Besin Takviyesi Kullanmak Zorunda Bırakan Rahatsızlık: Malnütrisyon

Malnütrisyon vücut için gerekli olan makro besinlerin (protein, yağ ve karbonhidrat) ve mikro besinlerin (vitamin ve mineral) gıda ürünleri ile yeterince alınamaması sonucunda ortaya çıkan bir tablodur.

Malnütrisyona sahip olan bireyler günlük yaşam aktiviteleri için gerekli olan enerjiyi besinlerden sağlayamaz ve gelişim problemleri ile karşı karşıya kalırlar. Eğer kişide yeterli gıda alımına rağmen malnütrisyon tablosu görülüyor ise hekimlerin mutlaka altta yatan başka bir neden olduğunu düşünmesi ve buna uygun tedavi planlamalarının yapılması gerekmektedir.

Malnütrisyon yetersiz veya düşük kaliteli gıda alımı nedeniyle primer olarak veya, altta yatan bir hastalığın beslenmeyi, absorbsiyonu, metabolizmayı bozması ya da vücudun besin ihtiyaçlarını arttırması sonucu sekonder olarak gelişebilir. Primer besin malnütrisyonu genel olarak az gelişmiş ülkelerde veya savaş ve kıtlık koşullarında görülmektedir.

Gelişmiş batı-avrupa toplumlarında görülen sekonder malnütrisyon, 1970’li yıllarında ilk yarısına dek yaygın bir şekilde gözden kaçan bir klinik durumken, beslenme veya metabolizmayı etkileyen akut veya kronik bir hastalığı olan insanların genel durumlarının, yeterli gıda verilmesine rağmen bazen giderek bozulabildiği tespit edilince büyük bir kazanmıştır.

Uzmanlar tarafından yapılan farklı çalışmalarda, eğitim hastanelerinin dahili ve cerrahi hastalarının yarısında protein-enerji malnütrisyonu (PEM) olduğu gösterilmiştir. Mevcut bulgular nutrisyonel durumun, hastalığın prognozunu etkilediğini ve özellikle de malnutrisyonu önleme, saptama ve tedavi etmede önemli olduğunu göstermektedir.

Malnütrisyon problemi özellikle gelişmemiş ülkelerde yaşayan çocuklarda ortaya çıkan klinik bir tablodur. Çocuk yaştaki bireyler enerjilerinin büyük bir oranını yağlardan ve karbonhidratlardan sağlamaktadır. Kazanılan bu enerjinin yarısı vücudun kendi metabolizması içerisinde kullanılırken geri kalanı da günlük aktiviteler ve büyüme için kullanılmaktadır.

Malnütrisyon Kimlerde Görülür?

Kişinin günlük alması gereken enerji miktarı kişinin boyuna, kilosuna, yaşına ve cinsiyetine göre değişiklik göstermektedir. Eğer bu faktörler çerçevesinde gerekli olan enerji alınamaz ise çocuklarda başta gelişim bozukluğu olmak üzere birçok sağlık sorunu ortaya çıkar.

Eğer çocuklarda yaşıtlarına oranla gözle görülür bir gelişim geriliği var ise mutlaka besin veya hastalık malnütrisyonunun düşünülmesi ve buna uygun müdahalelerin planlanması gerekmektedir.

Dünya sağlık örgütü tarafından yapılan açıklamada dünya üzerindeki ölümler yaklaşık yarısı besin malnütrisyonundan dolayı ortaya çıkmaktadır. Bu ölümlerin birçoğu gelişmemiş ülkelerde alım gücünün zayıf olması nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle ekonomik gücün zayıf olduğu ülkelerde malnütrisyon tedavisi de zor olmaktadır.

Malnütrisyonun Belirtileri Nelerdir ?

Malnütrisyon tablosu gelişen kişilerde malnütrisyonun şiddetine göre çeşitli fizyolojik ve metabolizma değişiklikleri görülmektedir. Ortaya çıkan belirti ve bulgular da bu değişikliklere göre değişiklik göstermektedir.

Malnütrisyonda görülen belirti ve bulguların birçoğu karbonhidrat ve yağ yerine proteinin enerji aracı olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Enerji amacıyla tüketilen protein zamanla büyümeyi engeller ve çeşitli sağlık problemleri ortaya çıkar.

İşte malnütrisyon tablosunda ortaya çıkan belirti ve bulgular;

  1. Enerji kaybına bağlı olarak kısa sürede kilo kaybı
  2. Boy kısalığı
  3. Halsizlik, yorgunluk
  4. Fiziksel aktivitede isteksizlik
  5. İştah kaybı
  6. Diş çürükleri ve diş etlerinde çekilme
  7. Ağız mukozasında yaralar ve aft çıkması
  8. Deride kuruluk ve döküntüler
  9. Saçkıran
  10. Saç dökülmesi
  11. Kas kaybı
  12. Kansızlık
  13. Sık sık geçirilen enfeksiyon hastalıkları
  14. Nabız atımında azalmalar
  15. Hipotansiyon
  16. Uykuya meyillilik gibi belirtiler malnütrisyon hastalığında ortaya çıkan belirti ve bulgulardandır.

Malnütrisyonun Nedenleri Nelerdir ?

Malnütrisyon birçok faktöre bağlı olarak gelişebilen bir klinik tablodur. Altta yatan nedenlere göre primer malnütrisyon ve sekonder malnütrisyon şeklinde iki grup altında incelenmektedir.

 

Primer malnütrisyon ekonomik gücün zayıf olması, savaş, kıtlık veya besinlere ulaşılamaması gibi nedenlere bağlı olarak görülürken sekonder malnütrisyon altta yatan herhangi bir nedene bağlı olarak görülmektedir. İşte malnütrisyona neden olan risk faktörleri;

  1. Besin çeşitliliğinin sınırlı olması
  2. Tüketilen gıdaların besin değerinin düşük olması
  3. Yanlış uygulanan diyet programları ve iştah kaybı
  4. Gastrointestinal sistem hastalıkları
  5. Metabolizma hızında artış
  6. Böbrek yetmezliği
  7. İnsülin direnci
  8. Metabolizma hastalıkları
  9. Kullanılan ilaçlar
  10. Uzun süreli hastalıklar
  11. Enfeksiyon hastalıkları
  12. Anoreksiya nervoza ve depresyon gibi psikolojik hastalıklar yaygın bir şekilde malnütrisyona neden olmaktadır.

 

Malnütrisyonun Tedavisi Nasıldır ?

Malnütrisyonun tedavi edilebilmesi için altta yatan nedenin ve malnütrisyonun şiddetinin dahiliye doktorları tarafından tespit edilmesi gerekmektedir. Eğer acil bir durum tespit edilmiş ise en kısa sürede hastaya müdahale edilmesi gerekmektedir. Eğer malnütrisyon gelişen kişide sıvı kaybı, elektrolit dengesizliği, hipoglisemi, hipotansiyon, bradikardi ve şok gibi bulgular ortaya çıkmış ise kişinin acil bir şekilde tedaviye başlatılması gerekmektedir.

Eğer malnütrisyon sonucunda sıvı elektrolit dengesizliği görülüyor ise en kısa sürede sıvı ve elektrolitlerin takviye edilmesi gerekmektedir. Bunun için hasta ağızdan beslenebiliyorsa ağızdan, beslenemiyorsa damar yolu ile su ve tuz takviyesi yapılmalıdır.

Eğer hastada bağışıklık sistemin zayıflaması görülüyor ve enfeksiyonlar gelişiyorsa hasta şok açısından takip edilmeli ve antibiyotik tedavisine başlanması gerekmektedir. Aynı zamanda hastada kan değerlerinde düşüklük görülürse acil bir şekilde kan değerlerinin eski haline getirilmesi gerekmektedir.

Bu acil tedavilerin yanı sıra gelişim bozukluğu için protein oranı yüksek olan diyet uygulamaları ve karbonhidrat takviyesi ile gelişim gerilemesinin önlenmesi gerekmektedir.

Yorum Yap