde (X-ışınları ile yapılan testler); Halofantrin (sıtma ilacı-antiparazit), uyarıcı (stimülan) laksatifler; Metformin (şeker ilacı); Simvastatin (kolesterol düşürücü ), Sarı kantaron; kalsiyum içeren tabletler; Mizolastin (alerjik rinit ilacı);  Baklofen (kaslarda istemsiz kasılmaları giderici); Tetrakozaktid (Crohn tedavisinde kullanılır); steroid yapıda olmayan antiinflamatuvar ilaçlar (ibuprofen, aspirin gibi ağrı kesiciler);bazı pnömoni tiplerinin tedavisinde kullanılan Pentamidin; kalp ilacı diltiazem, verapamil; nakledilmiş organın reddedilmesini önlemek için kullanılan everolimus, sirolimus, temsirolimus ve mTor inhibitörleri olarak isimlendirilen sınıfa ait diğer ilaçlar; gastro-intestinal bozukluklarda kullanılan difemanil ve sisaprid; yüksek kan basıncı ve kalp yetmezliğinde kullanılan Anjiyotensin dönüştürücü enzim ihibitörleri; trisiklik antidepresanlar, nöroleptikler, antipsikotikler gibi depresyon, anksiyete ve şizofreni gibi zihinsel hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar; siklosporin ve takrolimus gibi otoimmün bozuklukların tedavisinde veya organ nakli ameliyatlarından sonra kullanılan
    immünosüpresanlar (vücudun savunma mekanizmasını azaltan ilaçlar); Rifampisin, eritromisin, klaritromisin, Sparfloksasin, moksifloksasin ve enjeksiyon yoluyla eritromisin (antibiyotik);  antifungal ilaçlar ketokonazol, itrakanazol, amfoterisin B (enjeksiyon yoluyla kullanılan); spironolakton, amilorid ve triamteren ( Potasyum tutucu diüretikler );  gut ilacı Allopurinol; HIV tedavisinde kullanılan Ritonavir, indinavir ve nelfinavir;  kalp sorunlarının tedavisinde kullanılan Dijitalis preparatları;  yaşlılarda, hafıza kaybı dahil semptomatik kognitif bozuklukların tedavisinde kullanılan vinkamin (enjeksiyon yoluyla); ağır astım veya romatoid artritte kullanılan oral yoldan alınan kortikosteroidler.
  14. Çocuklar ve ergenlere NATRİXAM verilmemelidir.
  15. Hekiminize danışmadan NATRİXAM kullanımını sonlandırmayınız. Tedaviyi yarım bırakmanız halinde hastalık belirtileriniz tekrar
    ortaya çıkabilir.
  16. NATRİXAM, 30ºC altındaki oda sıcaklığında muhafaza edilmelidir. Çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.

 

NATRİXAM 1,5 mg / 10 mg değiştirilmiş salımlı tablet’in Kullanım Şekli :

  1. NATRİXAM da dahil olmak üzere hekimle görüşmeden rastgele ilaç almaktan sakınınız. Hekiminiz bu ilacı nasıl reçete ettiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Tedavi süresince lütfen hekiminizin direktiflerine uyunuz. NATRİXAM ile tedaviniz hekiminizin  kararıyla değiştirilmeli veya son verilmelidir.
  2. İlacınızın her dozunu yeterli miktarda suyla beraber içiniz. NATRİXAM, günde 1 defa 1 tablet (sabah aç karına) kullanılır.

 

İlacın Olası Yan Etkileri :

  1. Karın ağrısı , nefes almada zorluk, kurdeşen, yüzde , dudaklarda , dilde ve boğazda şişlik gibi bir durumda hekiminizi bilgilendiriniz.
  2. Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
    Çok yaygın : 10 hastanın en az 1 inde görülebilir.
    Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
    Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1000 hastanın birinden fazla görülebilir.
    Seyrek : 1000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
    Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
    Bilinmiyor : eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
  3. NATRİXAM’ın en yaygın görülebilecek yan etkisi sıvı birikimidir (ödem).
  4. NATRİXAM’ın yaygın yan etkileri: Nefes darlığı, kalp çarpıntısı, mide bulantısı (hasta hissetme), hazımsızlık, ishal veya kabızlık, ciltte döküntü, kızarıklık, ayak bileklerinde şişlik, kanda potasyum düzeyinde düşme, kas güçsüzlüğü, kaslarda spazm ve yorgun hissetme, uykululuk, baş dönmesi, baş ağrısı (tedavinin başlangıcında), çift görme, görme zayıflığı.
  5. NATRİXAM’ın yaygın olmayan yan etkileri: sık sık idrara çıkma, idrar çıkarma bozukluğu, geceleri idrara çıkma ihtiyacının artması, sırt ağrısı, kas ve eklem ağrıları, kilo kaybı veya kilo alma, erkek hastalarda meme  büyümesi ve ereksiyon olamama. Eğer, bu yan etkilerden biri kötüleşirse acilen hekiminizi bilgilendiriniz.
  6. Baş dönmesi ve zihin karışıklığı (Konfüzyon) NATRİXAM’ın seyrek yan etkileridir.
  7. NATRİXAM’ın çok seyrek görülebilecek yan etkileri :Kan hücrelerinde değişiklikler, örneğin trombositopeni (trombosit sayısının azalması, kolay morarmalara ve burun kanamasına yol açabilir), lökopeni (beyaz kan hücrelerinde azalma, sebebi açıklanamayan ateş, boğaz ağrısı ya da diğer gribal semptomlar, eğer bunlar görülürse hekiminizle irtibata geçiniz) ve anemi, yüksek kan şekerinde yükselme, kanda yüksek kalsiyum düzeyleri, deri döküntüleri ile birlikte görülen kan damarlarında iltihaplanma, gastrit, diş etlerinde şişlik, sinirlerde rahatsızlık sonucu güçsüzlük, karıncalanma ve uyuşukluk, kaslarda gerginlik, böbrek hastalığı, ışık hassasiyeti, karaciğer işlevlerinde anormallik, karaciğer iltihabı, sarılık. Bunlar
  8. Bilinmiyor:
     Laboratuvar parametrelerinde (kan testleri) değişmeler görülebilir. Bu durumda doktorunuz
    kan testleri yapılmasını isteyebilir. Aşağıda belirtilen laboratuvar parametrelerinde değişiklik
    görülebilir:
    • Kanda sodyum tuzu seviyesinin düşmesi – su kaybı ve düşük kan basıncına sebep
    olabilir,
    • Ürik asitte yükselme – gut hastalığına (eklemlerde ağrı – özellikle ayaklarda) sebep
    olabilir veya gut hastalığınız varsa bu durum kötüleşebilir,
    • Diyabeti olan hastaların kan şekerinde yükselme.
     Anormal EKG sonuçları,
     Uzağı görememe (miyopluk),
     Bulanık görüş,
     Titreme, katılık, ifadesiz (maske benzeri) yüz, yavaş hareket etme ve sürüklenerek dengesiz yürüme,
    Sistemik lupus eritematozus (nedeni bilinmeyen, değişik bulgularla ortaya çıkan iltihaplı cilt hastalığı) hastalığınız varsa kötüleşebilir.
  9. Eğer, yukarıdaki yan etkilerden biri kötüleşirse acilen hekiminizi bilgilendiriniz.

 

İlaç Etken maddesi: indapamid, amlodipin
İlaç Marka İsmi: NATRIXAM 1,5 mg / 10 mg değiştirilmiş salımlı tablet
İlaç ruhsat sahibi: LES LABORATOIRES SERVIER – FRANSA lisansı ile,
Servier İlaç ve Araştırma A.Şti.
Adres: Beybi Giz Kule, Meydan Sok. No. 1 Kat: 22, 23 Maslak, İstanbul.
Tel: 0212 329 14 00-Faks: 0212 290 20 30
NATRIXAM sırasıyla; Kalp Damar Sistemi, Kalsiyum Kanal Blokerleri ve Diüretikler, indapamid + amlodipin olarak sınıflandırılmış şekilde,  C08GA02 ATC koduyla İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundaki ruhsatlı ilaçlar arasında yer alır. Eczaneden normal reçeteyle alabileceğiniz NATRIXAM değiştirilmiş salımlı tablet’in üretimini : Les Laboratoires Servier Industrie 905, Route de Saran, 45520 Gidy, Fransa yapar, ruhsatı da Servier İlaç ve Araştırma A.Şti.’ne aittir. NATRIXAM 1,5 mg / 10 mg kullanma talimatı (ilaç prospektüsü) ve NATRIXAM ‘a ait kısa bilgi (ne ilacıdır; ilaca başlamadan önce bilinmesi gerekenler; kullanımının emziren veya hamile olanlarda uygun olup olmadığı;  ilaç etkileşimi, kontrendikeleri; saklama koşulları; uygulama biçimi; dozaj bilgileri; istenmeyen (yan) etkilerde yapılacaklar ve tavsiyeler)

NATRIXAM 1,5 mg / 10 mg kullanma talimatı (ilaç prospektüsü)

NATRIXAM 1,5 mg-10 mg kullanma talimatı (ilaç prospektüsü)

NATRIXAM 1,5 mg / 10 mg kısa ürün bilgisi

Formülü: İndapamid 1,5 mg, Amlodipin 10 mg (13,87 mg amlodipin bezilata eşdeğer).
Diğer bileşenler: Çekirdek: Hipromelloz (E464), Laktoz monohidrat (buzağı kaynaklı), Kalsiyum hidrojen fosfat dihidrat, Magnezyum stearat (E572), Kroskarmelloz sodyum (E468), Povidon (E1201), Prejelatinize mısır nişastası. Selüloz mikrokristalin (E460) ve Kolloidal anhidrik silis.
Film-kaplama:Makrogol 6000, Titanyum dioksit (E-171). Gliserol (E422), Magnezyum stearat (E572) ve Hipromelloz (E464).

3.FARMASÖTİK FORM: Değiştirilmiş salımlı tablet.
4. KLİNİK ÖZELLİKLER
4.1 Terapötik endikasyonlar
NATRİXAM, daha önce aynı dozlarda indapamid ve amlodipin ile aynı zamanda tedavi edilen
hastalarda esansiyel hipertansiyonun ikame tedavisinde endikedir.
4.2 Pozoloji ve uygulama şekli
Pozoloji/Uygulama sıklığı ve süresi:
Günde tek doz, bir adet NATRİXAM tablettir.
Sabit doz kombinasyonu başlangıç tedavisi için uygun değildir.
Pozoloji değişikliği gerektiği durumlarda titrasyon bileşenlere göre ayrı ayrı yapılmalıdır.
Tercihen sabahları aç karnına olmak üzere su ile birlikte çiğnenmeden yutulur.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:
Böbrek yetmezliği:
Şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klirensi <30 ml/dk) kontrendikedir (bkz. bölüm
4.3 ve 4.4).
Hafif ila orta derece böbrek yetmezliği olan hastalarda doz ayarlamasına gerek yoktur.
Karaciğer yetmezliği:
Şiddetli karaciğer yetmezliği olan hastalarda tedavi kontrendikedir.
Hafif ila orta derece karaciğer yetmezliği olan hastalarda amlodipin dozaj önerileri belirtilmemesi
nedeniyle doz seçimi dikkatli yapılmalı ve en düşük doz seviyesinden başlanmalıdır (bkz. Bölüm 4.4
ve 5.2).
Pediyatrik popülasyon:
NATRIXAM’ın çocuklar ve adolesanlar üzerinde etkililiği ve güvenliliği belirlenmemiştir.
Veri mevcut değildir.
Geriyatrik popülasyon:
Yaşlı hastalar renal fonksiyon durumuna göre NATRIXAM ile tedavi edilebilir (bkz. bölüm 4.4 ve
bölüm 5.2).
4.3 NATRIXAM’ın Kontrendikasyonları
 Etkin maddelere, diğer sülfonamidlere, dihidropiridin türevlerine, veya bölüm 6.1’de
listelenmiş olan yardımcı maddelere karşı aşırı duyarlılık,
 Şiddetli böbrek yetmezliği (kreatinin klirensi <30 ml/dk),
 Karaciğer ensefalopatisi ya da şiddetli karaciğer fonksiyon bozukluğu,
 Hipokalemi,
 Laktasyon,
 Şiddetli hipotansiyon,
 Kardiyojenik şok dahil olmak üzere şok,
 Sol ventrikül çıkış yolunda obstrüksiyon (örn. ileri derece aort stenozu),
 Akut miyokart enfarktüsü sonrası hemodinamik olarak stabil olmayan kalp yetmezliği
4.4 NATRIXAM için özel kullanım uyarıları ve önlemleri
Özel uyarılar:
– Hepatik ensefalopati:
Karaciğer fonksiyon bozukluğu bulunan, özellikle elektrolit dengesizliği olan hastalarda, tiazid
diüretikler ve tiazid benzeri diüretikler karaciğer ensefalopatisine yol açabilir. NATRİXAM,
indapamid içerdiği için bu hastalarda diüretik uygulaması derhal kesilmelidir.
– Fotosensitivite:
Tiazid ve tiazid benzeri diüretiklerin kullanımına ilişkin fotosensitivite reaksiyonları bildirilmiştir
(bkz. bölüm 4.8). Tedavi sırasında fotosensitivite reaksiyonu görüldüğü takdirde tedavinin kesilmesi
tavsiye edilir. Eğer tekrar diüretik kullanımı gerekli görülürse, maruz kalan bölgelerin güneş veya
yapay UVA ışınlardan korunması önerilmektedir.
Kullanım tedbirleri:
– Hipertansif kriz:
Hipertansif krizde amlodipinin güvenlilik ve etkililiği bilinmemektedir.
Su ve elektrolit dengesi:
– Plazma sodyum:
Tedaviye başlamadan önce ve daha sonra belirli aralıklarla ölçülmelidir. Kanda sodyum seviyesindeki
düşüş asemptomatik olabilir ve bundan ötürü özellikle yaşlı, sirozlu hastalarda daha sık muntazam
kontrol gerektirmektedir. (Bkz: Bölüm 4.8 ve 4.9).
Herhangi bir diüretik tedavisi bazen çok ciddi sonuçlara sebebiyet veren hiponatremiye neden olabilir.
Hipovoleminin eşlik ettiği hiponatremi dehidratasyon veya ortostatik hipotansiyondan sorumlu
olabilir. Eş zamanlı klorür iyonu kaybı sekonder kompensatuar metabolik alkaloza neden olabilir: bu
etkinin insidansı ve derecesi hafiftir.
– Plazma potasyum:
Hipokalemiye bağlı olan potasyum kaybı tiyazid ve benzeri olan diüretiklerin en büyük riskidir.
Hipokaleminin başlama riski (<3,4 mmol/l) belli yüksek risk popülasyonunda önlenmelidir; (yaşlı,
kötü beslenmiş veya çoklu ilaç tedavisi gören ödemli ve asidozu olan sirozlu hastalar, koroner arter
hastalığı ve kalp yetmezliği olan hastalarda). Bu durumda, hipokalemi dijitalis preparatlarının
kardiyak toksisitesini ve aritmi riskini arttırır.
Uzun QT aralığı olan hastalar, kaynağı ister konjenital, ister iyatrojenik olsun, risk altındadırlar.
Hipokalemi, bradikardide de olduğu gibi, ileri derece ritm bozukluklarını, özellikle fatal bir durum
olabilen “torsades de pointes”i ortaya çıkaran bir faktör olabilir.
Yukarıda belirtilen tüm durumlarda daha sık plazma potasyum ölçümü gerekir. Plazma potasyumunun
ilk ölçümü tedavinin başlangıcını takip eden ilk hafta içinde olmalıdır. Hipokalemi saptandığında
düzeltilmelidir.
– Plazma kalsiyum:
Tiyazid ve benzeri diüretikler, üriner sistemden kalsiyum atılımının azalmasına sebebiyet verebilir ve
kandaki kalsiyum değerlerinde az ve geçici artış görülebilir. Daha önceden belirlenememiş
hiperparatiroidizme bağlı aşikar hiperkalsemi olabilir.
Tedavi, paratiroid fonksiyonunun araştırılmasından önce sona erdirilmelidir.
– Kan glukozu:
Diyabetiklerde ve özellikle de hipokalemi durumlarında, indapamid içerdiği için kanda glukoz
seviyesinin ölçümü önemlidir.
– Kalp yetmezliği:
Kalp yetmezliği olan hastalar çok dikkatli tedavi edilmelidir. Şiddetli kalp yetmezliği olan hastalar
(NYHA sınıf III ve IV) üzerinde yapılan uzun dönem plasebo kontrollü amlodipin çalışmasında,
amlodipin grubunda pulmoner ödem insidansı plaseboya kıyasla daha yüksektir. Amlodipin gibi
kalsiyum kanal blokerleri, kardiyovasküler olay riskini ve mortaliteyi arttırabileceğinden dolayı,
konjestif kalp yetmezliği hastalarında dikkatli bir biçimde kullanılmalıdır.
– Renal fonksiyon:
Tiazid ve benzeri diüretikler, sadece böbrek fonksiyonlarının normal olduğu veya minimal düzeyde
bozulduğu durumlarda tamamen etkilidirler (erişkin biri için kreatinin düzeyleri < yaklaşık 25
mg/l’den düşük, yani <220 μmol/l olduğu durumlarda). Yaşlı hastalarda, plazma kreatinin değerleri
hastanın yaş, ağırlık ve cinsiyetine göre ayarlanmalıdır.
Tedavinin başlangıcında, diüretiğin meydana getirdiği su ve tuz kaybından kaynaklanan hipovolemi,
sekonder olarak glomerül filtrasyonunda azalmaya yol açar. Bu da kan üre ve kreatinin düzeylerinde
artışa yol açabilir. Bu fonksiyonel böbrek yetmezliği geçicidir ve böbrek fonksiyonu normal olan
hastalarda herhangi bir önemi yoktur. Bununla beraber, önceden var olan böbrek yetmezliğini
kötüleştirebilir.
Amlodipin renal yetmezlik hastalarında normal dozlarda kullanılabilir. Amlodipin plazma
konsantrasyonlarındaki değişiklikler, böbrek yetmezliğinin derecesi ile korelasyon göstermez.
Amlodipin diyaliz edilemez.
NATRİXAM kombinasyonunun etkisi renal disfonksiyon durumunda test edilmemiştir. Böbrek
yetmezliğinde NATRİXAM dozları her bileşenin ayrı dozunu referans almalıdır.
– Ürik asit:
İndapamid içerdiği için ürik asit düzeyi yükselmiş olan hastalarda gut gelişme eğilimi artmış olabilir.
– Karaciğer yetmezliği:
Karaciğer fonksiyonları bozulmuş hastalarda amlodipinin yarı-ömrü uzamaktadır ve EAA (eğrinin
altındaki alan) değerleri daha yüksektir. Bu hastalarda dozaj önerileri oluşturulmamıştır. Dolayısıyla
amlodipin dozaj aralığının en düşük dozuyla başlanmalıdır ve tedavinin başlangıcında ve doz arttırımı
sırasında dikkatli bir biçimde kullanılmalıdır.
Hepatik disfonksiyon durumunda NATRİXAM kombinasyonunun etkisi test edilmemiştir. İndapamid
ve amlodipinin etkisi göz önüne alınarak, şiddetli karaciğer yetmezliği olan hastalarda NATRİXAM
kontrendikedir. Hafif ila orta dereceli karaciğer yetmezliği olanlarda dikkatli olunmalıdır.
– Yaşlılarda:
Yaşlı hastalar renal fonksiyonlarına göre NATRİXAM ile tedavi edilebilir (bkz. 4.2 ve 5.2).
– Sporcularda:
Bu ilacın aktif maddesi (indapamid) antidoping testleri sırasında pozitif reaksiyon verebilir.
Sporcularda dikkatli olunması gerekir.
NATRİXAM; 104,5 mg laktoz monohidrat içermektedir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp
laktaz yetmezliği veya glukoz-galaktoz malabsorbsiyon problemleri olan hastaların bu ilacı
kullanmamaları gerekir.
4.5-NATRİXAM’ın diğer tıbbi ürünler ile etkileşimleri ve diğer etkileşim şekilleri
İndapamid ile ilişkili:
Kullanımı tavsiye edilmeyen kombinasyonlar:
– Lityum:
Tuzsuz diyette olduğu gibi, doz aşımı belirtileri göstererek kanda lityum konsantrasyonu artar
(lityumun idrarla atılımı azalır). Buna rağmen, diüretik kullanımı tavsiye ediliyorsa, kanda lityum
düzeyi ölçülmeli ve doz buna göre ayarlanmalıdır.
Kullanımında önlem alınması gereken kombinasyonlar:
– Torsades de Pointes’e neden olan ilaçlar:
•Sınıf Ia antiaritmikler (kinidin, hidrokinidin, disopiramid)
•Sınıf III antiaritmikler (amiodaron, sotalol, dofetilid, ibutilid)
•Bazı antipsikotikler: Fenotiazinler (klorpromazin, siyamemazin, levomepromazin, tioridazin,
trifluoperazin),
•Benzamidler (amisülprid, sülpirid, sültoprid, tiaprid),
•Butirofenonlar (droperidol, haloperidol),
•Diğer: bepridil, sisaprid, difemanil, eritromisin IV, halofantrin, mizolastin, pentamidin,
sparfloksasin, moksifloksasin, vinkamin IV.
Ventriküler aritmi riskinin artması, özellikle torsades de pointes (hipokalemi bir risk faktörüdür).
Kombinasyona başlamadan önce hipokalemi gerekirse izlenip düzeltilmelidir. Klinik bulgular,
plazma elektrolitleri ve EKG izlenmelidir.
Hipokalemi durumunda, torsades de pointes dezavantajını taşımayan maddeler kullanılmalıdır.
– NSAİİ’ler (sistemik yoldan), selektif COX-2 inhibitörleri ve yüksek doz asetilsalisilik asit
(≥3g/gün):
İndapamidin antihipertansif etkisinin olası azalışı.
Dehidrate olan hastalarda (azalmış glomerüler filtrasyon) akut renal yetmezlik görülür.
Hasta hidrate edilir ve tedavinin başında renal fonksiyon kontrol edilir.
– Anjiotensin dönüştürücü enzim (ADE) inhibitörleri:
Daha önceden tuz (sodyum) eksikliği olan (renal arter stenozlu) hastalarda, anjiyotensin dönüştürücü
enzim inhibitörleri ile tedavi başlandığında, ani hipotansiyon veya akut renal yetersizlik riski olur.
Esansiyel hipertansiyonda, daha önceki diüretik tedavisi sodyum eksikliğine sebep olmuş ise;
– ya ADE inhibitörü ile tedaviye başlamadan 3 gün önce diüretik kesilir ve gerekirse hipokalemik
diüretik’e tekrar başlanır,
– ya da ADE inhibitörü başlangıçta küçük dozda verilir ve sonra yavaş yavaş arttırılır.
Konjestif kalp yetmezliğinde, mümkünse hipokalemik diüretiğin dozunda azaltma yaparak, çok
düşük dozda ADE inhibitörü ile başlayınız.
Bütün durumlarda, ADE inhibitörü ile tedavinin ilk haftalarında renal fonksiyon (plazma kreatinin)
izlenmelidir.
– Hipokalemiye neden olan diğer hipokalemik maddeler: amfoterisin B (IV), gluko ve
mineralakortikoidler ( sistemik yoldan), tetrakosaktid, stimülan laksatifler:
Hipokalemi riski artar (sinerjik etki).
Plazma potasyum düzeyi izlenmeli ve gerekirse düzeltilmelidir. Dijitalis tedavisi ile birlikte
uygulandığında özellikle akılda tutulmalıdır. Non-stimülan laksatifler kullanınız.
– Dijitalis preperatları:
Hipokalemi, dijitallerin toksik etkilerine zemin hazırlar.
Kanda potasyum ölçümü ve EKG gerekir. Gerekirse tedavi tekrar gözden geçirilir.
– Baklofen:
Antihipertansif etkiyi arttırır.
Hasta hidrate edilmelidir. Tedavi başlangıcında renal fonksiyon izlenmelidir.
– Allopurinol:
İndapamid ile birlikte kullanımı allopurinola karşı hipersensitivite reaksiyonlarının görülme sıklığını
artırabilir.
Dikkate alınması gereken kombinasyonlar:
– Potasyum tutucu diüretikler (amilorid, spironolakton, triamteren):
Bazı hastalarda bu tür rasyonel kombinasyonların kullanılması faydalı olsa da hipokalemi ve
hiperkalemi (özellikle böbrek yetmezliği ve diyabetli hastalarda) oluşabilmektedir.
Plazma potasyumu ve EKG izlenerek, gerekirse tedavi tekrar gözden geçirilmelidir.
– Metformin:
Diüretikler ve özellikle loop diüretikler ile ilişkilendirilmiş fonksiyonel renal yetmezlik olasılığı
nedeniyle oluşan metformine bağlı laktik asidoz riskinde artış.
Plazma kreatinin seviyesi erkeklerde 15 mg/l (135 µmol /l) ve kadınlarda 12 mg/l
(110 µmol /l) geçtiği zaman metformin kullanmayınız.
– İyot içeren kontrast madde:
Diüretiklerden dolayı oluşan dehidratasyonda, özellikle de yüksek dozda iyot içeren kontrast madde
kullanıldığı zamanlarda akut renal yetmezlik riski artar.
Iyotlu bileşiğin tatbikinden önce rehidratasyon önerilir.
– İmipramin benzeri antidepresanlar, nöroleptikler:
Antihipertansif etki ve ortostatik hipotansiyon (aditif etki) riskini arttırırlar.
– Kalsiyum (tuzları):
Üriner kalsiyum eliminasyonundaki azalmadan dolayı hiperkalsemi riski.
– Siklosporin, takrolimus:
Su/sodyum yokluğunda bile, sirküle siklosporin düzeylerinde herhangi bir değişiklik olmadan plazma
kreatinin düzeylerinde artma riski.
– Kortikosteroidler, tetrakosaktid (sistemik yoldan):
Antihipertansif etkide azalma (kortikosteroidere bağlı su/sodyum tutulması).
Amlodipin ile ilişkili:
– Dantrolen (infüzyon):
Hayvanlarda verapamil ve intravenöz dantrolen kullanımı sonrasında hiperkalemi ile ilişkili ölümcül
ventriküler fibrilasyon ve kardiyovasküler kollaps gözlenmiştir. Hiperkalemi riskinden ötürü, malign
hipertermi şüphesi olanlarda ve malign hipertermi tedavisi sırasında amlodipin gibi kalsiyum kanal
blokerleriyle birlikte uygulamadan kaçınılması önerilmektedir.
– Amlodipinin greyfurt ve greyfurt suyu ile birlikte kullanımı bazı hastalarda biyoyararlanım artışına
bağlı olarak kan basıncını düşürme etkisinde artışa neden olabilir.
– CYP3A4 inhibitörleri:
Güçlü veya orta dereceli CYP3A4 inhibitörleri (proteaz inhibitörleri, azol antifungalleri, eritromisin
veya klaritromisin gibi makrolidler, verapamil veya diltiazem) ile birlikte kullanımı amlodipin
maruziyetinde anlamlı artışlara yol açabilir. Bu farmakokinetik varyasyonlarının klinik önemi ileri
yaş hastalarda daha belirgin olabilir. Klinik takip ve doz ayarı gerekebilir.
Klaritromisin ile birlikte amlodipin verilen hastalarda hipotansiyon riski artmaktadır. Amlodipinin
kalritromisin ile birlikte kullanıldığı hastaların yakından izlenmesi önerilmektedir.
– CYP3A4 indükleyicileri:
CYP3A4’ün bilinen indükleyicilerinin birlikte uygulanması halinde, amlodipinin plazma
konsantrasyonu değişebilir. Bu sebeple, ozellikle güçlü CYP3A4 indükleyicileri (orn.,rifampisin, san
kantoron) ile birlikte ilaç kullanımı sırasında ve sonrasında kan basıncının izlenmesi ve doz
ayarlaması yapılması düşünülmelidir.
Amlodipinin diğer ilaçlar üzerindeki etkileri:
Amlodipinin kan basıncı düşürücü etkileri, antihipertansif özellikleri olan diğer tıbbi ürünlerin kan
basıncı düşürücü etkilerini arttırır.
Amlodipin, klinik etkileşim çalışmalarında atorvastatin, digoksin veya varfarinin farmakokinetik
özelliklerini etkilememiştir.
Takrolimus:
Amlodipin ile birlikte uygulandığında takrolimusun kan düzeylerinde artış riski vardır, Takrolimus
toksisitesinden kaçınmak için takrolimus ile tedavi edilen bir hastada amlodipin uygulanması,
takrolimus kan seviyelerinin izlenmesini ve uygun olduğunda takrolimusun doz ayarlamasını
gerektirmektedir.
Rapamisin (mTOR) inhibitörlerinin mekanistik hedefi:
Sirolimus, temsirolimus ve evorolimus gibi mTOR inhibitörleri CYP3A substratlarıdır. Amlodipin
zayıf bir CYP3A inhibitörüdür. mTOR inhibitörleriyle birlikte kullanım durumunda amlodipin mTOR
inhibitörlerinin maruziyetini artırabilir.
Siklosporin:
Renal transplantasyon hastaları haricinde, sağlıklı gönüllülerde ya da diğer populasyonlarda
siklosporin ve amlodipin ile harhangi bir ilaç etkileşimi çalışması yapılmamıştır; renal
transplantasyon hastalarında yapılan çalışmada siklosporinde değişken çukur konsantrasyon artışları
(ortalama %0 – %40) gözlenmiştir. Amlodipin kullanan renal transplantasyon hastalarında siklosporin
düzeylerinin izlenmesi düşünülmeli ve gerektiği şekilde siklosporinde doz azaltması yapılmalıdır.
Simvastatin:
Amlodipinin 10 mg’lık tekrarlayan dozlarının 80 mg simvastatin ile birlikte kullanılması, simvastatin
maruziyetinde tek başına kullanılan simvastatin ile kıyaslandığında %77 oranında artışa neden
olmuştur. Amlodipin kullanan hastalarda simvastatin dozu günde 20 mg ile sınırlanmalıdır.
4.6 Gebelik ve Laktasyonda kullanımı
Gebelikte C kategorisindedir.
Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar tedavi süresince etkin doğum kontrolü yöntemi
kullandığından emin olmalıdır.
NATRİXAM gebelikte tavsiye edilmemektedir.
İndapamid:
İndapamid kullanımı ile ilgili gebe kadınlar üzerinde yeterli bilgi bulunmamaktadır (300 gebelik
vakasından az). İndapamid kullanımı ile ilgili gebeliğin üçüncü trimesterinde uzun süreli tiazide
maruz kalınırsa, maternal plazma hacmi ve uteroplasental kan akışında azalma ve buna bağlı olarak
feto-plasental iskemi ve gelişmede gecikmeye neden olabilir. Ayrıca, doğuma yakın zamanda tiazide
maruz kalan yeni doğanlarda nadiren hipoglisemi ve trombositopeni vakaları rapor edilmiştir.
Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar üreme toksisitesi üzerinde doğrudan ya da zararlı etkiler
olduğunu göstermemektedir (bkz. Bölüm 5.3).
Amlodipin:
İnsan gebeliğinde amlodipinin güvenliği saptanmamıştır.
Hayvan deneylerinde yüksek dozlarda üreme toksisitesi gözlemlenmiştir (bkz. bölüm 5.3). Gebelikte
kullanımı sadece daha güvenli bir ilaç yoksa ve hastalığın kendisi anne ve bebek için daha büyük risk
taşıyorsa önerilir.
Laktasyon dönemi:
NATRİXAM emzirme sırasında kontrendikedir.
İndapamid:
İndapamid/metabolitlerin anne sütüne salgılandığı konusunda yeterli bilgi mevcut değildir.
Sülfonamid türevli ilaçlara karşı aşırı duyarlılık ve hipokalemi görülebilir. Yeni doğan bebekler
üzerindeki riski göz ardı edilemez. İndapamid, emzirme döneminde süt oluşumunu azaltan hatta
baskılayan tiazid diüretikleri ile yakından ilişkilidir.
Amlodipin:
Amlodipin insan sütüne gecer. Bebek tarafından alınan maternal dozun oranı, çeyrekler açıklığında
tahmini olarak % 3-7 ve en fazla % 15 hesaplanmıştır. Amlodipinin infantlar üzerindeki etkisi
bilinmemektedir.
Üreme yeteneği/Fertilite:
İndapamid:
Dişi ve erkek sıçanlar üzerinde yapılan üreme toksisite çalışmaları fertilite üzerinde herhangi bir etki
göstermemiştir. Insan fertilitesi üzerinde herhangi bir etki beklenmemektedir.
Amlodipin:
Kalsiyum kanal blokerleri ile tedavi edilen bazı hastalarda spermatozoa başında geri dönüşümlü
biyokimyasal değişiklikler bildirilmiştir. Amlodipinin doğurganlık üzerine olası etkisine dair klinik
veriler yetersizdir. Sıçanlarda yapılan bir çalışmada, erkek fertilitesi üzerine istenmeyen etkiler
gözlemlenmiştir (bkz. bölüm 5.3).
4.7 Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler
NATRİXAM’ın araç ve makine kullanımı üzerine hafif ya da orta derecede etkileri vardır:
– İndapamidin dikkat üzerine bir etkisi yoktur, fakat bazı hastalarda, özellikle tedavinin başlangıcında
veya diğer bir antihipertansif ile kombine kullanımda, kan basıncının düşmesine bağlı olarak bireysel
tepkiler görülebilir. Sonuç olarak araç ve makine kullanma yeteneği zayıflayabilir.
-Amlodipinin araç ve makine kullanım becerisi üzerine ufak çaplı veya orta dereceli etkileri olabilir.
Eğer hastada baş dönmesi, baş ağrısı, yorgunluk, tükenmişlik veya bulantı varsa, tepki verme becerisi
bozulabilir. Özellikle tedavinin başlangıcında dikkatli olunması tavsiye edilir.
4.8 NATRIXAM’ın istenmeyen etkileri
İstenmeyen reaksiyonların tablo şeklinde özeti.
Tek başına uygulanan indapamid ve amlodipin için rapor edilen en yaygın advers reaksiyonlar:
Hipokalemi, somnolans, baş dönmesi, baş ağrısı, görsel bozukluklar, diplopi, palpitasyon, kızarma,
dispne, karın ağrısı, bulantı, dispepsi, tuvalet alışkanlıklarında değişiklik, diyare, kabızlık,
makülopapüler döküntü, ayak bileklerinde ödem, kas spazmları, ödem, yorgunluk ve asteni.
İndapamid veya amlodipin tedavisi sırasında aşağıdaki istenmeyen etkiler görülmüş, aşağıdaki
sıklıklara göre sınıflandırılmıştır: Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan
(≥1/1000 ila <1/100); seyrek (≥1/10000 ila <1/1000); çok seyrek (<1/10000), bilinmiyor (eldeki
verilerden hareketle tahmin edilemiyor).

MedDRA sistem organ sınıfı İstenmeyen ektiler Sıklık
İndapamid Amlodipin
Kan ve lenf sistemi hastalıkları Lökopeni Çok seyrek Çok seyrek
Trombositopeni Çok seyrek Çok seyrek
Agranülositoz Çok seyrek
Aplastik anemi Çok seyrek
Hemolitik anemi Çok seyrek
Bağışıklık sistemi hastalıkları Alerjik reaksiyonlar Çok seyrek
Metabolizma ve beslenme hastalıkları Hipokalemi Yaygın:

Yapılan klinik çalışmalarda, hastaların %10’unda hipokalemi (plazma potasyum <3.4 mmol/1) görülmüştür. 4-6 haftalık tedavi sonunda % 4 hastada ise plazma potasyum < 3.2mmol/lt’dir. 12 haftalık tedavi sonunda plazma potasyum

konsantrasyonundaki ortalama azalma 0.23 mmol/rdir.

Hiperglisemi Çok seyrek
Hiperkalsemi Çok seyrek
Hiponatremi, hipovolemi* ile Bilinmiyor
Psikiyatrik hastalıklar İnsomnia Yaygın olmayan
Duygudurum değişiklikleri (anksiyete dahil) Yaygın olmayan
Depresyon Yaygın olmayan
Konfıizyon Seyrek
MedDRA sistem organ sınıfı İstenmeyen ektiler Sıklık
İndapamid Amlodipin
Sinir sistemi hastalıkları Somnolans Yaygın (özellikle tedavinin başlangıcında)
Baş dönmesi Yaygın (özellikle tedavinin başlangıcında)
Baş ağrısı Seyrek Yaygın (özellikle tedavinin başlangıcında)
Tremor Yaygın olmayan
Disgözi Yaygın olmayan
Senkop Bilinmiyor Yaygın olmayan
Hipoestezi Yaygın olmayan
Parestezi Seyrek Yaygın olmayan
Vertigo Seyrek
Hipertoni Çok seyrek
Periferal nöropati Çok seyrek
Ekstrapiramidal sendrom (bozukluk) Bilinmiyor
Göz hastalıkları Görme rahatsızlığı (diplopi dahil) Yaygın olmayan
Miyopi Bilinmiyor
Bulanık görme Bilinmiyor
Görme bozuklukları Bilinmiyor
Kulak ve iç kulak hastalıkları Tinnitus Yaygın olmayan
Kalp hastalıkları Çarpıntı Yaygın
Miyokart enfarktüsü Çok seyrek
Aritmi (bradikardi, ventriküler taşikardi ve atriyal fıbrilasyon dahil) Çok seyrek Çok seyrek
Torsade de pointes (potansiyel olarak ölümcül) Bilinmiyor

(bkz. bölüm 4.4 ve 4.5)

MedDRA sistem organ sınıfı İstenmeyen ektiler Sıklık
İndapamid Amlodipin
Vasküler hastalıklar Kızarma Yaygın
Hipotansiyon (ve hipotansiyonla alakalı etkiler) Çok seyrek Yaygın olmayan
Vaskülit Çok seyrek
Solunum, göğüs bozuklukları ve mediyastinal hastalıklar Dispne Yaygın olmayan
Rinit Yaygın olmayan
Öksürük Çok seyrek
Gastro-intestinal

hastalıklar

Karın ağrısı Yaygın
Bulantı Seyrek Yaygın
Kusma Yaygın olmayan Yaygın olmayan
Dispepsi Yaygın olmayan
Bağırsak alışkanlıklarının değişmesi (kabızlık ve ishal dahil) Yaygın olmayan
Ağız kumluğu Seyrek Yaygın olmayan
Pankreatit Çok seyrek Çok seyrek
Gastrit Çok seyrek
Gingival hiperplazi Çok seyrek
Kabızlık Seyrek Yaygın olmayan
Hepatobiliyer

hastalıklar

Hepatit Bilinmiyor Çok seyrek
Sarılık Çok seyrek
Hepatik enzimlerde artış Bilinmiyor Çok seyrek* *
Anormal hepatik fonksiyon Çok seyrek
Hepatik yetmezlik durumunda hepatik ensefalopati başlama ihtimali (bkz. bölüm 4.3 ve 4.4) Bilinmiyor (bkz. 4.3 ve 4.4)
MedDRA sistem organ sınıfı İstenmeyen ektiler Sıklık
İndapamid Amlodipin
Deri ve deri altı doku hastalıkları Makülopapüler döküntü Yaygın
Purpura Yaygın olmayan Yaygın olmayan
Alopesi Yaygın olmayan
Deride renk değişikliği Yaygın olmayan
Hiperhidroz Yaygın olmayan
Kaşıntı Yaygın olmayan
Döküntü Yaygın olmayan
Eksantem Yaygın olmayan
Anjiyoödem Çok seyrek Çok seyrek
Ürtiker Çok seyrek Çok seyrek
Toksik epidermik nekroliz Çok seyrek
Stevens-Johnson Sendromu Çok seyrek Çok seyrek
Eritema multiforme Çok seyrek
Eksfolyatif dermatit Çok seyrek
Quincke ödemi Çok seyrek
Fotosensitivite

reaksiyonları

Fotosensitivite reaksiyon vakaları bildirilmiştir (bkz. bölüm 4.4) Çok seyrek
Önceden var olan akut dissemine lupus eritematozusun kötüleşme ihtimali Bilinmiyor
Kas-iskelet bozuklukları, bağ dokusu ve kemik hastalıkları Ayak bileğinde şişme Yaygın
Artralji Yaygın olmayan
Miyalji Yaygın olmayan
Kas krampları Yaygın olmayan
Sırt ağrısı Yaygın olmayan
MedDRA sistem organ sınıfı İstenmeyen ektiler Sıklık
İndapamid Amlodipin
Renal ve üriner hastalıklar Miktürisyon bozukluğu Yaygın olmayan
Noktüri Yaygın olmayan
İşeme sıklığında artış Yaygın olmayan
Renal yetmezlik Çok seyrek
Üreme sistemi ve meme hastalıkları İmpotans Yaygın olmayan
Jinekomasti Yaygın olmayan
Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Ödem Yaygın
Halsizlik Seyrek Yaygın
Göğüs ağrısı Yaygın olmayan
Asteni Yaygın olmayan
Ağrı Yaygın olmayan
Kırıklık Yaygın olmayan
Araştırmalar Kilo artışı Yaygın olmayan
Kilo azalması Yaygın olmayan
Elektrokardiyogramda QT uzaması Bilinmiyor

(bkz. bölüm 4.4 ve 4.5)

Tedavi sırasında kanda glukoz artışı ve kanda ürik asit artışı Bilinmiyor Gut veya diyabet hastalarında diüretiklerin uygunluğu dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir.

*Dehidrasyon ve ortostatik hipotansiyondan kaynaklanan. Eşzamanlı klor iyonu kaybı sekonder kompansatuar metabolik alkaloza yol açabilir. Bu etkinin görülme sıklığı ve etki derecesi hafiftir.

**Genellikle kolestaz ile uyumlu.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonların raporlanması büyük önem taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar / risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TUFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir

4.9 Doz aşımı ve tedavisi
İnsanlarda NATRİXAM doz aşımı ile ilgili bilgi bulunmamaktadır.
İndapamid ile ilişkili:
Semptomlar:
40 mg’a kadar, yani terapötik dozun 27 katına kadar indapamidin herhangi bir toksisitesi olduğu
saptanmamıştır.
Akut zehirlenme belirtileri özellikle su ve elektrolit bozuklukları (hiponatremi ve hipokalemi)
şeklindedir. Klinik olarak bulantı, kusma, hipotansiyon, kramplar, vertigo, sersemlik, konfüzyon,
poliüri ya da anüri düzeyine varabilen oligüri (hipovolemi) görülebilir.
Tedavi:
Alınan ilk önlemler gastrik lavaj ve/veya aktif kömür uygulamasıyla alınan madde(ler)in hızla
elimine edilmesi ve ardından uzmanlaşmış bir merkezde sıvı ve elektrolit dengesinin normale
döndürülmesidir.
Amlodipin ile ilişkili:
Amlodipin ile ilişkili olarak insanlarda kasıtlı doz aşımı deneyimi sınırlıdır.
Semptomlar:
Mevcut verilere göre, amlodipin ile doz aşımı aşırı periferik vazodilatasyona ve refleks taşikardiye
neden olabilir. Ölümcül sonuçla birlikte şoku da içeren belirgin ve potansiyel olarak uzun süreli
sistemik hipotansiyon bildirilmiştir.
Tedavi:
Amlodipin doz aşımına bağlı klinik açıdan anlamlı hipotansiyon, kardiyak ve respiratuar fonksiyonun
sıkı takibi, ekstremitelerin yükseltilmesi ve dolaşımdaki sıvı hacmi ve idrar çıkışına dikkat edilmesini
içeren aktif kardiyovasküler desteği gerektirmektedir.
Kullanımı açısından bir kontrendikasyon yoksa bir vazokonstriktör vasküler tonus ve kan basıncının
düzeltilmesine yardımcı olabilir. İntravenöz kalsiyum glukonat, kalsiyum kanal blokajı etkilerini geri
çevirmede yararlı olabilir.
Bazı vakalarda gastrik lavaj faydalı olabilir. Sağlıklı gönüllülere amlodipin alımından itibaren iki saat
içinde verilen aktif karbonun, amlodipin emilim hızını azalttığı gösterilmiştir. Amlodipin proteinlere
yüksek derecede bağlı olduğundan dolayı, diyalizin faydalı olması beklenmemektedir.
5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER
5.1 Farmakodinamik özellikler
Farmakoterapötik grubu-ATC kodu : Kalsiyum kanal blokörleri ve diüretikler-C08GA02
Etki mekanizması:
İndapamid tiazid grubu diüretikler ile ilişkili, indol halkası içeren bir sülfonamid türevidir. İndapamid,
kortikal dilüsyon segmentinde sodyumun reabsorpsiyonunu inhibe eder. İdrarla sodyum ve klorür
atılımını, daha az olarak da potasyum ve magnezyum atılımını ve dolayısı ile de idrar çıkışını arttırır
ve antihipertansif etki gösterir.
Amlodipin dihidropiridin grubundan (yavaş kanal blokörü veya kalsiyum iyon antagonisti) bir
kalsiyum iyon akım inhibitörüdür ve kalsiyum iyonlarının kardiyak ve vasküler düz kaslarına
transmembranal akımını engeller.
Amlodipinin antihipertansif etkisi vasküler düz kas üzerindeki doğrudan gevşetici etkisine bağlı
olarak periferik vasküler rezistansta ve kan basıncında azalmaya dayanmaktadır.
Farmakodinamik etkileri:
Monoterapide kullanılan indapamidin faz II ve III çalışmaları antihipertansif etkisinin 24 saat
sürdüğünü göstermektedir. Bu etkiler diüretik özelliklerinin zayıf olduğu dozlarda belirgindir.
Antihipertansif etki, arter kompliyansındaki artış ve total ve arterioler periferik vasküler dirençteki
azalma ile orantılıdır.
İndapamid, sol ventrikül hipertrofisini geriletir.
Tiazid diüretiklerin ve tiazid ile ilişkili maddelerin dozu aşıldığında, antihipertansif etki bir platoya
ulaşır, buna karşın istenmeyen etkiler artmaya devam eder. Eğer tedavi etkisiz ise, dozlar
arttırılmamalıdır.
Bunun yanı sıra, indapamidin hipertansif hastalarda kısa, orta ve uzun dönemde:
– Lipid metabolizması üzerinde (trigliseridler, total kolesterol, HDL-kolesterol ve LDL kolesterol)
etkisi yoktur,
– Diyabetik hipertansif hastalarda bile karbonhidrat metabolizması üzerinde etkisi yoktur
Amlodipin ile hipertansiyon hastalarında günlük tek doz ile ayakta ve yatar pozisyonda 24 saatlik
zaman aralığı içerisinde kan basıncında klinik açıdan önemli düşüşler görülür. Etkinin yavaş
başlaması nedeniyle akut hipotansiyon amlodipin kullanımının önemli bir öğesi değildir.
Amlodipin ile plazma lipid seviyelerindeki herhangi bir değişiklik veya metabolik advers etkiler
meydana gelmemiştir ve astım, diyabet ve gut hastalarında kullanılması uygundur.
Klinik etkililik ve güvenlilik:
NATRİXAM ile morbidite ve mortalite üzerinde çalışılma yapılmamıştır.
Kalp Krizini Önlemek için Antihipertansif ve Lipid Düşürücü Tedavi Çalışması (ALLHAT) adlı
randomize, çift kör morbidite-mortalite çalışması daha yeni ilaç tedavilerini karşılaştırmak amacıyla
yapılmıştır: hafif ile orta seviyede hipertansiyon tedavisinde birinci basamak tedavi olarak amlodipin
2,5-10 mg/gün (kalsiyum kanal blokörü) veya lisinopril 10-40 mg/gün (ADE inhibitörü) karşılık
tiazid-diüretik tedavisi, klortalidon 12,5-25 mg/gün.
55 yaş ve üzeri toplam 33.357 hipertansif hasta randomize edilmiş ve ortalama 4,9 yıl boyunca takip
edilmiştir. Hastalar en azından ilave bir Koroner Kalp Hastalığı (KKH) riski taşımaktadır: miyokard
enfarktüsü veya kayıttan en az 6 ay öncesinde geçirilen inme veya diğer aterosklerotik
kardiyovasküler hastalık (toplamda %51,5), tip 2 diabet (%36,1), HDL-C < 35 mg/dL (%11,6),
elektrokardiyogram veya ekokardiyografi ile belirlenen sol ventriküler hipertrofi (%20,9), halen
sigara kullanıyor olmak (%21,9).
Primer son nokta fatal veya nonfatal miyokart enfarktüsü bileşimidir. Amlodipin bazlı tedavi ile
klortalidon bazlı tedavi arasında primer son noktalarda belirgin bir fark yoktur: RR 0,98 %95
GA (0,90-1,07) p=0,65. Sekonder son noktalar arasında kalp yetmezliği insidansı (bileşik kombine
kardiyovasküler son noktanın bileşeni) klortalidon grubuna kıyasla amlodipin grubunda belirgin
şekilde yüksektir (%10,2’ye karşı %7,7, RR 1,38, %95 GA [1,25-1,52] p<0,001).
Yine de amlodipin bazlı tedavi ile klortalidon bazlı tedavi arasında her türlü mortalite bakımından
belirgin bir fark yoktur. RR 0,96 %95 GA [0,89-1,02] p=0,20.
Pediyatrik popülasyon:
Çocuklarda NATRİXAM kullanımına ilişkin bilgi mevcut değildir.
Avrupa İlaç Ajansı, NATRİXAM’ın çalışma sonuçlarının hipertansiyon tedavisi için verilen bütün
pediatrik popülasyon alt gruplarında sunma zorunluluğundan vazgeçmiştir.
5.2 Farmakokinetik özellikler
NATRİXAM:
Amlodipin ve indapamidin birlikte uygulanması, ayrı ayrı uygulanmaları durumundaki
farmakokinetik özelliklerini değiştirmez.
İndapamid:
1,5 mg indapamid sürekli salınım sağlayan matriks sisteminden oluşup uzun süreli salınım
sağlamaktadır.
Emilim:
Salınan indapamid fraksiyonu hızla ve tamamen gastrointestinal sindirim sistemi ile absorbe edilir.
Gıda alımı absorbsiyon hızını çok az artırır fakat, ilacın absorbe edilen miktarı üzerinde etkisi yoktur.
Maksimum kan konsantrasyonuna ulaşmak için gerekli olan süre bir dozdan sonra 12 saattir,
tekrarlanan uygulamalar, 2 doz arası serum düzeylerindeki değişiklikleri azaltır. Bireysel değişkenlik
görülebilir.
Dağılım:
Plazma proteinlerine bağlanma %79’dur.
Plazma yarılanma ömrü 14 ile 24 saat arasındadır (ortalama 18 saat).
Kararlı kan konsantrasyonuna 7 gün sonra ulaşır.
Tekrarlanan uygulamalar birikime neden olmaz.
Biyotransformasyon ve eliminasyon:
Plazma eliminasyon yarılanma ömrü 14 ila 24 saattir, (ortalama 18 saat). Tekrarlayan alımlar birikime
yol açmaz.
Eliminasyon inaktif metabolitler halinde esas olarak idrar (dozun %70’i) ve dışkı (%22) yoluyla olur.
Hastalardaki karakteristik özellikler:
Böbrek yetmezliği durumunda farmakokinetik değişmemektedir.
Amlodipin:
Amlodipin hemen salım sağlayan dozda sunulmaktadır.
Genel özellikler:
Emilim:
Terapötik oral dozların uygulanmasından sonra, amlodipin iyi emilir ve maksimum kan
konsantrasyonu doz sonrası 6 ile 12 saat arasındadır. Mutlak biyoyararlanım %64 ile %80 arasında
tahmin edilmektedir.
Amlodipinin biyoyararlanımı gıdalardan etkilenmez.
Dağılım:
Dağılım hacmi yaklaşık 21 L/kg’dır. İn vitro çalışmalar amlodipinin plazma proteinlerine bağlanma
oranının yaklaşık % 97,5 olduğunu göstermiştir.
Biyotransformasyon:
Amlodipin karaciğerde kapsamlı olarak inaktif metabolit haline dönüşür. Ana bileşenin %10’u ve
metabolitlerin %60’ı idrar ile atılır.
Eliminasyon:
Terminal plazma eliminasyon yarılanma ömrü 35 ile 50 saat arasındadır ve günlük tez doz ile
tutarlıdır.
Hastalardaki karakteristik özellikler:
Karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalar: Karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda
amlodipin uygulamasına dair çok kısıtlı klinik veri bulunmaktadır. Karaciğer yetmezliği olan
hastalarda amlodipin klirensi azaldığından yarı ömrü uzamıştır ve EAA yüzde 40-60 kadar artmıştır.
Yaşlı hastalarda kullanımı: Amlodipin doruk plazma konsantrasyonuna ulaşma süresi yaşlılarda ve
daha genç hastalarda benzerdir. Amlodipin klirensi yaşlı hastalarda EAA ve eliminasyon yarı ömrünü
arttıracak şekilde düşmektedir. Konjestif kalp yetmezliği bulunan hastalarda EAA ve eliminasyon
yarı ömrünün uzaması incelenen yaş grubu hastalarda beklendiği gibidir.
5.3 Klinik öncesi güvenlilik verileri:
NATRİXAM klinik öncesiçalışmalara dahil edilmemiştir.
İndapamid:
İndapamid ile ilgili mutajenite ve karsinojenite testleri negatiftir.
İndapamidin diüretik etkisi, farklı hayvan türlerinde, oral yoldan, en yüksek dozda (terapötik dozun
40-8000 katı) uygulandığında artmaktadır. İntravenöz ve intraperitoneal uygulanan indapamidin akut
toksisite çalışmalarındaki zehirlenme ile ilgili ana semptomları, indapamidin farmakolojik etkisi ile
ilgilidir. (Bradipne ve periferik vazodilatasyon).
Üreme toksisite çalışmalarında herhangi bir embriyotoksisite veya teratojenisite izlenmemiştir.
Erkek veya dişi sıçanlarda fertilite bozulmamıştır.
Amlodipin:
Üreme toksisitesi:
Sıçanlarda ve farelerde yapılan üreme çalışmaları, insanlarda mg/kg bazda önerilen maksimum dozun
50 misli kadar dozlarda, doğum tarihinin ileri bir tarihe ötelendiğini (gecikmiş doğum eylemi), doğum
süresinin uzadığını, yavru sağkalımının azaldığını ortaya koymuştur.
Fertilite bozukluğu:
Amlodipin ile 10 mg/kg/gün dozda (insanlara mg/m2
bazda önerilen maksimum doz olan 10 mg
dozun 8 misli*) tedavi edilen sıçanların (erkeklerde çiftleşme zamanından 64 gün ve dişilerde 14 gün
öncesinde) doğurganlığı üzerine herhangi bir etki görülmemiştir. Sıçanlarda yapılan bir diğer
çalışmada, erkek sıçanlar 30 gün boyunca mg/kg bazında insan dozuna benzer dozlarda amlodipin
besilat ile tedavi edilmiştir. Bu durumda plazmada folikül uyarıcı hormon ve testosteron azalmış,
sperm yoğunluğu, olgun spermatit ve sertoli hücresi sayısı azalmıştır.
Karsinojenez ve mutajenez:
İki yıl boyunca günlük 0,5, 1,25, ve 2,5 mg/kg/gün doz seviyelerini sağlayan konsantrasyonlarla
diyetinde amlodipin alan sıçan ve fareler karsinojenez kanıtı yaşamamıştır. En yüksek doz (farelerde
mg/m² bazında önerilen maksimum klinik doz olan 10 mg ile benzer iken sıçanlarda iki mislidir)
fareler için tolere edilen maksimum doza yakınken sıçanlarda bu durum geçerli değildir. Mutajenite
çalışmaları gen veya kromozom seviyelerinde ilaçla alakalı etkiler ortaya çıkarmamıştır.
* 50 kg hasta ağırlığı baz alınarak.

Yorum Yap