ERAXIS 100 mg infüzyonluk çözelti için toz içeren flakon

Endikasyon Bilgisi :

ERAXIS 100 mg infüzyonluk çözelti için toz içeren flakon,  Ekinokandinler grubundan Anidulafungin isimli aktif maddeyi ihtiva etmektedir. Anidulafungin ,ağır derecedeki mantar enfeksiyonlarına karşı kullanılan bir maddedir. Bu madde, mantarlı hücrelerde  hücre duvarının bir bileşeninin (1,3-β-D-glukan) üretimini durdurur. ERAXIS Flakon’la tedavide mantar hücreleri, tamamlanmamış veya kusurlu hücre duvarlarına sahip olur ve dolayısıyla  üreyemezler. ERAXIS Flakon, Candida mantarının sebep olduğu iç organlar ve kanda  invazif  (yayılma özelliği gösteren) kandidemi de dahil olmak üzere kandidiyazis olarak isimlendirilen mantar hastalığını tedavi eder.

 

ERAXIS 100 mg infüzyonluk çözelti için toz içeren flakon Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

  1. Eğer ERAXIS’in etkin maddesi olan anidulafungine, diğer ekinokandinlere veya ERAXIS ’in herhangi bir bileşenine alerjikseniz (aşırı duyarlıysanız) bu ilacı kullanmanız önerilmez.
  2. ERAXIS kullanırken eğer; döküntü, kurdeşen, soluk alamama, deride lekeler, kaşıntı, kızarıklık gibi bu ilaçla ilgili alerjik reaksiyonlar gelişir ise ya da bayılma hissi, baş dönmesi veya nefes darlığı ortaya çıkarsa; hemen hekiminizi arayınız.
  3. ERAXIS Flakonla tedaviniz devam ederken eğer anestezi almanızı gerektirecek bir operasyon geçirecekseniz; bu durumu hekiminize muhakkak söylemelisiniz.
  4. ERAXIS damar içine uygulanarak kullanıldığından;  yiyecekler ya da içeceklerle herhangi bir etkileşim beklenmez.
  5. ERAXIS Flakon’ un hamilelikteki etkilerine ait herhangi bir veri yoktur. Bu sebepten ötürü ERAXIS Flakon’un hamilelikte kullanımı öngörülmemektedir. Doğurma potansiyeli yüksek olan bayanlar, tedavi süresince hamile kalmanın önlenmesi için  etkili bir doğum kontrol metodu ile korunmalıdırlar.
  6. ERAXIS ’in anne sütüne geçip geçmediğine dair bir bilgi yoktur. ERAXIS  Flakonu emzirme döneminde emziren anneler hekime danışmadan kullanmamalıdırlar.
  7. ERAXIS ’in araç sürebilme ya da makine kullanabilme yeteneği üzerine etkileri bilinmemektedir. Bu yüzden ilacın üzerinizdeki etkisini görmeden bu ilacı kullanmaktan kaçınınız.
  8. ERAXIS ’i muhakkak hekim tavsiyesiyle tedavi süresi bitinceye kadar alınız. Enfeksiyonunuz tamamıyla temizlenmeden de hastalık belirtilerinizde iyileşme gözlemleyebilirsiniz; bu durum sizi yanıltmasın, hekim tavsiyesi dışında tedaviyi zamanından önce kesmeyiniz.
  9. FUXESİN kullanırken eğer; döküntü, kurdeşen, soluk alamama, deride lekeler, kaşıntı, kızarıklık gibi bu ilaçla ilgili alerjik reaksiyonlar gelişir ise ya da bayılma hissi, baş dönmesi veya nefes darlığı ortaya çıkarsa; hemen hekiminizi arayınız.
  10. ERAXIS ’in başka ilaçlarla etkileşimi veya aldığınız başka ilaçlarda herhangi bir ayarlama yapılmasının gerekli olması düşünülmemektedir. Ancak hekiminiz veya eczacınızın izni olmadan  olmadan başka bir ilaca başlamayınız veya almakta olduğunuz bir ilacı kesmeyiniz.
  11. ERAXIS  Flakon 18 yaşından küçüklere uygulanmamalıdır.
  12. ERAXIS ’in yaşlı hastalarda, dozaj ayarlaması gerekmez.
  13. Karaciğer veya böbrek hastalığınız var ise; ERAXIS ’in doz ayarlaması gerekli değildir.
  14. ERAXIS ’den kullanmanız gereken doz miktarından daha fazla kullanmışsanız bir hekim ya da veya eczacıyla görüşünüz.
  15. ERAXIS size yakın tıbbi gözetim altında uygulandığından dozun atlanması pek olası değildir. Yine de
    dozun atlandığını düşünüyorsanız, hekiminizi haberdar etmelisiniz.
  16. ERAXIS tedavisi hekiminizin tavsiyesiyle sonlandırıldığında herhangi bir etki yaşamanız beklenmez.
    Mantar enfeksiyonunun yeniden başlamasını önlemek için hekiminiz ERAXIS ’le tedavinizin bitiminde size başka bir ilaç reçete edebilir.
  17. Eğer enfeksiyonun tekrarladığına dair belirtileri yeniden gözlemlerseniz, acilen hekiminizle irtibata geçiniz.
  18. ERAXIS her bir flakonda 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum içerir; yani bu sodyum içermez  anlamına gelmektedir.
  19. ERAXIS’in içinde 102.5 mg fruktoz bulunmaktadır.  Hekiminiz tarafından bazı şeker türlerine karşı
    hassasiyetiniz olduğu söylediyse; ERAXIS’i kullanmadan önce bu konuyu hekimizle konuşunuz. Fruktoz hassasiyetine dair nadir kalıtsal sorunları olan hastalarrda ERAXIS kullanılmamalıdır.

 

ERAXIS 100 mg infüzyonluk çözelti için toz içeren flakon’ un Kullanım Şekli :

  1. ERAXIS 1 flakon içinde 100 mg’lık infüzyon amaçlı çözelti için toz halinde bulunur.İnfüzyon
    amaçlı çözelti tozu beyazla kirli beyaz arası liyofilize bir katıdır.Sulandırılarak hazırlanan çözelti içerisinde parçacık kalmamalı, berrak görünümlü olmalıdır.
  2. ERAXIS flakon size her zaman bir hekim ya da bir sağlık profesyonelince hazırlanarak uygulanacaktır. Uygulamaya ilk gün 200 mg’lık bir yükleme dozu uygulanır, daha sonra günlük devam dozu olan 100 mg ile tedavi sürdürülür. Tedavi sürenize hekiminiz karar vererek, her gün ne kadar ERAXIS Flakon uygulanması gerektiğini belirliyecek, ilaca olumlu veya olumsuz nasıl yanıt verdiğinizi ve durumunuzu takip edecektir. Normalde tedaviniz kanınızda Candida’nın tespit edildiği son günün ardından en az 14 gün sürdürülmelidir.
  3. ERAXIS flakon yükleme dozu için en az 3 saat, idame dozu için en az 1,5 saat boyunca damardan yavaş infüzyon şeklinde günde 1 defa uygulanmalıdır.
  4. ERAXIS flakon tedavisi yayılma gösteren mantar enfeksiyonlarının tedavisinde daha önceden deneyimli bir hekim tarafından başlatılmalıdır. Neden olan organizmaları izole etmek ve saptamak amacıyla tedavi öncesinde mantar kültürü örnekleri ve diğer ilgili laboratuar çalışmalarının (histopatoloji dahil) yapılması gerekir. Tedavi, kültürlerin ve diğer laboratuvar çalışmalarının sonuçları olmadan da başlatılabilir. Fakat , sonuçlar çıktığında antifungal tedavinin sonuçlara göre ayarlanması gerekmektedir. 1. gün tek bir 200 mg yükleme dozu, ardından da günde 100 mg doz uygulanmalıdır. Tedavi süresi hastanın klinik yanıtına bağlı olmalıdır. Genelde, antifungal tedavi son pozitif kültürden sonra en az 14 gün daha sürdürülmelidir. 35 günden fazla süren tedaviler için 100 mg dozu destekleyen yeterli veri yoktur.

 

ERAXIS 100 mg infüzyonluk çözelti için toz içeren flakon’ un Yan Etkileri :

Tüm ilaçlar gibi, ERAXIS flakonun içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir ancak bu etkiler herkeste görülmez.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerdeki gibi listelenmiştir.
Çok yaygın: 10 hastanın en az 1 inde görülebilir. Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir. Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1000 hastanın birinden fazla görülebilir. Seyrek: 1.000 hastanın birinden az 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir. Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir. Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor

  1. Aşağıdakilerden biri olursa, ERAXIS flakonu kullanmayı kesiniz ve acilen hekiminizi arayınız ya da bir sağlık kuruluşuna gidiniz: Hayatı tehdit edici alerjik reaksiyonlar (hırıltı ile birlikte nefes almada güçlük); var olan döküntünün şiddetlenmesi. Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin ERAXIS flakona karşı alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir. Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
  2. Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen hekiminize haber veriniz veya hiç vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna gidiniz: Solunum yolu kaslarının ani kasılarak hırıltı veya öksürüğe sebep olması, soluk alamama, yüzde kızarma, kaşıntı, döküntü, sıcak basması, Kurdeşen, Konvülsiyon (nöbet).
  3. Çok yaygın: Mide bulantısı, ishal, kanda potasyum seviyesinin normalin altına düşmesi (hipokalemi).
  4. Yaygın: Kaşıntı, döküntü, kusma, başağrısı, kolestaz (Safra akışında yavaşlama veya durma), solunum yolu kaslarında ani kasılmaya bağlı hırıltılı solunum ya da öksürük, kan şekerinde yükselme, hipotansiyon veya hipertansiyon, böbrek ya da karaciğer işlevlerini gösteren kan değerlerinde farklılık, nöbet (Konvülsiyon),
  5. Yaygın olmayan: Karın ağrısı, kan pıhtılaşması ile ilgili bozukluklar, kurdeşen (üritker), yüzde kızarıklık, al basması, İnfüzyon bölgesinde ağrı.
  6. Bilinmiyor: Hayatı tehdit edici alerjik belirtiler.
  7. Yan etkilerin raporlanması : Burada yer alan veya almayan herhangi bir yan etki meydana gelmesi durumunda
    hekiminiz, eczacınız veya hemşireniz ile konuşunuz. Ayrıca karşılaştığınız yan etkileri www.titck.gov.tr sitesinde yer alan ‘İlaç Yan Etki Bildirimi’ ikonuna tıklayarak ya da 0 800 314 00 08 numaralı yan etki bildirim hattını arayarak Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ ne bildiriniz. Meydana gelen yan etkileri bildirerek kullanmakta olduğunuz ilacın güvenliliği hakkında daha fazla bilgi edinilmesine katkı sağlamış olacaksınız.

 

ERAXIS 100 mg infüzyonluk çözelti için toz içeren flakon’ un saklanması :

  1. ERAXIS flakonu çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.Sadece tek kullanımlıktır. 2ºC- 8ºC’de buzdolabında saklayınız. 25ºC’ye kadar sıcaklıklara 48 saat maruz kalabilir.
    Sulandırılmış çözelti 1 saate kadar 2- 25 ºC arasında saklanabilir. Seyreltilmiş infüzyon çözeltisi 2-8ºC’de buzdolabında saklanmalıdır ve 24 saat içinde kullanılmalıdır. Dondurmayınız. ERAXIS flakonun raf ömrü: 36 aydır.
  2. ERAXIS flakonun son kullanma tarihine dikkat ediniz. Ambalajdaki son kullanma tarihinden sonra ERAXIS flakonu kullanmayınız. Eğer ilaçta ya da ambalajında bozukluklar fark ederseniz ERAXIS flakonu kullanmayınız. Son kullanma tarihi geçmiş veya kullanılmayan ilaçları çöpe atmayınız! Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen toplama sistemine veriniz.

 

İlaç Etken Maddesi: Anidulafungin
Yardımcı maddeler: Fruktoz, mannitol (E421), polisorbat 80 (E433), tartarik asit (E334), sodyum hidroksit (pH ayarı için), hidroklorik asit (pH ayarı için)
İlaç Marka İsmi: ERAXIS 100 mg infüzyonluk çözelti için toz içeren flakon

Ruhsat Sahibi:
Pfizer İlaçları Ltd. Şti.
Muallim Naci Cad. No:55 34347 Ortaköy-İSTANBUL


KISA ÜRÜN BİLGİSİ

ERAXIS 100 mg infüzyonluk çözelti için toz içeren flakon
Steril
2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM
Etkin madde: Anidulafungin 100 mg
Çözündürülerek hazırlanan çözelti 3,33 mg/ml anidulafungin, seyreltilmiş çözelti ise 0,77 mg/ml anidulafungin içerir.
Yardımcı maddeler:
Fruktoz 102,5 mg
Sodyum hidroksit ym.
Yardımcı maddeler için, bkz. Bölüm 6.1.
3. FARMASÖTİK FORM
İnfüzyonluk çözelti için toz
Toz: Beyaz ile kirli beyaz arası liyofilize katı.
Çözündürülen çözeltinin pH’sı 3,5 -5,5 arasındadır.
4. KLİNİK ÖZELLİKLER
4.1 Terapötik endikasyonlar
Yetişkin hastalarda kandidemi dahil invazif kandidiyazis tedavisinde endikedir.
4.2 Pozoloji ve uygulama şekli
Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:
ERAXIS tedavisi invazif fungal enfeksiyonlarının tedavisinde daha önceden deneyimli bir hekim tarafından başlatılmalıdır. Neden olan organizmaları izole etmek ve saptamak amacıyla tedavi öncesinde mantar kültürü örnekleri ve diğer ilgili laboratuar çalışmalarının (histopatoloji dahil) yapılması gerekir. Tedavi, kültürlerin ve diğer laboratuvar çalışmalarının sonuçları bilinmeden başlatılabilir. Ancak, sonuçlar alındığında antifungal tedavinin sonuçlara göre düzenlenmesi gerekir. Birinci gün tek bir 200 mg yükleme dozu, ardından da günde 100 mg doz uygulanmalıdır.
Tedavi süresi hastanın klinik yanıtına bağlı olmalıdır. Genelde, antifungal tedavi son pozitif kültürden sonra en az 14 gün süreyle devam ettirilmelidir. 35 günden fazla süren tedaviler için 100 mg dozu destekleyen yeterli veri yoktur.
Uygulama şekli:
ERAXIS enjeksiyonluk su ile ilk önce 3,33 mg/ml konsantrasyona sulandırılmalı ve ardından kullanılmadan önce 0,77 mg/ml’ye seyreltilmelidir. ERAXIS sulandırılarak hazırlanmalı, ardından infüzyon amacıyla SADECE 9 mg/ml (%0,9) sodyum klorür ya da infüzyon amaçlı 50 mg/ml (%5) glukoz ile seyreltilmelidir. Sulandırılarak hazırlanan anidulafunginin infüzyon amaçlı 9 mg/ml (%0,9) sodyum klorür veya infüzyon amaçlı 50 mg/ml (%5) glukozdan farklı ilaçlarla, intravenöz maddelerle veya katkı maddeleriyle geçimliliği saptanmamıştır. ERAXIS kesinlikle bolus enjeksiyon olarak uygulanmamalıdır.
Sulandırarak hazırlama : Her bir flakonu 3,33 mg/ml’lık bir konsantrasyon sağlayacak şekilde 30 ml enjeksiyonluk su ile aseptik bir şekilde sulandırınız. Sulandırma işlemi en fazla 5 dakika sürmelidir. Sulandırılan çözelti berrak olmalı ve gözle görülür partikül madde içermemelidir. Ardından yapılan seyrelti sonrasında, eğer partikül ya da renk değişimi saptanırsa çözeltinin atılması gerekir.
Derhal seyreltilerek kullanılması gerekmiyorsa, sulandırılan çözelti 2-25 ºC arasında saklanmalıdır. 1 saat içerisinde seyreltilmelidir.
Seyreltme ve infüzyon
Sulandırılarak hazırlanan flakonun içeriğini infüzyon amaçlı 9 mg/ml (%0,9) sodyum klorür veya infüzyon amaçlı 50 mg/ml (%5) glukoz içeren bir IV torbasına (veya şişesine) aseptik bir şekilde aktararak, 0,77 mg/ml’lik bir anidulafungin konsantrasyonu elde ediniz. Aşağıdaki tablo her doz için gereken hacimleri göstermektedir.
ERAXİS kullanımı için seyreltme gereklilikleri
—          Flakon       sulandırılarak         İnfüz.      Toplam İnfüz.   İnfüz.   Minim. İnfüz.
Doz        Sayısı   Oluşturulan hacim  HacmiA       Hacmi B            Hızı          Süresi
——   ———     ———————       ———–     ————–        ———-    —————-
100 mg     1                 30 ml                   100 ml            130ml          1,4 ml/dk      90 dakika
200 mg    2                 60 ml                  200 ml            260 ml         1,4 ml/dk    180 dakika
A
İnfüzyon amaçlı 9 mg/ml (%0,9) sodyum klorür veya infüzyon amaçlı 50 mg/ml (%5) glukoz.
B
İnfüzyon çözeltisinin konsantrasyonu 0,77 mg/ml’dır.
Çözelti ve kabın imkan verdiği ölçüde parenteral ilaçlar kullanım öncesi görsel olarak partikül madde ve renk değişimi için kontrol edilmelidir. Partikül madde ya da renk değişimi varsa, çözeltiyi atınız.
İnfüzyon hızı 1,1 mg/dakikayı (talimatlara göre çözündürüldüğünde ve seyreltiğinde 1,4 ml/dk’ya eşdeğer) geçmemelidir. İnfüzyon ile ilgili  reaksiyonlar infüzyon hızı 1,1 mg/dakikayı geçmediği sürece seyrektir.
Seyreltilmiş infüzyon çözeltisi derhal kullanılmayacak ise 2-8ºC’de saklanmalıdır. 24 saat içerisinde kullanılmalıdır. Sadece tek kullanımlıktır.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:
Böbrek/Karaciğer yetmezliği:
Hafif, orta veya ciddi karaciğer yetmezliği olan hastalarda doz ayarlaması gerekli değildir. Diyalize girenler de dahil herhangi bir derecede böbrek yetmezliği olan hastalarda doz ayarlaması gerekli değildir. Anidulafungin hemodiyaliz zamanına bakılmaksızın verilebilir (Bkz. Bölüm 5.2).

Pediyatrik popülasyon:
Çocuklar üzerinde kullanımı ile ilgili deneyimler sınırlıdır (Bkz. Bölüm 5.2). Olası faydanın riskinden daha fazla olduğu öngörülmediği sürece, daha ayrıntılı bilgi edilene kadar 18 yaşın altındaki hastalarda kullanılması tavsiye edilmemektedir.
Geriyatrik popülasyon:
Yaşlılarda doz ayarlaması gerekli değildir.
Diğer:
Hastanın cinsiyeti, kilosu, ırkı, HIV pozitif olması durumuna bağlı doz ayarlaması gerekli değildir.
4.3 Kontrendikasyonlar
Etkin maddeye ya da yardımcı maddelerin herhangi birine aşırı duyarlılık, Ekinokandin sınıfı diğer tıbbi ilaçlara (örn. kaspofungin) aşırı duyarlılık.
4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
ERAXIS, Candida endokardit, osteomiyelit ya da menenjiti olan hastalarda çalışılmamıştır. Nötropenik hastalarda ERAXIS’in etkililiği limitli sayıda hastada çalışılmıştır (bkz. Bölüm 5.1).
Hepatik etkiler
Hepatik enzimlerde artış sağlıklı gönüllülerde ve anidulafungin ile tedavi edilen hastalarda görülmüştür. Anidulafungin ile eş zamanlı olarak birden fazla ilaçla tedavi gören, altta yatan ciddi tıbbi rahatsızlıkları olan bazı hastalarda klinik açıdan anlamlı hepatik anormallikler ortaya çıkmıştır. Anlamlı karaciğer fonksiyon bozukluğu, hepatit ya da karaciğer yetmezliği gibi vakalar klinik çalışmalarda seyrek olarak görülmüştür. Anidulafungin tedavisi sırasında karaciğer enzimlerinde artış görülen hastalar, kötüleşen hepatik fonksiyon bulgusu açısından takip edilmeli ve anidulafungin tedavisine devam etmenin riskleri/faydalarını saptamak üzere değerlendirilmelidir.
Anafilaktik reaksiyonlar
Anidulafungin kullanımı ile anaflaktik reaksiyonlar (şok dahil) bildirilmiştir. Bu reaksiyonların görülmesi durumunda anidulafungin kullanımı  urdurulmalı ve uygun tedavi uygulanmalıdır.
İnfüzyon ile ilişkili reaksiyonlar
Anidulafungin kullanımı ile kaşıntı, döküntü, kızarma, prurit, dispne, bronkospazm ve hipotansiyon gibi yan etkiler bildirilmiştir. İnfüzyon ile alakalı yan etkiler anidulafungin infüzyon hızının 1,1 mg/dak’yı geçmediği durumlarda seyrektir (bkz. Bölüm 4.8). Anestezikler ile birlikte uygulandığında klinik dışı çalışmalarda infüzyon ile ilişkili reaksiyonların şiddetlenmesi görülmüştür. Bunun klinik yansıması bilinmemektedir. Buna
rağmen anidulafungin anestezik ajanlar ile birlikte kullanılırken dikkatli olunmalıdır. Bu tıbbi ürün 102,5 mg fruktoz içermektedir. Nadir kalıtımsal intolerans problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir. Bu tıbbi ürünün her dozu 1 mmol (23 mg)’dan az sodyum ihtiva eder; yani esasında sodyum içermez.
4.5 Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri
Anidulafungin sitokrom p450 izoenzimlerinin (1A2, 2B6, 2C8, 2C9, 2C19, 2D6, 3A) klinik açıdan anlamlı bir substratı, indükleyicisi veya inhibitörü değildir. İn vitro çalışmalar olası in vivo etkileşimleri tamamen gösteremeyebilir. İlaç etkileşimi çalışmaları, anidulafungin ile birlikte uygulanması olası olan tıbbi ürünler ile gerçekleştirilmiştir. Anidulafungin siklosporin, vorikonazol veya takrolimus ile birlikte uygulandığında herhangi bir tıbbi ürün için doz ayarlaması önerilmemektedir. Anidulafungin için, amfoterisin B veya rifampisin ile birlikte uygulandığında doz ayarlaması
önerilmemektedir.
Pediyatrik popülasyon
Etkileşim çalışmaları sadece yetişkinlerde gerçekleştirilmiştir.
Özel popülasyona ilişkin ek bilgiler
Pediyatrik popülasyon
Etkileşim çalışmaları sadece yetişkinlerde yapılmıştır.
4.6 Gebelik ve laktasyon
Genel tavsiye
Gebelik kategorisi C’dir.
Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)
Doğurma potansiyeli olan kadınlarda etkili doğum kontrol yöntemleri kullanılmalıdır.
Gebelik dönemi
Anidulafunginin gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut değildir.
Hayvanlarda yapılan çalışmalarda üreme toksisitesi gözlenmiştir (bkz. Bölüm 5.3). Anneye yararı fetusun potansiyel riskini açıkça aşmadığı sürece, hamilelik sırasında ERAXIS kullanımı önerilmemektedir.
Laktasyon dönemi
Anidulafunginin insanlarda anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Hayvanlarda mevcut farmakodinamik/toksikolojik veriler sütte anidulafunginin atılımını göstermiştir. Emzirilme dönemindeki bebek için risk göz ardı edilemez. Emzirmeye devam edip etmeme ya da anidulafungin ile tedaviye devam edip etmeme kararı, emzirmenin bebeğe sağladığı fayda ve anidulafunginin anneye sağladığı fayda göz önüne alınarak verilmelidir.
Üreme yeteneği/Fertilite
Dişi ve erkek sıçanlarda yapılan çalışmalarda fertilite üzerinde anidulafunginin bir etkisi gözlenmemiştir. (Bkz. Bölüm 5.3).
4.7 Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler
Geçerli değildir.
4.8 İstenmeyen etkiler
Döküntü, prurit, dispne, bronkospazm, hipotansiyon (yaygın), kızarma, sıcak basması ve ürtiker (yaygın olmayan) gibi infüzyon ile alakalı yan etkiler anidulafunginin kullanıldığı klinik çalışmalarda bildirilmiş olup aşağıda özetlenmektedir (Bkz. Bölüm 4.4).
Aşağıdaki listede, 100 mg anidulafungin alan 840 hastada ilaçla bağlantılı tüm advers olaylar
(MedDRA terimleri), cok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (≥1/1.000 ila <1/100); seyrek (≥1/10.000 ila <1/1.000); çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).karşılık gelen sıklıklarda bildirilmiştir. Her sıklık grubunda, istenmeyen etkiler azalan ciddiyet sırasıyla sunulmaktadır.
Kan ve lenf sistemi hastalıkları
Yaygın olmayan : Koagülopati
Bağışıklık sistemi hastalıkları
Bilinmiyor : Anaflaktik şok, anaflaktik reaksiyonlar*
Metabolizma ve beslenme hastalıkları
Çok yaygın : Hipokalemi
Yaygın : Hiperglisemi
Sinir sistemi hastalıkları
Yaygın : Konvülsiyon, baş ağrısı
Vasküler hastalıklar
Yaygın : Hipertansiyon, hipotansiyon
Yaygın olmayan: Yüz kızarması, sıcak basması,
Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıkları
Yaygın : Bronşiyal spazm, dispne
Gastrointestinal hastalıklar
Çok yaygın: Diyare,mide bulantısı
Yaygın : Kusma
Yaygın olmayan : Üst karın bölgesinde ağrı
Hepatobiliyer hastalıklar
Yaygın : Kandaki alkalin fosfotazda artış, aspartat aminotransferazda artış, alanin aminotransferazda artış, kandaki bilirubin artışı, kolestaz
Yaygın olmayan : Gama-glutamiltransferazda artış
Deri ve derialtı doku hastalıkları
Yaygın : Döküntü, kaşıntı
Yaygın olmayan : Ürtiker
Böbrek ve idrar yolu hastalıkları
Yaygın : Kan kreatinin düzeyinde artış
Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar
Yaygın olmayan : İnfüzyon yerinde ağrı
Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması
Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye Farmakovijilans Merkezi’ ne (TÜFAM) bildirmeleri gerekmektedir (www.titck.gov.tr; e- posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).
4.9 Doz aşımı ve tedavisi
Tüm doz aşımlarında olduğu gibi, gerektiğinde genel destekleyici önlemlerden faydalanılmalıdır. Doz aşımı durumunda bölüm 4.8 istenmeyen etkiler bölümünde bahsedilen yan etkiler görülebilir.
Klinik çalışmalar sırasında, yükleme dozu olarak yanlışlıkla bir kez 400 mg anidulafungin dozu kullanılmıştır. Klinik advers olay bildirilmemiştir. 260 mg’lık bir yükleme dozunun ardından günde 130 mg alan 10 sağlıklı denek üzerinde yapılan bir çalışmada, anidulafungin doz-sınırlayıcı toksisite olmaksızın iyi tolere edilmiş; 10 denekten üçünde geçici, asemptomatik transaminaz yükselmeleri (≤3 x Normal Üst Sınır) görülmüştür. ERAXIS diyaliz edilemez.
5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER
5.1 Farmakodinamik özellikler
Farmakoterapötik grubu: Sistemik kullanılan antimikotikler, diğer antimikotikler
ATC kodu: J02AX06
Etki mekanizması
Anidulafungin yarı sentetik bir ekinokandin, Aspergillus nidulans ‘ın bir fermantasyon ürününden sentezlenen bir lipopeptittir. Anidulafungin memeli hücrelerinde bulunmayan, ama fungal hücrelerde bulunan bir enzim olan 1,3-β-D glukan sentazı seçici olarak inhibe eder. Bu durum fungal hücre duvarının temel bileşeni olan 1,3-β-D-glukanın oluşumunun inhibisyonu ile sonuçlanır. Anidulafungin Candida türlerine karşı fungisidal etkililik ve Aspergillus fumigatus hiflerinin aktif hücre üreme bölgelerine karşı etkinlik göstermiştir.
İn vitro etkililik
Anidulafungin C. albicans, C. glabrata, C. parapsilosis, C. krusei ve C. tropicalis’a karşı in vitro aktivite sergilemiştir. Bu bulguların klinik anlamlılığı için bkz. “Klinik etkililik ve güvenlilik”.
Hedef genin etkin noktalarındaki mutasyonlu izolatlar, klinik başarısızlık veya alevlenmiş enfeksiyonlar ile ilişkili bulunmuştur. Pek çok klinik olgu, kaspofungin tedavisini kapsamaktadır. Ancak hayvanlarla yapılan deneylerde bu mutasyonlar, tüm ekinokandinlere çapraz direnç göstermiş ve bu yüzden bu tip izolatlar, anidulafungin ile daha fazla klinik deneyim elde edilene kadar ekinokandine dirençli olarak sınıflandırılmıştır.
Anidulafunginin, Kandida türlerine karşı olan in vitro aktivitesi hepsinde aynı değildir. Özellikle C. parapsilosis için anidulafunginin minimum inhibitör konsantrasyonu (MİK) değeri diğer Kandida türlerindekinden daha yüksektir.
Kandida türlerinin anidulafungine karşı duyarlılığını ve ilgili açıklayıcı kırılma noktalarını test etmek için Avrupa Antimikrobik Duyarlılık Testleri Komitesi (EUCAST) tarafından standardize bir teknik belirlenmiştir.
Tablo 2. EUCAST Kırılma Noktaları

—————————MİK kırılma noktası (mg/L) ———
Kandida türleri          ≤S (Duyarlı)                     >R (Dirençli)
Candida albicans            0,03                                   0,03
Candida glabrata            0,06                                   0,06
Candida tropicalis          0,06                                   0,06
Candida krusei                0,06                                   0,06
Candida parapsilosis     0,002                                4
Diğer kandida türleri         kanıtlar yetersizdir.
1-C. parapsilosis, hedef gende intrinsik olarak değişikliğe sahiptir ve bu muhtemelen yüksek MİK’lere sebep olan mekanizmadır. Klinik çalışmalarda anidulafunginin C. parapsilosis üzerindeki etkililiği diğer suşlardan istatistiksel olarak farklı olmamıştır, ancak C. parapsilosis türlerine bağlı kandidemilerde ekinokandinler ilk tercih olarak kabul edilmeyebilir.
2 EUCAST, anidulafungin için türle ilgili olmayan kırılma noktaları tespit etmemiştir.
İn vivo etkililik
Parenteral olarak uygulanan anidulafungin immünkompetan ve immünokompromize olan fare ve tavşan modellerinde Candida türlerine karşı etkin olmuştur. Anidulafungin son tedavi alındıktan 24-96 saat aralığında belirlenen bir zamanda hayatta kalmayı arttırmanın yanısıra Candida türlerinin organ yükünü azaltmıştır. Deneysel enfeksiyonlar arasında nötropenik tavşanlarda yaygın C. albicans enfeksiyonu, flukonazole dirençli C. albicans‘lı nötropenik tavşanların özofageal/orofaringeal enfeksiyonu ile flukonazole dirençli C. glabrata’lı nötropenik farelerde yaygın enfeksiyon bulunmaktadır.
Klinik etkililik ve güvenlilik
Kandidemi ve diğer invasif kandidiyazis formları
Anidulafunginin güvenilirlik ve etkinliği kandidemisi olan nötropenik olmayan hastalarda ve derin doku kandida enfeksiyonu veya apse oluşturan bir hastalığı (Candida endokardit, osteomiyelit ya da menenjiti olan hastalar veya C. krusei nedeniyle enfeksiyonu olanlar çalışmaya dahil edilmemiştir.) olan sınırlı sayıdaki hastalarda yapılan pivotal Faz 3, randomize, çift-kör, çok-merkezli, çok-uluslu bir çalışmada değerlendirilmiştir. Hastalar
günde bir kez IV anidulafungin (200 mg’lık yükleme dozunun ardından 100 mg idame dozu) veya IV flukonazol (800 mg’lık yükleme dozunun ardından 400 mg idame dozu) alacak şekilde randomize edilmiştir. Hastalar APACHE II puanı (≤20 ve >20) ve nötropeninin varlığı ya da yokluğuna göre sınıflandırılmıştır. Tedavi en az 14, en fazla 42 gün süreyle uygulanmıştır. Her iki çalışma grubunda yer alan hastaların oral ilacı tolere edebilmeleri, en az 24 saat süreyle ateşlerinin olmaması ve en son kan kültürlerinin Candida türleri için negatif olması koşuluyla en az 10 günlük intravenöz tedavi sonrasında oral flukonazole geçmesine izin verilmiştir. Çalışma ilacından en az bir doz alan ve çalışmaya girmeden önce normalde steril bir yerden Candida türleri için kültürü pozitif çıkmış olan hastalar (modifiye edilmiş tedavi-amaçlı [MITT] popülasyon) IV tedavisinin sonunda primer genel yanıt analizine dahil edilmiştir.
Genel yanıtın başarılı olması için klinik iyileşme ve mikrobiyolojik eradikasyon  gerekmekteydi. Hastalar tüm tedavi sona erdikten sonra da altı hafta süreyle takip edilmiştir.İki yüz elli altı (16 ile 91 yaşları arasında) hasta tedavi görecek şekilde randomize edilmiş ve en az bir doz çalışma ilacı almıştır. Anidilafungin grupta, başlangıçta en çok izole edilen tür C. albicans (%63,8 anidulafungin, %59,3 flukonazol), onu takiben C. glabrata (%15,7,
%25,4), C. parapsilosis (%10,2, %13,6) ve C. tropicalis (%11,8, %9,3)(son üç türün izolatları sırasıyla 20, 13 ve 15) olmuştur. Hastaların çoğunda APACHE II puanları 20’ye eşit ya da 20’den azdır ve çok azı nötropeniktir.
Genel ve çeşitli alt grupları kapsayan aşağıda tablo 1’de verilmiştir.
Tablo 1. MITT popülasyonunda genel başarı: primer ve sekonder sonlanım noktaları
——————————————   Anidulafungin         Flukonazol     Grup farkı a( 95% CI)
IV Tedavi sonu
(1° sonlanım noktası)                     96/127 (%75,6)           71/118 (%60,2)      15,42 (3,9, 27,0)
Sadece Kandidemi                            88/116 (%75,9)          63/103 (% 61,2)     14,7 (2,5, 26,9)
Diğer steril alanlar (b)                    8/11 (% 72,7)              8/15 (% 53,3)                        –
Peritonal sıvı /IA (c) apseler                    6/8                                  5/8
Diğer                                                                   2/3                                  3/7
C. albicansd                                         60/74 (% 81,1)           38/61 (% 62,3)                       –
Albicans olmayan türler(d)          32/45 (% 71,1)             27/45 (% 60,0)                      –
Apache II skoru ≤ 20                        82/101 (%81,2)          60/98 (% 61,2)                      –
Apache II skoru > 20                        14/26 (% 53,8)           11/20 (% 55,0)                       –
Nötropenik olmayan
(ANC, hücre/mm3 >500)                 94/124 (%75,8)      69/114 (%60,5)                      –
Nötropenik
(ANC, hücre/mm3 ≤ 500)                          2/3                                   2/4                                   –
Diğer sonlanım noktalarında
Tüm tedavilerin sonunda            94/127 (%74,0)         67/118 (%56,8)      17.24 (2,9, 31,6) e
2 haftalık takip                                 82/127 (%64,6)        58/118 (%49,2)     15.41 (0,4, 30,4) e
6 haftalık takip                              71/127 (%55,9)          52/118 (%44,1)      11.84 (-3,4, 27,0)e
(a) Anidulafungin eksi flukonazol olarak hesaplanmıştır.
(b) Eşzamanlı kandidemi ile birlikte veya ayrı
(c) Intra-abdominal
(d )Tek temel patojenli hastaları gösteren veriler
(e) %98,3 güven aralığı, ikincil zaman noktalarının çoklu karşılaştırılması için ayarlanmış post hoc
Hem anidulafungin hem de flukonazol kolları ile görülen ölüm oranları aşağıdaki tabloda
verilmiştir.
Tablo 2. Mortalite
————————- ————————–Anidulafungin                  Flukonazol
Tüm çalışma mortalitesi                            29/127 (% 22,8)        37/118 (% 31,4)
Çalışma tedavisi sırasında mortalite        10/127 (% 7,9)           17/118 (%14,4)
Candida enfeksiyonuna bağlı mortalite    2/127 (% 1,6)             5/118 (% 4,2)
Nötropenik Hastalarda Ek Veriler
Mikrobiyolojik olarak doğrulanmış invazif kandidiyazisi bulunan yetişkin nötropenik hastalarda (mutlak nötrofil sayısı ≤ 500 hücre/mm3 ve beyaz kan hücresi (BKH) ≤ 500 hücre/mm3 olarak tanımlanmış veya araştırmacı tarafından başlangıçta nötropenik olarak sınıflandırılmış) anidulafunginin (200 mg intravenöz yükleme dozu ve ardından intravenöz yoldan günde 100 mg) etkililiği, 5 prospektif çalışmadan (kaspofungin ile karşılaştırmalı bir çalışma ve karşılaştırmalı olmayan 4 açık etiketli çalışma) gelen birleştirilmiş verilerin bir analizinde değerlendirilmiştir.
Hastalar, en az 14 gün boyunca tedavi edilmiştir. Klinik açıdan stabil olan hastalarda, anidulafungin ile en az 5 ila 10 gün tedaviden sonra oral azol tedavisine geçişe izin verilmiştir. Analize toplam 46 hasta dahil edilmiştir. Hastaların birçoğunda sadece kandidemi görülmüştür (%84,8; 39/46). Başlangıçta izole edilen en yaygın patojenler C. tropicalis (%34,8; 16/46), C. krusei (%19,6; 9/46), C. parapsilosis (%17,4; 8/46), C. albicans (%15,2; 7/46) ve C. glabrata (%15,2; 7/46) olmuştur. Başarılı global yanıt oranıintravenöz tedavi sonunda (primer sonlanım noktası) 26/46 olurken (%56,5) tüm tedavilerin sonunda 24/46 olmuştur (%52,2). Çalışma sonuna kadar (6 haftalık takip viziti) tüm nedenlere bağlı mortalite 21/46 (%45,7) olarak saptanmıştır.
İnvazif kandidiyazis görülen yetişkin nötropenik hastalarda (başlangıçta mutlak nötrofil sayısı ≤500 hücre/mm3 olarak tanımlanmıştır) anidulafunginin etkililiği prospektif, çift kör,randomize, kontrollü bir çalışmada değerlendirilmiştir. Uygun hastalara anidulafungin (200
mg intravenöz yükleme dozu ve ardından her gün intravenöz yoldan 100 mg) veya kaspofungin (70 mg intravenöz yükleme dozu ve ardından her gün intravenöz yoldan 50 mg) verilmiştir (2:1 randomizasyon). Hastalar, en az 14 gün boyunca tedavi edilmiştir. Klinik açıdan stabil hastalarda, en az 10 gün çalışma tedavisinden sonra oral azol tedavisine geçişe izin verilmiştir. Çalışmaya, mikrobiyolojik olarak invazif kandidiyazisi (MITT  popülasyonu) doğrulanmış toplam 14 nötropenik hasta kaydedilmiştir (11 hasta anidulafungin; 3 hasta kaspofungin). Hastaların çoğunda sadece kandidemi mevcuttur.
Başlangıçta izole edilen en yaygın patojenler C. tropicalis (4 anidulafungin, 0 kaspofungin), C. parapsilosis (2 anidulafungin, 1 kaspofungin), C. krusei (2 anidulafungin, 1 kaspofungin) ve C. ciferrii (2 anidulafungin, 0 kaspofungin) olmuştur. İntravenöz tedavi sonunda başarılı global yanıt oranı (primer sonlanım noktası), anidulafungin için 8/11 (%72,7) ve kaspofungin için 3/3 (%100) olarak saptanmıştır (fark -27,3, %95 GA -80,9, 40,3).
Tüm tedavilerin sonunda başarılı global yanıt oranı ise anidulafungin için 8/11 (%72,7) ve kaspofungin için 3/3 (%100) olmuştur (fark -27,3, %95 GA -80,9, 40,3). Altı haftalık takip vizitine kadar tüm nedenlere bağlı mortalite anidulafungin için (MITT popülasyonu) 4/11 (%36,4) ve kaspofungin için 2/3 (%66,7) olarak saptanmıştır.
İnvazif kandidiyazisi (MITT popülasyonu) ve nötropenisi mikrobiyolojik olarak doğrulanmış hastalar 4 prospektif, açık etiketli, karşılaştırmalı olmayan çalışmadan elde edilen birleştirilmiş verilerin bir analizinde tanımlanmıştır. Anidulafunginin (200 mg intravenöz yükleme dozu ve ardından her gün intravenöz yoldan 100 mg) etkililiği, mutlak nötrofil sayısı ≤ 500 hücre/mm3 veya BKH ≤ 500 hücre/mm3 olarak tanımlanmış 22 hasta veya araştırmacı tarafından başlangıçta nötropenik olarak sınıflandırılmış 13 hasta olmak üzere 35 yetişkin nötropenik hastada değerlendirilmiştir. Tüm hastalar en az 14 gün tedavi edilmiştir. Klinik açıdan stabil hastalarda, anidulafungin ile en az 5 ila 10 gün tedaviden sonra oral azol tedavisine geçişe izin verilmiştir. Hastaların birçoğunda sadece kandidemi görülmüştür(%85,7). Başlangıçta izole edilen en yaygın patojenler C. tropicalis (12 hasta), C. albicans (7 hasta), C. glabrata (7 hasta), C. krusei (7 hasta) ve C. parapsilosis (6 hasta) olmuştur. Başarılı
global yanıt oranı intravenöz tedavi sonunda (primer sonlanım noktası) 18/35 (%51,4) olurken tüm tedavilerin sonunda 16/35 (%45,7) olmuştur. 28. gün itibariyle tüm nedenlere bağlı mortalite 10/35 (%28,6) olarak saptanmıştır. Hem intravenöz tedavi sonunda hem de tüm  tedavilerin sonunda başarılı global yanıt oranı, başlangıçta araştırmacılar tarafından nötropenili olduğu değerlendirilmiş 13 hastada 7/13 (%53,8) olmuştur.
Derin Doku Enfeksiyonu Olan Hastalarda Ek Veriler
Anidulafungin’in (200 mg IV yükleme dozunu takip eden günlük 100 mg IV dozu) mikrobiyolojik olarak kesinleşmiş derin doku kandidiyazisi bulunan erişkin hastalardaki etkililiği, (1’i karşılaştırmalı, 4’ü ise açık etiketli olmak üzere) 5 prospektif çalışmadan elde edilen toplu verilerin analizinde değerlendirilmiştir. Hastalar, en az 14 gün süreyle tedavi edilmiştir. 4 açık etiketli çalışmada oral azol terapisine geçişe, en az 5 ila 10 gün süreli anidulafungin tedavisinin ardından izin verilmiştir. Analize toplam 129 hasta dahil edilmiştir. Hastaların yirmi birinde (%16,3) eş zamanlı kandidemi mevcuttur. Ortalama APACHE II skoru 14,9’dur (aralık: 2 – 44). En yaygın enfeksiyon bölgeleri arasında peritoneal kavite (%54,3; 129’da 70), hepatobiliyer kanal (%7,0; 129’da 9), plevral kavite (%5,4; 129’da 7) ve böbrek (%3,1; 129’da 4) yer almaktadır. Derin doku bölgesinden izole edilen en yaygın patojenler temelde, C. albicans (%64,3; 129’da 83), C. glabrata (%31,0; 129’da 40), C. tropicalis (%11,6; 129’da 15) ve C. krusei (%5,4; 129’da 7)’dir. İntravenöz tedavinin bitimindeki başarılı global yanıt (birincil sonlanım noktası); 6 haftalık takip vizitine kadarki
tüm tedavilerin sonu ve tüm nedenlere bağlı mortalite oranları Tablo 5’te sunulmuştur.
Tablo 5. Derin Doku Kandidiyazis Hastalarında Başarılı Global Yanıta ve Tüm Nedenlere Bağlı Mortalite Oranı – Toplu Analiz
EOIVTb ’de Global Başarı Yanıtı                          MITT Popülasyonu
Genel                                                                                   102/129 (%79,1)
Peritoneal kavite                                                            51/70 (%72,9)
Hepatobiliyer kanal                                                      7/9 (%77,8)
Plevral kavite                                                                  6/7 (%85,7)
Böbrek                                                                              3/4 (%75,0)
EOTb ’de Global Başarı Yanıtı                                94/129 (%72,9)
Tüm Nedenlere Bağlı Mortalite                                 40/129 (%31,0)

a Başarılı global yanıt, hem klinik, hem de mikrobiyolojik yanıt olarak tanımlanmıştır.
b EOIVT, İntravenöz Tedavi Sonu; EOT, Tüm Tedavilerin Sonu
5.2 Farmakokinetik özellikler
Genel özellikler
Anidulafunginin farmakokinetiği sağlıklı denekler, özel popülasyonlar ve hastalarda tanımlanmıştır. Sistemik maruz kalmada denekler arasında düşük bir değişkenlik (varyasyon katsayısı ~%25) saptanmıştır. Kararlı duruma yükleme dozundan (günlük idame dozunun iki katı) sonra birinci günde ulaşılmıştır.
Emilim: IV uygulanan bir preparat olduğundan farmakokinetik özellikleri arasında “emilim” bir inceleme konusu değildir.
Dağılım: Anidulafunginin farmakokinetiği, hızlı bir dağılım yarı-ömrü (0,5-1 saat) ve total vücut sıvısı volümüne benzer bir şekilde 30-50 L’lik bir dağılım hacmi ile tanımlanır. Anidulafungin insan plazma proteinlerine büyük oranda (>99%) bağlanır. İnsanlarda anidulafunginin belirgin
bir dokuya dağılımı ile ilgili çalışma yapılmamıştır. Bu yüzden anidulafunginin serebrosipinal sıvıya (CFS) penetrasyonu ve/veya kan-beyin bariyerini geçmesi konusunda bir bilgi yoktur.
Biyotransformasyon:
Anidulafunginin hepatik metabolizması gözlenmemiştir. Anidulafungin sitokrom P450 izoenzimleri ile klinik açıdan önemli bir substrat, indükleyici ya da inhibitör değildir. Anidulafunginin sitokrom P450 izoenzimleri tarafından metabolize edilen ilaçların metabolizması üzerinde klinik açıdan önemli etki yaratması olası değildir. Anidulafungin fizyolojik ısıda ve pH’da, yavaş bir kimyasal bozunmaya uğrayarak antifungal etkinliği olmayan açık halkalı bir peptit haline gelir. Anidulafungin’in fizyolojik koşullar altında in vitro bozunma yarı-ömrü yaklaşık 24 saattir. In vivo ortamda açık-halkalı ürün daha sonra bozunmuş peptidik ürünlere dönüşür ve ağırlıklı olarak biliyer sistem yoluyla vücuttan dışarı atılır.
Eliminasyon:
Anidulafunginin klerensi yaklaşık 1 L/s’tir. Anidulafunginin plazma konsantrasyon-zaman profilinin büyük bir çoğunluğunu karakterize eden yaklaşık 24 saatlik baskın bir eliminasyon yarı ömrü ile profilin son eliminasyon aşamasını karakterize eden 40-50 saatlik bir son yarıömrü vardır.
Tek-dozlu bir klinik çalışmada, sağlıklı deneklere işaretlenmiş (14C) anidulafungin (~88 mg) uygulanmıştır. Uygulanan radyoaktif dozun yaklaşık %30’u 9 günde dışkıyla atılmış, bunun %10’dan azı bozulmamış ilaçtır. Uygulanan radyoaktif dozun %1’den azı vücuttan idrarla atılmış olup göz ardı edilir bir renal klirens göstermektedir. Anidulafungin konsantrasyonları doz sonrası 6. günde miktarın alt sınırlarına düşmüştür. Doz sonrası 8. haftada, kan, idrar ve dışkıda ihmal edilebilir miktarlarda ilaç-kaynaklı radyoaktivite görülmüştür.
Doğrusallık/ Doğrusal olmayan durum
Anidulafungin geniş bir günlük doz aralığında (15-130 mg) doğrusal farmakokinetik göstermektedir.
Hastalardaki karakteristik özellikler
Mantar enfeksiyonu olan hastalar:
Mantar enfeksiyonu olan hastalarda anidulafunginin farmakokinetiği, popülasyon farmakokinetik analizlerine dayanarak sağlıklı deneklerde  gözlenene benzerdir. 1,1 mg/dk’lık bir infüzyon hızında günlük 200/100 mg’lık bir dozla, kararlı durum tepe (Cmaks) ve çukur konsantrasyonları (Cmin) sırasıyla yaklaşık 7 ve 3 mg/l’ye ulaşabilir ve ortalama kararlı durum EAA değeri yaklaşık 110 mg⋅saat/l’dir.
Vücut ağırlığı:
Her ne kadar ağırlık popülasyon farmakokinetik analizinde klirens açısından değişkenlik kaynağı olarak tanımlansa da, ağırlığın anidulafunginin farmakokinetiği üzerinde düşük oranda klinik önemi vardır.
Cinsiyet:
Sağlıklı erkek ve kadınlarda anidulafunginin plazma konsantrasyonları benzerdir. Çoklu doz hasta çalışmalarında, ilaç klirensi erkeklerde biraz daha hızlı olmuştur (yaklaşık %22).
Yaşlılılar: Popülasyon farmakokinetik analizi medyan klirens değerinin yaşlı grubu (hastalar ≥ 65 yaş, medyan CL = 1,07 l/s) ile yaşlı-olmayan grup (hastalar <65 yaş, medyan CL = 1,22 l/s) arasında biraz farklılık gösterdiğini, ama klirens aralığının benzer olduğunu göstermiştir.
Köken: Anidulafunginin farmakokinetiği beyaz, siyah, Asyalı ve Hispanik ırkta birbirine yakındır.
HIV pozitiflik: Eş zamanlı anti-retroviral tedaviye bakılmaksızın HIV pozitifliğe bağlı doz ayarlaması gerektirmez.
Karaciğer yetmezliği:
Anidulafungin karaciğerde metabolize edilmez. Anidulafunginin farmakokinetiği Child-Pugh sınıfı A, B ya da C karaciğer yetmezliği olan hastalarda incelenmiştir. Anidulafungin konsantrasyonları herhangi bir şiddette karaciğer yetmezliği olan deneklerde artış göstermemiştir. Her ne kadar Child-Pugh sınıfı C karaciğer yetmezliği olan hastalarda EAA değerinde hafif bir azalma gözlenmiş olsa da, bu azalmanın sağlıklı denekler için gözlenen
popülasyon aralığı tahminlerinin içerisinde olduğu bildirilmiştir.
Böbrek yetmezliği: Anidulafunginin ihmal edilebilir bir renal klirensi vardır (<%1). Hafif, orta, şiddetli derecede ya da son dönem (diyalize-bağımlı) böbrek yetmezliği olan hastalarla yapılan klinik bir çalışmada, anidulafunginin farmakokinetiği böbrek fonksiyonları normal olan deneklerde gözlenene benzer olmuştur. Anidulafungin diyaliz edilebilir değildir ve hemodiyaliz zamanına bakılmaksızın kullanılabilir.
Pediyatrik: Günlük dozlar sonrasında anidulafunginin farmakokinetiği nötropenisi olan 24 immünkompromize pediyatrik hastada (2 ile 11 yaş arası) ve adolesan (12 ile 17 yaş arası) hastada araştırılmıştır. Kararlı duruma yükleme dozundan (idame dozunun iki katı) sonraki birinci günde ulaşılmış ve kararlı durum Cmaks ve EAAss dozla orantılı bir şekilde artış göstermiştir. 2 ile 17 yaş arası hastalarda 0,75 ve 1,5 mg/kg/gün’lük günlük idame dozlarının ardından sistemik maruz kalma, sırasıyla 50 ve 100 mg/gün sonrasında yetişkinlerde gözlenene benzer olmuştur.
5.3 Klinik öncesi güvenlilik verileri
Üç aylık çalışmalarda, sıçan ve maymunlarda öngörülen klinik terapötik maruz kalmanın 4 ila 6 katı yükseği dozlarda, enzimlerde yükselme ve morfolojik değişimler içeren karaciğer toksisitesi bulgusuna rastlanmıştır. Anidulafungin ile yapılan in vitro ve in vivo genotoksisite
çalışmalarında genotoksik potansiyel bulgusu görülmemiştir. Hayvanlarda yapılan uzun dönemli çalışmalar anidulafunginin karsinojenik potansiyelini değerlendirmek amacıyla yapılmamıştır.
Sıçanlara anidulafungin verilmesi, erkek ve kadın fertilitesi dahil üreme üzerinde herhangi bir etki göstermemiştir.
Anidulafungin sıçanlarda plasenta duvarını aşmış ve fetal plazmada tespit edilmiştir.
Embriyo-fetus gelişim çalışması 100 mg/gün olarak önerilen terapötik idame dozunun 0,2-2 katı dozlarda sıçanlarda, 1-4 katı dozlarda da tavşanlarda gerçekleştirilmiştir. Test edilen en yüksek dozda anidulafungin sıçanlarda ilaç ile alakalı gelişimsel toksisiteye sebep olmamıştır.
Tavşanlarda gözlenen gelişimsel etkiler (fetus kilolarında biraz azalma) yüksek doz grubunda oluşmuştur, Bu doz aynı zamanda maternal toksisite de yaratmıştır.
Enfekte olmamış yetişkinlerde ve yenidoğan sıçanlarda tek dozdan sonra anidulafunginin  beyindeki konsantrasyonu düşüktür (beyin plazma oranı yaklaşık 0,2).Bunun yanında enfekte olmamış yenidoğan sıçanlarda 5 günlük dozdan sonra beyindeki konsantrasyon artmıştır (beyin plazma oranı yaklaşık 0,7). Yaygın kandidiyazisli tavşanlarda ve CNS kandida enfeksiyonu olan farelerde yapılan çoklu doz çalışmaları anidulafunginin beyindeki fungal yükü azalttığını göstermiştir. Sıçanlara 3 doz seviyesinde anidulafungin verilmiş ve 1 saat içinde ketamin ve ksilizin kombinasyonu kullanılarak uyutulmuşlardır. En yüksek doz alan sıçan grubu anestezi ile şiddetlenmiş infüzyon ile ilişkili reaksiyonlar deneyimlemişlerdir. Orta doz alan sıçan grubunda da benzer reaksiyonlar görülmüş fakat sadece anestezi uygulanmasından sonra bu reaksiyonlar ortaya çıkmıştır. Anestezi varlığında veya yokluğunda en düşük doz alan grupta herhangi bir yan etki görülmemiştir. Ayrıca orta doz alan grupta da anestezi yokluğunda
infüzyon ile ilgili yan etkiler ortaya çıkmamıştır.
6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER
6.1 Yardımcı maddelerin listesi
Fruktoz
Mannitol (E421)
Polisorbat 80 (E433)
Tartarik asit (E334)
Sodyum hidroksit (pH-ayarı için)
Hidroklorik asit (pH-ayarı için)
6.2 Geçimsizlikler
Bu tıbbi ürün, Bölüm 6.6’da belirtilenler dışında diğer tıbbi ürünler ya da elektrolitler ile karıştırılmamalı ya da birlikte verilmemelidir.
6.3 Raf ömrü 36 aydır.
Sulandırılmış çözelti 1 saate kadar 2-25 ºC’de saklanabilir. Seyreltilmiş infüzyon çözeltisi 2-8ºC’de buzdolabında saklanmalıdır ve 24 saat içinde kullanılmalıdır. Dondurmayınız.
6.4 Saklamaya yönelik özel tedbirler
2ºC-8ºC’de buzdolabında saklayınız. 25ºC’ye kadar sıcaklıklara 48 saat maruz kalabilir. Sıcaklık maruziyetinden sonra, toz hemen sulandırılmalı ve Bölüm 4.2.’de belirtilen açıklamalar doğrultusunda seyreltilmelidir. Eğer hemen sulandırılmayacaksa, sıcaklık maruziyetinden sonra toz atılmalıdır.
Mikrobiyolojik açıdan seyreltilmiş infüzyon çözeltisi hemen kullanılmalıdır. Eğer hemen kullanılmayacaksa, önerilen saklama koşulu 2-8ºC’de en fazla 24 saattir.
6.5 Ambalajın niteliği ve içeriği
Her bir ticari kap-kapak sistemi aşağıdaki bileşenlerden oluşur:100 mg infüzyonluk çözelti için toz içeren, elastromerik tıpa ve flip-off kapaklı 30 ml hacminde Tip I flakon
6.6 Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler
Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve “Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.
7. RUHSAT SAHİBİ
Pfizer İlaçları Ltd. Şti.
Muallim Naci Cad. No:55
34347 Ortaköy/İSTANBUL
Tel.: 0 212 310 70 00
Fax.: 0 212 310 70 58

Bir Yorum Yazın