CLIMARA FORTE 25 cm2 /7.8 mg flaster

Endikasyon Bilgisi:

İlacın etken maddesi Estradiol hemihidrat ‘dır. Bu madde östrojenler adı verilen hormon grubuna dahildir. Östrojen, adet döngüsü de dahil olmak üzere kadınlık özelliklerini sağlayan temel kadın seks hormonudur. CLIMARA FORTE 25 cm2 /7.8 mg flaster, menstrual periyodunu en az 1 yıl geçmiş menopozda ya da üreme organlarının alınması sonrası gelişen hormon yetmezliğinin belirtilerinin iyileştirilmesinde ve kemik erimesinin önlenmesi konusunda onaylanmış tıbbi ürünlere tolerans gösterilememesi veya bu tıbbi ürünlerin kullanılmasında sakınca olması durumunda gelecekteki kırık riski yüksek bulunan menopoz sonrası kadınlarda kemik erimesinin önlenmek için kullanılmaktadır.

 

CLIMARA FORTE 25 cm2 /7.8 mg 4 flaster Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

  1. 25 cm2 ’lik 1 adet CLIMARA FORTE flaster 24 saatte nominal 100 mikrogram salgılayan, 7,8 mg estradiol hemihidrat’a eşdeğer 7,6 mg estradiol ihtiva eder. Diğer bileşenler:  Etil oleat, izopropil miristat, gliserol monolaurat ve  akrilat kopolimerdir. CLIMARA FORTE, 4 oval şekilli flaster içeren ambalajlarda kullanıma sunulmuştur.
  2. İlacın etken maddesine veya yukarıdaki diğer bileşenlerine karşı bir alerjiniz (hasssasiyetiniz) var ise; kullanmayınız.
  3. Eğer epilepsi hastalığınız var ise ya da kalp veya böbrek hastalıklarına bağlı olarak sıvı tutulumu, kalıtsal (Herediter) anjiyoödem, hipertansiyon, kan pıhtı riski, otoskleroza bağlı sağırlık, sistemik lupus eritematozus, karaciğer bozukluğu, endometriyal hiperplazi veya endometrioz  hikayesi , safra taşı varlığı, ailede meme kanseri hikayesi, östrojene bağlı büyüyen kanserlerle ile ilgili risk artışı, şeker hastalığı, yüksek kolesterol, iyi huylu rahim tümörleri durumlarından birisi var ise; CLIMARA FORTE flaster bu rahatsızlıkları kötüleştirebilir veya yeniden ortaya çıkmalarına sebep olabilir.
  4. Eğer sebebi belli olmayan vajinal kanamanız var ise ya da kanser hastalığı, kan pıhtılaşma bozukluğu, karaciğerinizde tümör, meme kanseri, yakın tarihte kalp krizi veya felç geçirdiyseniz, bacaktaki veya akciğerdeki kan damarlarında kan pıhtısı oluşumu var ise ya da porfiri rahatsızlığınız var ise: kullanmayınız.
  5. Sizde veya yakın akrabalarınızdan birinin bacaklarındaki veya akciğerlerindeki kan damarlarında tromboz olmuş
    ise yada Sistemik lupus eritematozusunuz, damarlarınızda varis var ise ya da hamilelik dönemi/hamilelik sonrası dönemdeyseniz, kanserseniz, uzun süreli hareketsiz kalıyorsanız veya fazla kiloluysanız; damarlarınızda  kan pıhtısı oluşması riski daha yüksektir.
  6. Bu rahatsızlıklardan birisinin varlığında ve HRT (kadında eksilen hormonları menopoz öncesi dönemdeki
    seviyeye getirmek amaçlı bir tedavi) uygulanması  durumunda, yakın gözlem altında tutulmanız gerekebilir.
  7. Hormon replasman tedavisinin (HRT; kadında eksilen hormonları menopoz öncesi dönemdeki
    seviyeye getirmek amaçlı bir tedavi) kalp krizini engelleyeceğine dair hiçbir kanıt yoktur.
    Östrojen- progestojen HRT alan 60 yaş üstü kadınların kalp hastalığı geliştirme olasılığı, HRT
    almayanlardan biraz daha yüksektir. Rahmi alınmış ve östrojen tedavisi alan kadınların kalp
    rahatsızlığı geliştirme riskinde artış bulunmamaktadır.
  8. Kombine östrojen-progesteron kullanımının ve muhtemelen yalnızca östrojen içeren HRT
    kullanımının meme kanseri riskini artırdığı yönünde kanıtlar vardır. Bu ekstra risk HRT’yi ne
    kadar uzun süre kullandığınıza bağlıdır. Bu ek risk birkaç yıl içinde belirgin hale gelir. Bununla
    birlikte, tedavi kesildikten birkaç yıl sonra (en fazla 5 yıl) normale döner.
    Rahmi alınmış olup 5 yıl süreyle sadece östrojen içeren HRT kullanan kadınlarda meme kanseri
    riskinin artmadığı veya az miktarda arttığı gösterilmiştir.
  9. Östrojenler uzun süre boyunca tek başına kullanıldığında, endometriyum kanser riski
    artmaktadır. CLIMARA FORTE gibi östrojen tedavileri, önceden rahmi alınmamamış kadınlarda tek
    başına kullanılmamalıdır. CLIMARA FORTE kullanıyorsanız ve rahminiz alınmadıysa ilave progesteron
    hormon tedavisine ihtiyacınız olacaktır. CLIMARA FORTE kullanırken sık sık kanama düzensizliğiniz veya sürekli kanamanız oluyorsa, hekiminizi mutlaka bilgilendiriniz.
  10. Memelerinizi düzenli olarak kontrol edin. Aşağıdaki gibi değişiklikler hisseder hissetmez hekiminizle görüşünüz:
    • Ciltte çukurluklar
    • Meme ucunda değişiklikler
    • Gözle görebildiğiniz veya hissedebildiğiniz kitleler
    HRT mamografi görüntülerinin yoğunluğunu artırmakta, bu durum meme kanserinin radyolojik
    olarak saptanmasını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu nedenle hekiminiz diğer meme
    kanseri tarama yöntemlerini kullanmayı tercih edebilir.
  11. Yumurtalık kanseri nadirdir- meme kanserinden daha nadir görülür. Tek başına östrojen veya
    kombine östrojen- projestojen içeren HRT kullanımı yumurtalık kanserindeki hafif bir risk artışı
    ile ilişkilendirilmiştir.
    Yumurtalık kanseri riski yaş ile değişkenlik göstermektedir. Örneğin 50-54 yaş aralığında HRT
    almayan kadınlarda, 5 yıllık süre içerisinde yaklaşık 2000 kadından 2’sine yumurtalık kanseri
    tanısı konulması beklenmektedir. 5 yıl süreyle HRT alan kadınlar için bu sayının 2000
    kullanıcıda yaklaşık 3 vaka olması beklenmektedir. (örn. yaklaşık 1 ekstra vaka)
  12. CLIMARA FORTE’da bulunan hormonlar gibi hormonların kullanımı sırasında veya sonrasında, iyi
    huylu karaciğer tümörleri seyrek olarak, kötü huylu karaciğer tümörleri ise çok seyrek olarak
    görülmüştür. İzole vakalarda, bu tümörlerden karın boşluğuna kanama hayati tehlikeye sebep
    olmuştur. Bu olaylar son derece beklenmedik olmasına rağmen, üst karnınızda kısa sürede
    ortadan kaybolmayan herhangi bir alışılmadık his olursa hekiminize haber veriniz.
  13. CLIMARA FORTE’da bulunan hormonlar gibi hormonların kullanımı sırasında veya sonrasında, iyi
    huylu karaciğer tümörleri seyrek olarak, kötü huylu karaciğer tümörleri ise çok seyrek olarak
    görülmüştür. İzole vakalarda, bu tümörlerden karın boşluğuna kanama hayati tehlikeye sebep
    olmuştur. Bu olaylar son derece beklenmedik olmasına rağmen, üst karnınızda kısa sürede
    ortadan kaybolmayan herhangi bir alışılmadık his olursa hekiminizi bilgilendiriniz.
  14. Kombine östrojen-progesteron ve tek başına östrojen tedavisi iskemik inme riskinde 1,5 kata
    kadar olan artışla ilişkilendirilmektedir. Rölatif risk yaş veya menopozdan itibaren geçen süreye
    göre değişmemektedir. Bununla birlikte, başlangıçtaki inme riski büyük oranda yaşa bağlıdır ve
    HRT kullanan kadınlardaki genel inme riski yaşla birlikte artmaktadır.
  15. CLIMARA FORTE kullanırken aşağıdakilerden herhangi biri oluşursa:
    • Gözlerin beyazlaması veya derinin sararması (sarılık). Bunlar karaciğer hastalığı belirtileri
    olabilir
    • Kan basıncında belirgin artış (belirtileri baş ağrısı, yorgunluk, baş dönmesi olabilir)
    • İlk kez gerçekleşen migren benzeri baş ağrısı.
    • Eğer hamile kalırsanız
    • Eğer aşağıdaki kan pıhtısı belirtilerini fark ederseniz:
    – Bacaklarda ağrılı şişlik ve kızarıklık
    – Ani göğüs ağrısı
    – Solunum güçlüğü
    Diğer durumlar
    • HRT hafıza kaybını önlemez. 65 yaşından sonra HRT kullanmaya başlayan kadınlarda
    hafıza kaybı riskinin daha fazla olduğu yönünde birtakım kanıtlar vardır. Öneri için
    hekiminize danışınız.
    • Yüzünüzde lekelenme olan bölge oluşması (kloazma) bakımından yatkınlığınız varsa,
    CLIMARA FORTE kullanırken güneş ve ultraviyole (mor ötesi) ışınlardan kaçınmalısınız.
    • Kalıtsal anjiyoödem bulunan ve CLIMARA FORTE kullanan kadınlarda belirtiler tekrar ortaya
    çıkabilir veya kötüleşebilir.
    • Kalp veya böbrekle ilgili rahatsızlığınız varsa, hekiminiz sizi dikkatle takip edecektir.
  16. Herhangi bir ameliyat olma durumunuz var ise, hekiminize CLIMARA FORTE kullandığınızı söyleyiniz. Pıhtı oluşum riskini
    azaltmak için ameliyattan yaklaşık 4 ila 6 hafta önce CLIMARA FORTE‘u kullanmayı kesmeniz
    gerekebilir. CLIMARA FORTE ‘u tekrar kullanmaya başlamadan önce hekiminizle görüşünüz.
  17. CLIMARA FORTE hamilelik dönemi  ve emzirme dönemlerinde  kullanılmaz.

 

CLIMARA FORTE 25 cm2 /2 7.8 mg 4 flaster’in Kullanım Şekli :

  1. CLIMARA FORTE de dahil hekimle görüşmeden rastgele ilaç almaktan sakınınız. Hekiminiz bu ilacı nasıl reçete ettiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Tedavi süresince lütfen hekiminizin direktiflerine uyunuz. CLIMARA FORTE ile tedaviniz yalnızca hekiminizin  kararıyla değiştirilmeli veya son verilmelidir.
  2. Her CLIMARA FORTE flasteri kendi koruyucu kesesinin içerisinde
    kapalı olarak gelir. Hiçbir zaman keseyi makasla kesmeyiniz.
    Kesenin içerisindeki flasteri zedeleyebilirsiniz.Keseyi açmak için yazısız tarafı size dönükken dikey olarak
    tutun. Sol üst köşede duran çentikten başlayarak soldan sağa doğru
    keseyi açın.Daha sonra kesenin sağ alt köşesinde bulunan çentikten
    başlayarak, keseyi aşağıdan yukarıya doğru açın. sağ üst köşeden başlayarak kesenin kesik ucunu kendinize
    doğru çekip CLIMARA FORTE flasterini ortaya çıkartın. Kesenin içine tutturulmuş gümüş renkli bir folyo etiket
    göreceksiniz. Bu etiket nemlenmeyi önleyen bir
    koruyucudur. Etiketi yerinden çıkartmayınız. Folyo etiket ilaç
    içermemektedir. Keseyle birlikte atabilirsiniz. Kese ufak
    granüller içerebilir. Bunlar nemi önleyen koruyucudan
    gelmektedir ve flasterin etkinliğiyle ilgisi yoktur.
  3. Flasteri dikkatle yerinden çıkartın.
    • Flasterin saydam sert plastikten yapılmış bir desteğe tutturulduğunu ve flasterin
    kendisinin oval ve saydam olduğunu göreceksiniz.
    Bu saydam, sert destek kısım flasterin yapışkan yüzünü korur.
    Flasteri uygulamadan önce arkadaki destek çıkartılmalı ve desteği
    çıkarttıktan hemen sonra deriye yapıştırılmalıdır. Koruyucu
    tabakayı CLIMARA FORTE’dan bir kerede çıkartın.
  4. Flasterin ilaçlı yarısını deriye bastırın. Sonra geri kalan kısmındaki desteği çıkartın
    ve flasterin tümünü deriye bastırın; arka desteğini atın.
  5. Bel hizasına yapıştırmayın, çünkü giysiler flasteri yerinden oynatabilir. Yapışkan
    yüzeye dokunmamaya özen gösterin. Flasteri temiz, kuru, çatlaksız kalça yüzeyine
    uygulayın. Bu bölgeye pudra ya da losyon sürmeyin. Bunları sürmeniz flasterin iyi
    yapışmasını güçleştirebilir. CLIMARA FORTE flasterini göğüslerinizin üzerine
    yapıştırmayın.
  6. Seçtiğiniz bölgeye flasteri bastırırken tüm flaster yüzeyine,
    özellikle de kenarlara yaklaşık 10 saniye bastırarak flasterin
    altında hava kabarcığı kalmadığından emin olun.
  7. Artık flaster bir hafta süreyle yerinde kalabilir. Yeni flasteri yerleştirme zamanı
    gelene dek 7 gün boyunca gereksinim duyduğunuz östrojeni alacağınızı bilerek
    normal, günlük aktivitelerinizin tümünü yürütebilirsiniz. Kullanmadığımız
    CLIMARA FORTE ambalajları her zaman oda sıcaklığında tutulmalıdır.
    Lütfen dikkat: Bandajlarda olduğu gibi, aşırı sürtünme CLIMARA FORTE flasterini
    yerinden oynatabilir. Banyo ya da duştan sonra kurulanırken ya da giyinip
    soyunurken dikkatli olun.
  8. CLIMARA FORTE flasterini her seferinde değişik deri bölgesine yerleştirin. Aynı deri
    bölgesi 1 haftadan fazla kullanılmamalıdır.
  9. CLIMARA FORTE flasteri etkili bir yapıştırıcı ile hazırlanmaktadır ve çok nadir düşer. Eğer buna
    rağmen düşerse başka bir paket açın ve yeni bir flaster uygulayın. Yeni uygulanan flasteri
    sonraki olağan flaster değiştirme gününüzde değiştirin. Flasterin kenarları hafifçe kalkarsa sert
    basınç uygulayarak yapıştırın.
    Flasterin 7 gün önce tamamlanmadan düştüğü durumlarda flaster tekrar uygulanabilir.
    Gerektiğinde 7 günlük doz aralığının geri kalan kısmı için yeni bir flaster uygulanmalıdır.
  10. CLIMARA FORTE flasterin yüzeyini örten koruyucu şeffaf plastik tabaka kaldırıldıktan sonra flaster
    gövde ya da kalçada kuru, temiz deriye yapıştırılmalıdır. CLIMARA FORTE meme üzerine ya da
    yakınına yapıştırılmamalıdır. Flasterin yapıştırıldığı deri alanı yağlı, tahriş olmuş ya da herhangi
    bir şekilde hasarlı olmamalıdır. Flaster bel hizasına yapıştırılmamalıdır, zira giysilerin
    sürtünmesiyle düşebilir. Otururken flasterin yer değiştireceği bölgelere uygulamadan
    kaçınılmalıdır.
    Flaster, ambalajın açılması ve koruyucu folyonun kaldırılmasından hemen sonra
    yapıştırılmalıdır. Flaster, yaklaşık 10 saniye boyunca, özellikle kenarlarda iyi bir temas
    sağlandığından emin olunarak bastırılmalıdır. Flaster kalkarsa yapışkanlığı korumak için basınç
    uygulanmalıdır.
    Uygulama yerleri en az bir haftalık aralarla değişecek şekilde rotasyona tabi tutulmalıdır.
    Flaster doğru uygulandığında her zamanki gibi duş veya banyo almanız mümkündür. Flaster
    ancak çok sıcak banyo ya da saunada deriden kalkabilir.
    Flasterin deriden düşmesi halinde, 7 günlük tedavi süresinden geriye kalan zaman için yeni bir
    flaster uygulanır.
  11. Geçerli durumda bir hormon replasman tedavisi preparatı almıyor veya kullanmıyorsanız
    CLIMARA FORTE kullanımına hemen başlayabilirsiniz.
    Başka bir hormon replasman tedavisi türü almaktaysanız CLIMARA FORTE uygulamaya tedavinizin
    bitişinin ertesi günü veya hekiminizin belirttiği gün başlayın.
    Halen rahminiz varsa (histerektomi geçirmemişseniz) hekiminiz başka bir hormon
    (progesteron) reçeteleyecektir. Hekiminiz size bu hormonun nasıl kullanılacağını
    açıklayacaktır.
    Tedavi en düşük CLIMARA FORTE dozu ile başlamalıdır. Gerekli görülürse daha yüksek doz
    kullanılmalıdır. Tedaviye başlandıktan sonra belirtilerin düzelmesi için gerekli olan en düşük
    etkin doz en kısa süre boyunca kullanılmalıdır.
  12. CLIMARA FORTE’a başlama:
    Tedavi kesintisiz ya da periyodik olarak verilebilir.
    Sürekli ardışık ya da periyodik tedavinin değiştirilmesi: önceki tedavi rejiminin bitiminin ertesi
    günü tedaviye başlanır.
    Sürekli kullanım için:
    Flasterler kesintisiz olarak haftada bir uygulanmalı, 7 günün sonunda çıkarılmalı ve bir yenisi
    farklı bir uygulama yerine yapıştırılmalıdır.
    Periyodik kullanım için:
    Flasterler periyodik olarak kullanılacaksa; flasterler birbirini izleyen 3 hafta boyunca
    uygulanmalı, bunu yeni bir periyoda başlamadan önce 7 günlük bir ara izlemelidir.
    Bir progesteron eklenmesi:
    Hasta histerektomi (rahmin alınması) geçirmediyse dışarıdan alınan östrojen kullanılmamalıdır.
    Uterusu sağlam olan kadınlarda CLIMARA FORTE  tedavisine her ayın en az 12-14 günü boyunca
    kullanılmak üzere bir progesteron eklenmelidir. Günde 50 mikrogram üzerinde salınım yapan
    flasterler için eklenen progesteronun endometrial koruyucu etkisi gösterilmemiştir. Normal
    olarak progesteron uygulanma periyodu tamamlandıktan 2-3 gün sonra menstürasyona benzer bir
    kanama görülür.
  13. CLIMARA FORTE, gereğinden fazla kullanıldığında bulantı ve kusmaya neden olabilir. Bazı kadınlarda
    kanama görülebilir. Flaster çıkarılmalıdır.
  14. CLIMARA FORTE’u kullanmayı unutursanız:
    Uygulamayı her hafta aynı günde ve aynı zamanda yaparsanız flasteri değiştirmeyi hatırlamak
    çok kolay olacaktır (örneğin, Cumartesi sabahları duştan sonra). Flasteri yapıştırmayı
    unuttuğunuzda hatırladığınız zaman hemen uygulayınız. Daha sonraki flaster normal olarak 7
    günlük doz aralığı ardından kullanılmalıdır.
    Eğer flaster düştüyse veya birkaç gün kullanmayı unutursanız, düzensiz kanama oluşabilir.
  15. CLIMARA FORTE tedavisi sonlandırıldığında oluşabilecek etkiler:
    Menopozun normal belirtilerini tekrar hissetmeye başlayabilirsiniz; sıcak basması, uyku
    sorunları, sinirlilik, baş dönmesi veya vajinal kuruluk olabilir.
    Menapoz sonrası kemik erimesine karşı korumanızı yitirebilirsiniz. Koruma, sadece tedavi
    devam ettiği sürece etkili gibi görünmektedir.
    CLIMARA FORTE tedavisini sonlandırmayı düşünüyorsanız hekiminizle görüşmelisiniz.

 

CLIMARA FORTE 25 cm/2 7.8 mg 4 flaster’in diğer ilaçlarla etkileşimi:

  1. barbitüratlar fenitoin, primidon, karbamezapin okskarbazepin, topiramat, felbamat, rifabutin, rifampisin, ritonavir, nelfinavir, nevirapin, efavirenz, klaritromisin, eritromisin, Sarı kantaron, Greyfurt, griseofulvin, flukonazol, itrakonazol, ketokonazol, virokonazol, verapamil, diltiazem,

 

İlacın Olası Yan Etkileri :

  1. Karın ağrısı , nefes alma zorluğu, ürtiker, yüzde , dudak, boğaz ve dilde şişlik gibi bir durumda acilen hekiminizle irtibat kurunuz.
  2. Aşağıdaki hastalıklar HRT kullanan kadınlarda HRT kullanmayan kadınlara kıyasla daha sık
    bildirilmiştir:
    • Meme kanseri
    • Rahim duvarında anormal oluşum veya kanser (endometriyal hiperplazi veya kanser)
    • Yumurtalık (over) kanseri
    • Bacak veya akciğer damarlarında kan pıhtısı oluşumu (venöz tromboembolizm)
    • Kalp hastalığı
    • İnme
    • HRT’ye 65 yaşından sonra başlanması halinde olası hafıza kaybı
  3. En sık görülen yan etkiler: memede ağrı ve hassasiyet, beklenmeyen zamanlarda ortaya çıkan kanama CLIMARA FORTE’un en sık görülebilen yan etkileridir.
  4. Uygulanan bölgede kızarıklık, kaşıntı, batma hissi veya içi su dolu kabarcıklar ( tahriş ) CLIMARA FORTE’un çok yaygın görülebilen yan etkisidir.
  5. Bulantı
    • Ödem (sıvı tutulumu)
    • Ağrı
    • Kilo artışı
    • Baş ağrısı
    • Depresyon
    • Baş dönmesi
    • Mide gazı
    • Sinirlilik
    • Letarji (derin ve uzun süreli uyku)
    • Terleme artışı
    • Sıcak basması
    • Uygulama yerinde kaşıntı
    • Döküntü
    • Menstruel bozukluk (kanama düzensizliği), vajinal akıntı
    • Vulva/vajinada değişiklikler
    • Halsizlik. Bunlar CLIMARA FORTE’un  yaygın yan etkileridir.
  6. İştah artışı
    • Konstipasyon (kabızlık)
    • Dispepsi (hazımsızlık)
    • İshal
    • Rektal bozukluk (dışkılama bozukluğu)
    • Yorgunluk
    • Anormal laboratuvar testi
    • Asteni (aşırı ölçüde güçten düşme)
    • Ateş
    • Grip-nezle benzeri sendrom
    • Bitkinlik
    • Migren
    • Palpitasyon (kalp çarpıntısı)
    • Yüzeysel flebit (bacaktaki toplardamarların iltihabı)
    • Hipertansiyon (tansiyon yüksekliği)
    • Hiperkolesterolemi (kolesterol yüksekliği)
    • Purpura (cilt altı kanama)
    • Eklem ağrısı
    • Kas krampları
    • Dispne (nefes darlığı)
    • Rinit (burun mukozası iltihabı)
    • Anksiyete (endişe, kaygı)
    • Uykusuzluk
    • Apati (çevre ile anormal derecede ilgisizlik)
    • Emosyonel labilite (duygu değişimi)
    • Konsantrasyon bozukluğu
    • Parestezi (uyuşma, karıncalanma)
    • Libido (cinsel istek) değişikliği
    • Öfori (ruhsal uyarılma hali)
    • Tremor (irade dışı titreme)
    • Ajitasyon (tutarsız aşırı davranış)
    • Akne
    • Alopesi (saç dökülmesi)
    • Deride kuruluk
    • Benign meme neoplazmı (iyi huylu meme tümörü)
    • Memede büyüme
    • Memede hassasiyet artışı
    • Tırnak bozuklukları
    • Deride nodül (deride anormal doku büyümesi)
    • Hirsutizm (kıllanma)
    • İdrar sıklığında/aciliyetinde artış
    • Benign endometrial neoplazmı (iyi huylu rahim tümörü)
    • Endometrial hiperplazi (rahim iç zarı kalınlaşması)
    • Üriner inkontinans (idrar kaçırma)
    • Sistit (mesane iltihabı)
    • İdrarda renk değişikliği
    • Hematüri (idrarda kan görülmesi)
    • Uterus (rahim) bozuklukları
    • Abnormal (normal olmayan) görme
    • Göz kuruluğu. Bunlar  CLIMARA FORTE’un  yaygın olmayan yan etkileridir.
  7. Karın ağrısı veya şişkinlik
    • Deri veya gözlerde sararma(sarılık)
    • İltihabi deri döküntüleri,
    • Memede ağrı
    • Fibroidler (rahim duvarında veya ona yapışık olarak gelişen iyi huylu bir tümörler) Bunlar CLIMARA FORTE’un sıklığı bilinmeyen yan etkileridir.
  8. • Beyne ya da beynin bir bölümüne yeterli oksijen gitmemesi
    • Karın ağrısı, şişkinlik, deri veya gözlerde sararma (sarılık)
    • Kontakt dermatit (bir tür deri hastalığı)
    • Fibroidler (iyi huylu rahim uru)  Bunlar sağlık mesleği mensupları tarafından kaydedilen ek yan etkilerdir.
  9. Aşağıdaki yan etkiler diğer HRT’lerle bildirilmiştir:
    • Safra kesesi hastalığı
    • Deriyle ilgili çeşitli bozukluklar:
    • “Gebelik maskesi” olarak bilinen, özellikle yüz veya boyunda oluşan renk
    değişikliği (kloazma)
    • Ağrılı kırmızımsı cilt bezeleri (eritema nodozum)
    • Hedef tahtası şeklinde kırmızılık veya yaralarla döküntü (eritema multiforme)
    Herediter anjiyoödemi (eller, ayaklar, yüz, solunum yolu geçitleri gibi vücudun çeşitli
    kısımlarında şişlik) olan kadınlarda CLIMARA FORTE’daki estradiol hormonu herediter
    anjiyoödem belirtilerini başlatabilir veya kötüleştirebilir.
    Bazı çalışmalarda yumurtalık kanseri HRT (yalnızca östrojen veya kombine östrojen- progestin HRT) kullanmış kadınlarda biraz daha sık gözlemlenmiştir. Risk uzun süreli kullanım (birkaç yıl) ile daha ilişkili olabilir.

 

İlaç Etken Maddesi: Estradiol hemihidrat
İlaç Marka İsmi: CLIMARA FORTE 7.8 mg/25 cm2 transdermal flaster
Sırasıyla; Ürogenital sistem ve cinsiyet hormonları, Genital sistem modülatörleri, Estrogenler, Natürel ve semisentetik estrogenler , estrodiol olarak sınıflandırılmış şekilde, G03CA03 ATC koduyla İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundaki ruhsatlı ilaçlar arasında yer alır. Eczaneden normal reçeteyle alabileceğiniz CLIMARA FORTE ithal bir ilaç olup, ruhsatı Bayer Türk Kimya San. Ltd. Şti.’ne aittir. CLIMARA FORTE kullanma talimatı (ilaç prospektüsü) ve CLIMARA FORTE 25 cm2 /7.8 mg flaster’e ait kısa ürün bilgisi (ne ilacıdır; ilaca başlamadan önce bilinmesi gerekenler; kullanımının emziren veya hamile olanlarda uygun olup olmadığı;  ilaç etkileşimi, kontrendikeleri; saklama koşulları; uygulama biçimi; dozaj bilgileri; istenmeyen (yan) etkilerde yapılacaklar ve tavsiyeler)
İlaç ruhsat sahibi: Bayer Türk Kimya San. Ltd. Şti.
Adres :Fatih Sultan Mehmet Mah. Balkan Cad. No: 53
34770 Ümraniye/İstanbul
Tel: (0216) 528 36 00-Faks: (0216) 645 39 50

CLIMARA FORTE 25 cm2 /7.8 mg kullanma talimatı (ilaç prospektüsü)

CLIMARA FORTE 25 cm2 -7.8 mg kullanma talimatı (ilaç prospektüsü)

CLIMARA FORTE 25 cm2 /7.8 mg kısa ürün bilgisi

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI
CLIMARA® FORTE 7.8 mg/25 cm2 transdermal flaster
2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM
Etkin madde: 24 saatte nominal 100 mikrogram salgılayan, 7,6 mg estradiol (7,8 mg estradiol
hemihidrat’a eşdeğer) içeren 25 cm2
’lik flaster
Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.
3. FARMASÖTİK FORM
Yapışkan akrilat matriksinde estradiol içeren flasterden oluşan transdermal taşıma sistemi.
Flasterden transdermal salım 7 gün devam eder.
Sistemin aktif maddesi estradioldür. Sistemin diğer bileşenleri farmakolojik olarak aktif
değildir.
Oval transdermal flaster; aktif maddeyi transparan taşıyıcı bir film tabakasında içeren yarı
saydam homojen matrikslidir.
4. KLİNİK ÖZELLİKLER
4.1. Terapötik endikasyonlar
• 1 yıldan fazla bir süredir menopozdaki kadınlarda östrojen eksikliğinin hormon replasman
tedavisinde (HRT)
• Osteoporozun önlenmesi konusunda onaylanmış tıbbi ürünlere tolerans gösterilememesi
veya kontrendike olması durumunda kırık riski yüksek olan postmenopozal kadınlarda
osteoporozun önlenmesi
4.2. Pozoloji ve uygulama şekli
HRT başlatıldığında hormonal kontrasepsiyon durdurulmalı ve hastaya, gerekirse, hormonal
olmayan kontraseptif önlemleri alması önerilmelidir.
Pozoloji / uygulama sıklığı ve süresi:
Klimakterik semptomların kontrolü
Tedavi en düşük CLIMARA dozu ile başlamalıdır. Gerekli görülürse daha yüksek doz
kullanılmalıdır. Tedaviye başlandıktan sonra semptomların düzelmesi için gerekli olan en
düşük etkin doz en kısa süre boyunca kullanılmalıdır.
Osteoporozun önlenmesi
Postmenopozal kemik kaybının önlenmesi için tedaviye menopozdan sonra mümkün olduğu
kadar erken başlanmalıdır. Tedavi bireysel gereksinimlere göre ayarlanmalıdır. Uzun süreli
tedavi önerilir.
CLIMARA FORTE tedavisine başlama:
Tedavi kesintisiz ya da siklik olarak verilebilir.
Sürekli ardışık ya da siklik tedavinin değiştirilmesi:
Önceki tedavi rejiminin bitiminin ertesi günü tedaviye başlanır.
Doz
Sürekli kullanım için:
Flasterler kesintisiz olarak haftada bir uygulanmalı, 7 günün sonunda çıkarılmalı ve bir yenisi
farklı bir uygulama yerine yapıştırılmalıdır.
Periyodik kullanım için:
Flasterler siklik olarak da kullanılabilir. Bu tercih edildiğinde flasterler birbirini izleyen 3
hafta boyunca uygulanmalı, bunu yeni bir siklusa başlamadan önce 7 günlük bir ara
izlemelidir.
Bir progestajen eklenmesi
Hasta histerektomi geçirmediyse dışarıdan alınan östrojen kullanılmamalıdır. Uterusu sağlam
olan kadınlarda CLIMARA FORTE tedavisine her ayın en az 12-14 günü boyunca
kullanılmak üzere bir progestajen eklenmelidir. Önceden endometriozis tanısı konmadıysa,
histerektomili kadınlarda progestajen ilavesi tavsiye edilmemektedir.
Normal olarak progestajen uygulanma periyodu tamamlandıktan 2-3 gün sonra menstrüasyona
benzer bir kanama görülür.
Uygulama şekli:
CLIMARA FORTE flasterin yüzeyini örten koruyucu şeffaf plastik tabaka kaldırıldıktan
sonra flaster gövde ya da kalçada kuru, temiz deriye yapıştırılmalıdır. CLIMARA FORTE
meme üzerine ya da yakınına yapıştırılmamalıdır. Flasterin yapıştırıldığı deri alanı, yağlı,
tahriş olmuş ya da herhangi bir şekilde hasarlı olmamalıdır. Flaster bel hizasına
yapıştırılmamalıdır, zira giysilerin sürtünmesiyle düşebilir. Otururken flasterin yer
değiştireceği bölgelere uygulamadan kaçınılmalıdır.
Flaster, ambalajın açılması ve koruyucu folyonun kaldırılmasından hemen sonra
yapıştırılmalıdır. Flaster, yaklaşık 10 saniye boyunca, özellikle kenarlarda iyi bir temas
sağlandığından emin olunarak bastırılmalıdır. Flaster kalkarsa yapışkanlığı korumak için
basınç uygulanmalıdır.
Uygulama yerleri en az bir haftalık aralarla değişecek şekilde rotasyona tabi tutulmalıdır.
Flaster doğru uygulandığında her zamanki gibi duş veya banyo almanız mümkündür. Flaster
ancak çok sıcak banyo ya da saunada deriden kalkabilir.
Unutulan ya da kaybolan flasterler
– Flasterin 7 gün tamamlanmadan önce düştüğü durumlarda flaster tekrar uygulanabilir.
Gerektiğinde 7 günlük doz aralığının geri kalan kısmı için yeni bir flaster uygulanmalıdır.
– Hasta flasteri yapıştırmayı unuttuğunda hatırladığı zaman hemen uygulamalıdır. Daha
sonraki flaster normal olarak 7 günlük doz aralığı ardından kullanılmalıdır.
Eğer flaster düşerse veya birkaç gün kullanımı unutulursa, düzensiz kanama oluşabilir.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:
Karaciğer yetmezliği:
CLIMARA FORTE özel olarak karaciğer yetmezliği olan hastalarda çalışılmamıştır.
Karaciğer işlevleri bozuk olan kadınlarda kullanım için bkz. Bölüm 4.4.
CLIMARA FORTE özel olarak böbrek yetmezliği olan hastalarda çalışılmamıştır. Böbrek
yetmezliği olan hastalarda doz ayarlamasını gerektirecek veri bulunmamaktadır.
Pediyatrik popülasyon:
CLIMARA FORTE’un çocuklarda ve ergenlerde kullanım endikasyonu yoktur.
Geriyatrik popülasyon:
Yaşlı hastalarda doz ayarlamasını gerektirecek veri bulunmamaktadır. 65 yaş ve üzerindeki
kadınlarda dikkatli kullanılmalıdır. Kullanım için bkz. Bölüm 4.4.
4.3. Kontrendikasyonlar
Aşağıdaki koşulların varlığında HRT’ye başlanmamalıdır. HRT kullanımı sırasında bu
koşullardan herhangi birinin ortaya çıkması durumunda tedavi derhal kesilmelidir:
• Gebelik ve laktasyon
• Tedavi edilmemiş endometrial hiperplazi
• Tanı konmamış anormal genital kanama
• Meme kanseri ya da şüphesi, ya da geçmişte geçirilmiş olması
• Seks hormonlarından etkilenen premalign durumlar veya malign hastalık ya da şüphesi,
(örn. endometrial kanser)
• Karaciğer tümörü varlığı ya da öyküsü (benign veya malign), akut karaciğer hastalığı
• Aktif ya da akut arteriyel tromboembolizm (örn. miyokard enfarktüsü, inme, angina)
• Aktif derin ven trombozu, tromboembolik bozukluklar veya bunlara ilişkin
belgelendirilmiş öykü
• Yüksek venöz ve arteriyel tromboz riski
• CLIMARA FORTE flaster bileşenlerinden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık
• Porfiria
• Bilinen trombofilik bozukluklar (örn. protein C, protein S veya antitrombin eksikliği; bkz.
Bölüm 4.4.)
4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
Aşağıda belirtilen koşullar/risk faktörleri mevcutsa ya da kötüleşirse, HRT başlanmadan ya da
devam edilirken bireysel bir yarar/risk analizi en azından her yıl yapılmalı ve faydaları
risklerinden fazla olduğu sürece kullanılmalıdır.
Risk faktörleri kombinasyonu olan veya tekil bir risk faktörünü daha yüksek şiddette
sergileyen kadınlarda artan sinerjik tromboz riski potansiyeli dikkate alınmalıdır. Bu artan
risk basit bir kümülatif faktör riskinden daha yüksek olabilir. HRT negatif risk fayda
değerlendirmesi halinde reçetelendirilmemelidir.
Venöz tromboemboli
Gerek randomize kontrollü, gerek epidemiyolojik çalışmalar, venöz tromboembolizm (VTE)
(derin ven trombozu veya pulmoner emboli) gelişmesine ilişkin rölatif bir risk (RR) artışını
işaret etmektedir. Venöz tromboemboli riski taşıyan kadınlarda HRT tedavisi önerilirken
yarar/risk oranı hasta ile dikkatle değerlendirilmelidir.
VTE için genellikle tanımlanan risk faktörleri; bireysel öykü, aile öyküsü (birinci derece
akrabalarda nisbeten erken yaşlarda ortaya çıkan VTE, genetik bir dispozisyona işaret
edebilmektedir), sistemik lupus eritematozus, aşırı şişmanlık (VKI >30 kg/m2
), uzun süreli
immobilizasyon, gebelik / postpartum dönemi ve kanserdir. VTE riski yaşla birlikte de
artmaktadır. VTE’de variköz venlerin olası rolü ile ilgili bir görüş birliği bulunmamaktadır.
VTE riski uzun süreli immobilizasyon, majör elektif veya travma sonrası cerrahi girişim ya da
majör travma ile geçici olarak artabilir. Olayın durumuna ve immobilizasyonun süresine bağlı
olarak HRT uygulamasına geçici olarak ara verilebilir.
Trombotik bir olaya ilişkin bulgular ya da şüphesi söz konusu olduğunda tedavi derhal
durdurulmalıdır.
VTE kişisel öyküsü olmayan, ancak birinci derece akrabasında erken yaşta tromboz öyküsü
olan kadınlarda, kısıtlamaları (trombofilik kusurların sadece bir bölümü taramayla
belirlenebilmektedir) hususunda dikkatli bir danışmanlıktan sonra tarama önerilebilir. Aile
bireylerinde trombozla ayrılan bir trombofilik kusur belirlenirse veya kusur ‘ciddi’ ise (örn.,
antitrombin, protein S veya protein C eksiklikleri ya da kusurların bir kombinasyonu) HRT
kontrendikedir.
Koroner arter hastalığı (KAH)
Randomize kontrollü araştırmalarda önceden KAH bulunan ya da bulunmayan ve kombine
östrojen-progestajen veya yalnızca östrojen içeren HRT kullanan kadınlarda miyokard
enfarktüsüne karşı koruma sağlanmasıyla ilgili kanıt elde edilmemiştir.
Kombine östrojen-progestajen tedavisi
Kombine östrojen-progestajen HRT kullanımı sırasında bağıl KAH riski hafif artış
göstermektedir. Temel mutlak KAH riski önemli ölçüde yaşa bağlı olduğu için, östrojenprogestajen kullanımına bağlı fazladan KAH vakalarının sayısı menopoz dönemine yaklaşan
sağlıklı kadınlarda çok düşüktür, ancak yaş ilerledikçe artacaktır.
Sadece östrojen içeren tedavi
Randomize kontrollü çalışmalarda sadece östrojen içeren tedavi alan histerektomi yapılmış
kadınlarda KAH bakımından herhangi bir risk artışı saptanmamıştır.
Arteriyel tromboemboli
Kesintisiz konjuge kısrak östrojenleri (KKE) ve medroksiprogesteron asetat (MPA)
kombinasyonu ile yapılmış büyük iki klinik çalışma, kullanımın ilk yılında koroner kalp
hastalığı için olası bir risk artışı göstermiş, sonraki kullanım süresince ise herhangi bir fayda
belirlenmemiştir. Sadece KKE’in kullanıldığı diğer bir klinik çalışmada ise 50-59 yaşları
arasındaki kadınlardaki koroner kalp hastalığı oranlarında potansiyel bir azalma görülmesine
karşın, çalışmaya katılan tüm popülasyon değerlendirildiğinde ek yarar sağladığı
gösterilmemiştir. KKE’in tek başına veya MPA ile kombine uygulandığı iki büyük klinik
çalışmada sekonder bir bulgu olarak inme riskinde %30-40 artış bulunmuştur. Bu bulguların
diğer hormon replasman tedavisi ürünleri veya oral olmayan uygulama yolları için geçerli
olup olmadığı belli değildir.
Endometriyal hiperplazi ve karsinom
• Uterusu sağlam olan kadınlarda uzun süreli östrojen uygulamasıyla endometriyal
hiperplazi ve karsinom riski artmaktadır. Yalnızca östrojen kullananlarda endometriyal
kanser bakımından kullanmayanlara kıyasla bildirilen artış, tedavi süresi ve östrojen
dozuna bağlı olmak üzere 2 ila 12 kat daha fazladır (bkz. Bölüm 4.8). Tedavinin
kesilmesinden sonra risk en az 10 yıl süreyle yüksekliğini koruyabilmektedir.
• En az ayda 12 gün/28 günlük döngü şeklinde siklik olarak progestajen eklenmesi veya
sürekli olarak kombine östrojen-progestajen tedavisi uygulanması, histerektomi
uygulanmamış olan kadınlarda yalnızca östrojen içeren HRT ile ilişkili risk artışını
önlemektedir.
• Oral doz olarak 2 mg’den fazla estradiol, 0,625 mg’den fazla konjuge kısrak östrojenler ve
50 mikrogram/gün’den fazla bantlar için eklenen progestajenlerin endometriyal güvenliliği
belirlenmemiştir.
• Tedavinin ilk aylarında beklenmeyen kanama ve lekelenme olabilmektedir. Beklenmeyen
kanama veya lekelenmenin tedavide belli bir süre geçtikten sonra ortaya çıkması ya da
tedavi bırakıldıktan sonra devam etmesi halinde, bu durumun nedeni endometriyal
malignitenin dışlanması için endometriyal biyopsi dahil olabilecek şekilde araştırılmalıdır.
• Progestajen ile karşılanmayan östrojen stimülasyonu rezidüel endometriyozis odaklarında
premalign veya malign dönüşüme yol açabilmektedir. Bu nedenle, endometriyozis
nedeniyle histerektomi uygulanmış olan kadınlarda rezidüel endometriyozis varsa,
östrojen replasman tedavisine progestajen eklenmesi düşünülmelidir.
Meme kanseri
Genel kanıtlar kombine östrojen-progestajen ve muhtemelen yalnızca östrojen içeren HRT
kullanan kadınlarda HRT kullanma süresine bağlı olmak üzere meme kanseri riskinde artış
olduğunu ileri sürmektedir.
Kombine östrojen-progestajen tedavisi
Randomize plasebo kontrollü bir araştırma olan Women’s Health Initiative (WHI) çalışması
ve epidemiyolojik çalışmalar kombine östrojen-progestajen içeren HRT kullanan kadınlarda
meme kanseri bakımından yaklaşık 3 yıl sonunda belirgin hale gelen bir risk artışı bulunduğu
konusunda tutarlılık sergilemektedir (bkz. Bölüm 4.8).
Özellikle kombine östrojen-progestajen tedavisi şeklindeki HRT mamografi görüntülerinin
yoğunluğunu artırmakta, bu durum meme kanserinin radyolojik olarak saptanmasını olumsuz
yönde etkileyebilmektedir.
Sadece östrojen içeren tedavi
WHI çalışmasında sadece östrojen içeren tedavi alan histerektomi yapılmış kadınlarda meme
kanseri bakımından herhangi bir risk artışı saptanmamıştır. Gözlemsel çalışmalarda
çoğunlukla meme kanseri tanısı alma bakımından hafif bir artış olduğu, ancak bu artışın
östrojen-progestajen kombinasyonu kullananlardaki riske kıyasla önemli ölçüde düşük olduğu
bildirilmiştir (bkz. Bölüm 4.8).
Bu risk fazlalığı kullanımın ilk birkaç yılı içinde belirgin hale gelmekle birlikte, tedavinin
kesilmesinden birkaç yıl sonra (en fazla beş yıl) başlangıç değerine dönmektedir.
Over kanseri
Over kanseri, meme kanserinden daha nadir görülür. 52 epidemiyolojik çalışmanın metaanalizi, genel over kanseri teşhisi konulma riskinin, hiç HRT kullanmamış kadınlara kıyasla
HRT kullananlarda biraz daha artış gösterdiğini bildirmiştir (ileri dönük çalışmalar: RR 1,20,
%95 GA 1,15-1,26; birleştirilmiş tüm çalışmalar: RR 1,14, %95 GA 1,10-1,19). Halihazırda
HRT kullanan kadınlarda over kanseri riski çok daha fazla artmıştır (RR 1,43, %95 GA 1,31-
1,56). Bu geniş meta analizden elde edilen epidemiyolojik kanıtlar, tek başına östrojen veya
kombine östrojen- projestojen içeren HRT ürünlerini kullanan kadınlarda 5 yıl içerisinde
belirgin hale gelen ve kesildikten sonra zamanla azalan hafif bir risk artışı göstermektedir.
WHI (Woman Health Initiative) çalışması dahil diğer bazı çalışmalar, kombine HRT
kullanımının benzer veya biraz daha düşük bir risk ile ilişkili olabileceğini ileri sürmektedir
(bkz. Bölüm 4.8).
Karaciğer tümörü
CLIMARA FORTE flasterin içerdiğine benzer hormonal etkili maddelerin kullanımı sonucu
nadir olgularda iyi huylu, çok nadiren de malign karaciğer tümörleri gözlemlenmiştir. İzole
olgularda, bu tümörler yaşamı tehdit eden karın içi kanamalara yol açmıştır.
Safra kesesi
Östrojenlerin safranın litojenitesini artırdığı bilinir. Bazı kadınlar östrojen tedavisi sırasında
safra kesesi hastalığına eğilimlidir.
Demans
Klinik çalışmalardan elde edilen bulgular, KKE içeren ürünlerin yaşları 65 ve daha yüksek
olan kadınlarda başlanmasının hormon tedavisinin olası demans riskini artırabileceğine dair
sınırlı kanıt vermektedir. Diğer çalışmalarda gözlendiği gibi tedavi erken menopoz döneminde
başlatılırsa bu risk azalabilir. Bu bulguların diğer HRT ürünlerine uyarlanabilirliği
bilinmemektedir.
İnme
Kombine östrojen-progestajen ve tek başına östrojen tedavisi iskemik inme riskinde 1,5 kata
kadar olan artışla ilişkilendirilmektedir. Rölatif risk yaş veya menapozdan itibaren geçen
süreye göre değişmemektedir. Bununla birlikte, başlangıçtaki inme riski büyük oranda yaşa
bağlıdır ve HRT kullanan kadınlardaki genel inme riski yaşla birlikte artmaktadır (bkz Bölüm
4.8).
İzlem gerektiren durumlar:
Aşağıdaki durumlardan herhangi birinin bulunması, önceden ortaya çıkmış olması ve/veya
gebelik ya da önceki hormon tedavisi sırasında alevlenmesi durumunda hasta yakından
izlenmelidir. CLIMARA FORTE tedavisi sırasında bu durumların tekrarlayabileceği ya da
alevlenebileceği dikkate alınmalıdır:
– Leiomyom (uterin fibroidleri) ya da endometriozis
– Tromboembolik bozukluk öyküsü ya da risk faktörleri (aşağıya bakınız)
– Östrojene bağımlı tümör için örneğin meme kanseri için birinci derece kalıtım gibi risk
faktörleri
– Hipertansiyon
– Karaciğer bozuklukları (örn. karaciğer adenomu)
– Vasküler tutulumu olan/olmayan Diabetes mellitus
– Kolelitiazis
– Migren ya da (şiddetli) baş ağrısı
– Sistemik lupus eritematozus
– Endometrial hyperplazi öyküsü (aşağı bakınız)
– Epilepsi
– Astım
– Otoskleroz
– Herediter anjiyoödem
Tedavinin ani kesilme nedenleri:
Tedavi bir kontendikasyon saptanması halinde ve aşağıdaki durumlarda kesilmelidir:
– Sarılık ya da karaciğer fonksiyonlarının kötüleşmesi
– Kan basıncında anlamlı artış
– Yeni başlangıçlı migren tipi baş ağrısı
– Gebelik
Diğer durumlar
• Önceden hipertrigliseridemili kadınlar östrojen ya da hormon replasman tedavisi sırasında
yakından izlenmelidir; bu durumda nadir olarak artmış plazma trigliseritlerinin
pankreatite yol açtığı bildirilmiştir.
• Östrojen er tiroid bağlayıcı globulin (TBG) artışına yol açarak proteine bağlı iyot (PBI),
T4 düzeyi (kolon ya da radyoimmünolojik tayin ile) ya da T3 düzeyi (radyoimmünolojik
tayin ile) ile ölçülen total tiroid hormonunun artmasına neden olur. T3 rezin alımındaki
azalma ise TBG artışını yansıtır. Serbest T4 ve serbest T3 konsantrasyonları değişmez.
Serumdaki diğer bağlayıcı proteinler artabilir; kortikoid bağlayıcı globulin (CBG) ve
cinsiyet hormon bağlayıcı globulin (SHBG) kortikosteroid ve cinsiyet steroidlerinin
dolaşımdaki düzeylerinin artışına yol açar. Serbest ya da biyolojik aktif hormon
konsantrasyonları değişmez. Diğer plazma proteinleri artabilir (anjiyotensinojen/renin
substratı, alfa-I-antitripsin, seruloplazmin).
• Kloazma özellikle kloazma gravidarum öyküsü olan kadınlarda ortaya çıkabilir. Kloazma
eğilimi olan kadınlarda HRT kullanımı sırasında güneşe ya da ultraviole ışınına maruziyet
en az düzeye düşürülmelidir.
• Östrojen sıvı tutulmasına sebep olabilir. Bu nedenle, kardiyak ve renal fonksiyon
bozukluğu olan hastalar dikkatle gözlenmelidir.
• HRT kullanımı bilişsel işlevlerde iyileşme sağlamaz. Kombine veya yalnızca östrojen
içeren HRT kullanmaya 65 yaşından sonra başlayan kadınlarda olası demans riskinin
artmasıyla ilgili birtakım kanıtlar bulunmaktadır.
Hastada prolaktinoma bulunması halinde yakın tıbbi gözetim (prolaktin seviyelerinin
periyodik ölçümleri dahil) yapılması gerekmektedir.
Hormon replasman tedavisi başlatılmadan ya da yeniden uygulanmadan önce bölüm 4.3
Kontrendikasyonlar ve 4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri kılavuzluğunda eksiksiz bir
tıbbi öykü alınmalı, fizik muayene yapılmalı ve periyodik olarak tekrar edilmelidir. Bu
incelemelerin sıklığı ve yapısı yerleşik uygulama kılavuzlarına temellendirilmeli ve her bireye
göre uyarlanmalıdır, ancak genel olarak rutin servikal sitoloji de dahil olmak üzere pelvik
organları, batın, meme ve kan basıncı kontrolünü kapsamalıdır.
4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri
Potansiyel etkileşimleri belirlemek için eş zamanlı kullanılan ilaçların reçete bilgilerine
bakılmalıdır.
Diğer tıbbi ürünlerin CLIMARA FORTE’ye etkileri:
Seks hormonlarının klirensini artıran maddeler (enzim indüksiyonuyla azalan etkililik),
örneğin:
Östrojenlerin metabolizması, antikonvülzsanlar (örn. barbitüratlar, fenitoin, primidon,
karbamezapin) ve antiinfektifler (örn. rifampisin, rifabutin, nevirapin, efavirenz) ve ayrıca
muhtemel olarak felbamat, griseofulvin, okskarbazepin, topiramat, ve St. John’s wort (Sarı
kantaron) içeren bitkisel ürünler gibi ilaç metabolize eden enzimleri özellikle sitokrom P450
enzimlerini indüklediği bilinen maddelerle eş zamanlı kullanım ile artabilir.
Transdermal uygulamada karaciğerdeki ilk geçiş etkisi önlenmiş olur ve bu nedenle
transdermal uygulanan östrojenler oral hormonlara göre enzim indükleyicilerden daha az
etkilenebilir.
Klinik olarak, artan östrojen ve progestajen metabolizması etkinin azalmasına ve uterus
kanama profilinde değişikliklere yol açabilir.
Enzim indüksiyonu birkaç günlük tedaviden sonra gözlemlenebilir. Maksimal enzim
indüksiyonu genellikle birkaç hafta içinde görülür. İlaç tedavisi kesildikten sonra enzim
indüksiyonu yaklaşık 4 haftaya kadar sürebilir.
Seks hormonlarının klirensi üzerinde değişken etkileri olan maddeler:
Birçok HIV proteaz inhibitörü ve non-nükleosit ters transkriptaz inhibitörü kombinasyonları,
HCV proteaz inhibitörü kombinasyonların içeren cinsiyet hormonlarıyla birlikte
uygulandığında, östrojen ve progestinin plazma konsantrasyonlarını artırabilir veya
azaltabilir. Bu değişiklikler bazı olgularda klinik olarak ilgili olabilir.
Seks hormonlarının klirensini azaltan maddeler (enzim inhibitörleri)
Azol antifungaller (ör. flukonazol, itrakonazol, ketokonazol, vorikonazol), verapamil,
makrolidler (ör. klaritromisin, eritromisin), diltiazem ve greyfurt suyu gibi güçlü ve orta
derece CYP3A4 inhibitörleri östrojen veya progestinin veya her ikisinin plazma
konsantrasyonlarını artırabilir.
Alkolle etkileşim
HRT kullanımı sırasında akut alkol alımı, kandaki estradiol düzeylerinde artmaya neden
olabilir.
Diğer etkileşim şekilleri
Laboratuvar Testleri
Seks steroidlerinin kullanılması, karaciğer, tiroid, adrenal ve renal fonksiyonların
biyokimyasal parametrelerini, örneğin kortikosteroid bağlayıcı globülin ve lipid / lipoprotein
fraksiyonları gibi (taşıyıcı) proteinlerin plazma düzeylerini ve karbonhidrat metabolizması,
koagülasyon ve fibrinoliz parametrelerini içeren belirli laboratuvar testlerinin sonuçlarını
etkileyebilir. Değişiklikler genel olarak normal laboratuvar aralığı dahilinde kalır.
4.6. Gebelik ve laktasyon
Genel tavsiye: Gebelik kategorisi X’dir.
Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon):
Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar tedavi süresince etkili, hormonal olmayan doğum
kontrolü uygulamak zorundadırlar.
Gebelik dönemi:
Gebelik sırasında HRT kullanımı kontrendikedir. CLIMARA FORTE ile ilaç tedavisi
sırasında gebelik oluşursa ilaç derhal kesilmelidir.
Epidemiyolojik çalışmalar istemdışı (yanlışlıkla) östrojen kullanmış olan kadınların
çocuklarında doğumsal kusur riskinde herhangi bir artış ya da teratojenik etki göstermemiştir.
Laktasyon dönemi:
Laktasyon sırasında HRT kullanımı kontrendikedir. Düşük miktarlarda seks hormonu anne
sütüne geçebilir.
4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler
Araç ve makina kullanımı üzerine etkisini değerlendiren çalışma yürütülmemiştir.
4.8. İstenmeyen etkiler
Tedavinin ilk birkaç ayında yoğun kanamalar, lekelenme ve memede hassasiyet veya büyüme
ortaya çıkabilir. Bunlar genellikle geçici olup normal olarak tedavi kesildikten sonra ortadan
kalkar. Aşağıda listelenen advers ilaç reaksiyonları klinik çalışmalarda ve pazarlama
sonrasında bildirilmiştir. Advers ilaç reaksiyonları, 3 adet faz III klinik çalışmada (n = 611
riskli kadın) kaydedilmiştir ve transdermal uygulama ile 50 mikrogram/gün estradiol ya da
100 mikrogram/gün estradiol tedavisi ile en azından olası ilişkili olduğu düşünülenler aşağıda
sunulmuştur.
Advers ilaç reaksiyonlarının hastaların toplam %76’sında ortaya çıkması beklenir. Klinik
çalışmalarda hastaların > %10’unda ortaya çıkan advers ilaç reaksiyonları uygulama yeri
tahrişi ve meme ağrısı olmuştur.
Advers reaksiyonlar, aşağıda sistem organ sınıfı (MedDRA) ve sıklık derecelerine göre
listelenmektedir. Sıklık dereceleri şu şekilde tanımlanmaktadır: Çok yaygın (≥1/10); yaygın
(≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (≥1/1.000 ila <1/100); seyrek (≥1/10.000 ila <1/1.000);
çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).
Kan ve lenf sistemi hastalıkları
Yaygın olmayan: Purpura
Bağışıklık sistemi hastalıkları
Bilinmiyor: Herediter anjioödemin şiddetlenmesi (Pazarlama sonrası bildirilen advers olay)
Metabolizma ve beslenme hastalıkları
Yaygın: Ödem, kilo artışı
Yaygın olmayan: Hiperkolesterolemi*
Sinir sistemi hastalıkları
Yaygın: Baş ağrısı, depresyon, baş dönmesi, sinirlilik, letarji, terleme artışı, sıcak basması
Yaygın olmayan: Anksiyete, uykusuzluk, apati, emosyonel labilite, konsantrasyon bozukluğu,
parestezi, libido değişikliği, öfori*, tremor*, ajitasyon*
Göz hastalıkları
Yaygın olmayan: Abnormal görme*, göz kuruluğu*
Kardiyak hastalıkları
Yaygın olmayan: palpitasyonlar, hipertansiyon*
Vasküler hastalıkları
Yaygın olmayan: Migren, yüzeysel flebit*,
Bilinmiyor: Serebral iskemik olay (Pazarlama sonrası bildirilen advers olay)
Solunum, göğüs bozukluklukları ve mediastinal hastalıkları
Yaygın olmayan: Dispne*, rinit*
Gastrointestinal hastalıklar
Yaygın: Bulantı, mide gazı
Yaygın olmayan: İştah artışı, konstipasyon, dispepsi* , diyare* , rektal bozukluk*
Bilinmiyor: Karın ağrısı veya şişkinlik, kolestatik sarılık (Pazarlama sonrası bildirilen advers
olay)
Deri ve deri altı doku hastalıkları
Yaygın: Uygulama yerinde kaşıntı, döküntü
Yaygın olmayan: Akne, alopesi, deride kuruluk, benign meme neoplazması, memede büyüme,
memede hassasiyet, tırnak bozuklukları*, deride nodül*, hirsutizm*
Bilinmiyor: Kontakt dermatit, egzama, memede ağrı (Pazarlama sonrası bildirilen advers olay)
Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları
Yaygın olmayan: Eklem bozukluğu, kas krampları
Üreme sistemi ve meme hastalıkları
Yaygın: Menstruel bozukluk, vajinal akıntı, vulva/vajina bozuklukları.
Yaygın olmayan: İdrar sıklığında/aciliyetinde artış, benign endometrial neoplazma,
endometrial hiperplazi, üriner inkontinans*, sistit*, idrarda renk değişikliği*, hematüri*,
uterus bozuklukları*
Bilinmiyor: Uterin fibroidler (Pazarlama sonrası bildirilen advers olay)
Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar
Çok yaygın: Uygulama yeri tahrişi
Yaygın: Ağrı
Yaygın olmayan: Yorgunluk, anormal laboratuvar testi* , asteni, ateş*, grip-nezle benzeri
sendrom*, bitkinlik*
*Tek olgularda bildirilmiştir. Çalışma popülasyonunun küçük olması (n=611) nedeniyle bu
sonuçlar temelinde olayların yaygın olmayan ya da seyrek olduğuna karar verilemez.
Meme kanseri
5 yıldan uzun süreyle kombine östrojen-progestajen tedavisi uygulanan kadınlarda meme
kanseri tanısı bakımından 2 kata kadar risk artışı olduğu bildirilmiştir.
Yalnızca östrojen içeren tedavi uygulanan kadınlardaki risk artışı östrojen-progestajen
kombinasyonu kullanan kadınlara kıyasla önemli oranda düşüktür.
Risk düzeyi kullanım süresine bağlıdır (bkz. Bölüm 4.4).
Endometriyal kanser
Uterusu bulunan postmenopozal kadınlar
Uterusu bulunan ve HRT kullanmayan kadınlarda endometriyal kanser riski 1000 kadında
5’tir.
Uterus bulunan kadınlarda endometriyal kanser riskini artırması nedeniyle yalnızca östrojen
içeren HRT kullanımı önerilmez (bkz. Bölüm 4.4).
Yalnızca östrojen içeren tedavinin dozuna ve kullanım süresine bağlı olarak, endometriyal
kanser riskindeki artış epidemiyolojik çalışmalarda 50-65 yaş grubundaki her 1000 kadında
tanı alan 5 ila 55 ilave olgu şeklindedir.
Yalnızca östrojen içeren tedaviye döngü başına en az 12 gün süreyle bir progestajen
eklenmesi bu risk artışını engelleyebilir. Milyon Kadın Çalışmasında beş yıl süreyle (ardışık
veya sürekli olarak) kombine HRT kullanımı endometriyal kanser riskini artırmamıştır (RR:
1,0 (0,8 -1,2)).
Over kanseri:
Tek başına östrojen veya kombine östrojen-progestojen içeren HRT kullanımı over kanseri
tanısı alma riskindeki hafif bir artış ile ilişkilendirilmiştir. 52 epidemiyolojik çalışmadan elde
edilen bir meta analizde, halihazırda HRT kullanan kadınlarla HRT’yi hiç kullanmamış
kadınlar (RR 1,43, 95 % GA 1,31-1,56) karşılaştırıldığında over kanser riskinde artış
bildirilmiştir. 50-54 yaş aralığında 5 yıl süreyle HRT kullanan kadınlar için bu sayı her 2000
tedavi alan hastada yaklaşık 1 ilave vaka ile sonuçlanmaktadır. HRT kullanmayan 50-54 yaş
aralığındaki kadınlarda, 5 yıllık süreçte 2000 kadından 2’sine over kanseri teşhisi konulması
beklenmektedir.
Venöz tromboembolizm riski:
HRT venöz tromboembolizm (VTE), yani derin ven trombozu veya pulmoner embolizm
gelişmesi bakımından 1,3 ila 3 kat fazla rölatif riskle ilişkilendirilmektedir. Bu tip bir olayın
HRT kullanımının ilk yılı içinde ortaya çıkması daha olasıdır (bkz. Bölüm 4.4.).
Koroner arter hastalığı riski:
Koroner arter hastalığı riski 60 yaş üzerinde olup kombine östrojen-progestajen kullananlarda
hafif oranda artmaktadır (bkz. Bölüm 4.4).
İskemik inme riski:
Tek başına östrojen ve kombine östrojen-progestajen kullanımı iskemik inme ile ilgili rölatif
riskinin 1,5 kata kadar olan artmasıyla ilişkilendirilmektedir. HRT kullanımı sırasında
hemorajik inme riski artmamaktadır.
Bu rölatif risk yaş veya kullanım süresine bağlı olmayıp, başlangıçtaki risk büyük oranda yaşa
bağlı olduğundan, HRT kullanan kadınlardaki genel inme riski yaşla birlikte artmaktadır (bkz.
Bölüm 4.4).
Advers olay tablosunun ardından tüm HRT ürünleri için ortak olan AİR’ler (genellikle sınıf
etkisi olanlar) yer alacaktır.
Östrojen/progestajen tedavisiyle ilişkili olarak başka advers reaksiyonlar da bildirilmiştir:
– Safra kesesi hastalığı.
– Deri ve deri altı bozuklukları: Kloazma, eritema multiforme, eritema nodosum, vasküler
purpura.
– 65 yaş üzerinde olası demans.
4.9. Doz aşımı ve tedavisi
Aşırı dozaj bu tür uygulamalarda olası değildir. Aşırı dozaj bulantı ve kusmaya neden olabilir
ve bazı kadınlarda çekilme kanaması meydana gelebilir. Spesifik bir antidot yoktur; flaster(-
ler) kaldırılır ve semptomatik tedavi uygulanır.
5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER
5.1. Farmakodinamik özellikler
Farmakoterapötik grup: Doğal ve yarısentetik östrojenler (yalın)
ATC kodu: G03CA03
CLIMARA FORTE kimyasal ve biyolojik olarak endojen insan estradiolü ile aynı olan
sentetik 17ß- estradiol içerir. Menopozdaki kadında östrojen üretimi kaybını yerine koyarak
menopoz semptomlarını azaltır. Östrojenler menopoz ya da ovariektomi ardından gelişen
kemik kaybını önler.
• Östrojen eksikliği semptomlarının düzelmesi
– Menopoz semptomları tedavinin ilk birkaç haftasında düzelmeye başlar.
• Osteoporozun önlenmesi
– Menopozda östrojen eksikliği kemik döngüsünün artışı ve kemik kitlesinde azalma ile
ilişkilidir. Östrojenlerin kemik mineral yoğunluğu üzerine etkisi doza bağlıdır. Bununla
birlikte, klinik çalışmalarda postmenopozal osteoporozun önlenmesinde CLIMARA FORTE
etkinliği CLIMARA’ya göre anlamlı düzeyde daha iyi bulunmamıştır. Koruma tedavi
sürdükçe devam etmektedir. HRT kesildikten sonra kemik kitlesi tedavi edilmemiş
kadınlardaki düzeye benzer şekilde azalır.
– WHI çalışması ve meta analizlerinin kanıtları tek başına ya da bir progestajen kombinasyonu
ile HRT kullanımının – sağlıklı kadınlarda – kalça, vertebral ve diğer osteoporotik kırıkları
5.2. Farmakokinetik özellikler
Emilim:
CLIMARA FORTE dermal uygulaması sonrası, estradiol sürekli salınır ve sağlam deriden
geçerek 7 günlük tedavi periyodu boyunca şekil 1’deki gibi kanda sürekli bir estradiol düzeyi
sağlar. Transdermal uygulama sonrası estradiolün sistemik yararlanımı oral uygulamaya göre
yaklaşık 20 kat fazladır. Bu fark transdermal yol ile uygulanan estradiolün ilk geçiş etkisine
maruz kalmamasına bağlıdır.
Dağılım:
CLIMARA FORTE’nin haftada bir uygulama rejimi, üretken dönem boyunca erken/orta
foliküler fazdaki gibi düzgün, stabil, plato çizen estradiol serum seviyelerini amaçlayan
sürekli düşük doz intravenöz infüzyon ile karşılaştırılabilir. Transdermal uygulama, oral
estradiol alımından sonra görülen estradiol ve metabolitlerinin dalgalanan serum seviyelerini
ve oral uygulamadan sonra bileşiğin yüksek karaciğerden ilk geçiş metabolizmasına (ilk geçiş
etkisi) bağlı olarak çok miktarda estradiol ve metabolitlerinin karaciğerde birikmesini önler.
Böylece, estradiol transdermal uygulamasından sonra, karaciğer protein sentezine etkisi
gözlemlenmemiştir.
CLIMARA FORTE’nin haftalık uygulamaları esnasında, arzu edilen aralıkta düzenli ve tutarlı
estradiol ve estron serum düzeyi profilleri elde edilmektedir. Estradiol serum düzeyi profilinin
mutlak yüksekliği, flaster alanı ile doğrudan orantılıdır. Ortalama kararlı durum estradiol
serum düzeyleri yaklaşık 70 pg/ml’dir.
Estradiolün yaklaşık % 61’i serum albuminine ve % 37’si seks hormonu bağlayıcı globuline
(SHBG) bağlıdır. Estradiolün tek intravenöz uygulamadan sonra görünen dağılım hacmi 1
L/kg’dır.
Biyotransformasyon:
Transdermal uygulamadan sonra, estradiolün estron ve konjugatlarına metabolizması sonucu
gözlenen estradiol /estron serum seviyeleri oranı, üretken dönemde erken foliküler fazda
görülen ve yaklaşık 1 olarak belirtilen fizyolojik aralıkta kalır. Oral estradiol hormon
replasman tedavisi boyunca yoğun ilk geçiş metabolizasyonunun sonucu olarak estradiol /
estron oranını 0,1’e kadar düşüren fizyolojik olmayan yüksek estron seviyeleri transdermal
uygulama ile önlenmektedir.
Transdermal olarak uygulanan estradiolün biyotransformasyonu endojen hormon ile aynıdır:
Estradiol temel olarak karaciğerde, ayrıca da ekstrahepatik olarak bağırsak, böbrek, iskelet
kasları ve hedef organlarda metabolize edilir. Bu işlemler, tamamı belirgin şekilde daha az
östrojenik ve hatta non-östrojenik olan estron, estriol, katekolestrojenler ve bu maddelerin
sülfat ve glukuronid konjugatlarının oluşmalarını kapsar.
Eliminasyon:
Tek intravenöz uygulamanın ardından estradiolün total serum klerensi 10-30 ml/dk/kg
aralığında büyük değişkenlik gösterir. Estradiol metabolitlerinin belirli kısmı safra yoluyla
atılır ve enterohepatik dolaşıma girer.
Estradiolün metabolitleri başlıca sülfat ve glukuronidler şeklinde idrarla atılmaktadır.
Doğrusallık / doğrusal olmayan durum:
Çoklu 1 haftalık flaster uygulamasının ardından, ne estrodiol ne de estronun birikimi
gözlenmemiştir. Dolayısıyla, estradiol ve estron’un kararlı durum serum seviyeleri tek
uygulama sonrasında gözlenene uygundur.
5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri
Primer dermal irritasyon çalışmalarında, CLIMARA FORTE flasterlerin uygulanması
çıkarırken oluşan mekanik travma ile ilişkili hafif irritasyon ile sonuçlanmıştır.
Duyarlılaştırma çalışmalarında, CLIMARA FORTE flasterlerin dermal duyarlılaştırma
potansiyeli görülmemiştir.
CLIMARA FORTE flasterlerin yapışkan matriksinin içeriği (monomer ve polimer) kapsamlı
olarak araştırılmıştır ve birden fazla tasarlanmış insan maruziyetinde düşük risk göstermiştir.
Yapışkan matrikste kullanılan diğer yardımcı maddeler, gıdalarda kullanılması güvenli veya
reçeteli ve topikal transdermal ürünlerde inaktif madde olarak kullanımı kabul edilen
maddelerdir.
CLIMARA FORTE’nin yapışkan koruyucusu ve salım dolgusu biyolojik test metotları
kullanılarak test edilmiş ve biyolojik sistemlerle uyumlu olarak bulunmuştur.
6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER
6.1. Yardımcı maddelerin listesi
Etil oleat
İzopropil miristat
Gliserol monolaurat
Akrilat kopolimer
6.2. Geçimsizlikler
Yoktur.
6.3. Raf ömrü
36 ay.
6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler
30°C altında oda sıcaklığında saklayınız.
Ambalajsız saklamayınız. Koruyucu tabaka çıkarıldıktan sonra hemen uygulayınız.
6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği
Koruyucu kese içinde yüzey alanı 25 cm2 olan flaster. Flaster 2 yüzeyden oluşur: transparan
polietilen film tabakası; akrilat yapışkan matriks içinde estradiol rezervuarı; koruyucu
polyester film, yapışkan yüzeye tutturulmuştur, kullanımdan önce çıkarılmalıdır. Koruyucu
kese bir desikant içerir

Yorum Yap