ATOMINEX 80 mg Kapsül

Endikasyon Bilgisi :

İlacın etkin maddesi Atomoksetin’dir. ATOMINEX 80 mg Kapsül, beyinde ve sinirlerde bulunan hiperaktivite ve uyartı kontrolüne katkıda bulunan kimyasalları etkiler. Merkezi sinir sistemini (beyin-omurilik) uyaran bir ilaçtır. 6 yaş ve üzeri çocuklar, ergenler ve yetişkinlerde Hiperaktivite bozukluğudikkat eksikliği (aşırı hareketlilik, dikkat sorunları ve dürtüsellik-istekleri erteleyememe belirtilerinin görüldüğü bir sorundur ) rahatsızlığının tedavisinde kullanılır.

ATOMINEX 80 mg Kapsül Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

  1. İlacın etken maddesine karşı bir alerjiniz varsa bu ilacı kullanmanız önerilmez.
  2. Merkezi sinir sistemini (beyin-omurilik) uyaran bir ilaçtır. Hiperaktivite bozukluğu – dikkat eksikliği rahatsızlığının tedavisinde kullanılır.
  3. •6 yaş ve üzeri çocuklar, ergenler ve yetişkinlerde Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB),  aşırı hareketlilik, dikkat sorunları ve dürtüsellik (istekleri erteleyememe) belirtilerinin görüldüğü bir sorundur. Bir çocukta bu bozukluğun varlığının teyit edilebilmesi için belirtilerin yedi yaşından önce görülmeye başlamış olması gereklidir.
  4. Yetişkinlerde, çocuklukta yaşanan hastalığın belirtileri gibi; çok sıkıntılı, iş veya sosyal hayatı etkileyen semptomların olduğu Hiperaktivite bozukluğudikkat eksikliği (DEHB) tedavisinde kullanılır.
  5. Hiperaktivite bozukluğudikkat eksikliği (DEHB) olan çocuklar ve ergenlerde hareketsizce oturma güçlüğü ve dikkatini toplama güçlüğü görülür. Bunları başaramamaları, hastaların kendi hataları değildir. Çocuk ve ergenler bunları yapmak için çaba gösterir ancak, DEHB olduğunda, bunlar günlük yaşamda sorunlara neden olabilir. DEHB olan çocuklar ve ergenler, öğrenme ve ev ödevlerini yapmakta güçlük çekebilir.
    Evde, okulda ya da başka yerlerde iyi davranmakta zorlanırlar. ATOMINEX, çocuklarda ve ergenlerde bu   sorunların tedavisi için kullanılır.
  6. Hiperaktivite bozukluğudikkat eksikliği (DEHB), çocuklar ya da ergenlerin zekasını etkilememektedir.
  7. ATOMINEX, bir uyarıcı değildir ve bu nedenle bağımlılık yapmaz
  8. Kullanmaya başladıktan sonra belirtilerin tamamen düzelmesi birkaç haftayı alabilir.
  9. Eğer MAO inhibitörü grubuna ait bir ilaç kullanıyorsanız, bu ilacı kullanabilmeniz için;  MAO inhibitörü ilacını bıraktıktan sonra en az 14 gün beklemelisiniz. MAO inhibitörü vücudunuzdan tamamen temizlenmeden bu ilacı kullanırsanız, hayati tehlikeler yaratabilecek yan etkilere maruz kalabilirsiniz. Bu ilacın kullanımını bıraktıktan sonra ise, MAO inhibitörü grubuna ait bir ilaç kullanacaksanız yine 14 gün beklemelisiniz.
  10. Dar açılı glokom (göz içi basıncının artması) varsa; kullanmayınız.
  11. Geçmişte hap ya da alkol bağımlılığı, doğuştan herhangi bir kalp rahatsızlığı, kalp krizi öyküsü, kalp ritm bozukluğu, koroner atardamar hastalığı, yüksek veya düşük tansiyon, idrar yapma problemleri, kişisel ya da aileden gelen  ruhsal  bir hastalık öyküsü, depresyon, intihara teşebbüs öyküsü, karaciğer hastalığı gibi rahatsızlıklardan herhangi birine sahipseniz; kullanmadan önce doktorunuza durumunuzu anlatınız. İlacı güvenli bir şekilde kullanabilmeniz için doz ayarlamalarına veya spesifik testlere ihtiyaç duyabilirsiniz.
  12. Tedaviden iyi sonuç alabilmeniz için düzenli bir şekilde kullanmalısınız. Tamamen bitmeden tekrar reçete ettiriniz.
  13. Doktor reçetesi ile kullanılmalı ve başka kişiler ile paylaşılmamalıdır.
  14. Uzun süreli tedavi gerektiren çocuk ve ergen hastalarda ilacın uzun süreli kullanımı gelişimi yavaşlatabilir. Eğer çocuğunuz kilo almıyorsa veya gelişiminde bir durgunluk varsa bu durumu doktorunuzla görüşünüz.
  15. •6 yaşından küçük çocuklarda kullanmayınız.
  16. Düşünce ve reaksiyonlarınızı bozabilecek yan etkilere sahiptir. Araç veya makine kullanmak gibi dinç ve uyanık olmayı gerektiren aktivitelerde dikkatli olunuz.
  17. Hamilelik ve emzirme dönemlerinde doktorunuza danışmadan kullanmayınız.

ATOMINEX 80 mg Kapsül’ün Kullanım Şekli :

  1. Doktorunuz bu ilacı nasıl reçete ettiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Tedavi süresince mutlaka doktorunuzun direktiflerine uyunuz. Yanlış kullanım ve talimat dışı uygulamalar hastalığın seyrini olumsuz etkiler, sağlığınıza zarar verir.
  2. İlacın her dozunu bir bardak dolusu su ile birlikte alınız. Tercihen aç veya tok karnına alabilirsiniz.

İlacın Olası Yan Etkileri:

  1. Karın ağrısı, nefes almada güçlük, kurdeşen, yüzde, dudaklarda, dilde ve boğazda şişlik gibi bir durumda acilen doktorunuzu bilgilendiriniz.
  2. Baş ağrısı, iştahta azalma, bulantı, kusma, karın ağrısı, uyuklama, tansiyonun yükselmesi, nabız artışı yaygın görülen yan etkilerdir. Hastaların çoğunda bu etkiler bir süre sonra ortadan kalkar.

 

İlaç Etken Maddesi: Atomoksetin
İlaç Marka İsmi: ATOMINEX 80 mg Kapsül
İlaç RUHSATI: Sanofi İlaç San. ve Tic. A.Ş.
Esentepe Mah. Büyükdere Cad. 193 Apt. No: 193/14 Şişli-İstanbul
Tel: 212 339 39 00-Faks: 212 339 11 99

ATOMINEX 80 mg Kapsül Kullanma Talimatı


ATOMINEX 80 mg Kapsül Kullanma Talimatı

ATOMINEX 80 mg Kapsül Kısa ürün bilgisi

1 kapsülde, 80 mg atomoksetine eşdeğer miktarda atomoksetin hidroklorür bulunur. Yardımcı maddeler;Prejelatinize mısır nişastası
Magnezyum stearat
Kapsül kılıfı gövdesi renklendiricisi:
Titanyum dioksit E171
Jelatin (sığır kaynaklı)
Kapsül kılıfı kapağı renklendiricisi:
Titanyum dioksit E171
Sarı demir oksit 2 E172
Jelatin (sığır kaynaklı)
Siyah baskı mürekkebi (10A1 Siyah):
Etanolde şelak glaze-%45 (%20 esterlenmiş)
Siyah demir oksit E172
Propilen glikol E1520
Amonyum hidroksit %28 E527

3. FARMASÖTİK FORM
Beyaz ila beyazımsı toz içeren, üzerinde siyah mürekkep ile ‘80’ baskısı bulunan, sarı-beyaz,
no:1 kapsüller
4. KLİNİK ÖZELLİKLER
4.1. Terapötik endikasyonlar
ATOMİNEX, 6 yaş ve üzerindeki çocuklarda Dikkat Eksikliği/Hiperaktivite Bozukluğu’nun
(DEHB) tedavisinde, ergenlerde ve yetişkinlerde daha kapsamlı bir tedavi programının parçası
olarak endikedir. DEHB tedavisi pediyatrist, çocuk/ergen psikiyatristi ya da psikiyatrist gibi bir
uzman hekim tarafından başlatılmalıdır. Tanı güncel DSM kriterlerine ya da ICD deki
kılavuzlara göre yapılmalıdır.
Yetişkinlerde, çocukluk çağındaki DEHB semptomlarının varlığı doğrulanmalıdır. Hastanın
sosyal çevresiyle işbirliği faydalı olabilir. Bu semptomların belirsiz olduğu durumlarda
ATOMİNEX’e başlanmamalıdır. Sadece bir ya da daha fazla DEHB semptomunun varlığında
tanı konulamaz. Tanı için klinik değerlendirmelere göre; orta ya da daha şiddetli fonksiyonel
bozuklukla birlikte hastaların 2 veya daha fazla ortamda hayatlarını etkileyen (örneğin, sosyal,
akademik ve/veya mesleki), en az orta şiddette DEHB’si olması gerekmektedir.
Atomoksetinin antidepresan bir etkisi olmayıp sadece DEHB tedavisinde endikedir.
Bu ürünün güvenli kullanımı için ek bilgi:
Bir kapsamlı tedavi programı, genellikle psikolojik, eğitim amaçlı ve sosyal ölçümleri içerir ve
kısa dikkat süresi, dikkatin çabuk dağılması, emosyonel labilite, impulsivite, orta ile şiddetli
düzeyde hiperaktivite, minör nörolojik belirtiler ve anormal EEG gibi semptomlar ile
karakterize davranışsal bir sendromu olan hastaları stabilize etmeyi amaçlar. Öğrenme yetisi
bozulabilir ya da etkilenmeyebilir.
Bu sendromu olan hastaların hepsinde farmakolojik tedavi endike değildir. İlacın kullanımına
yönelik karar; hastaların semptom şiddetine, hastanın yaşı ile ilişkili yetersizliğe ve
semptomların sürekliliğine göre yapılan kapsamlı bir değerlendirme ile verilmelidir.
4.2. Pozoloji ve uygulama şekli
Pozoloji:
Vücut ağırlığı 70 kg’a kadar olan 6 yaş ve üzeri çocuklar ve ergenlerde doz:
ATOMİNEX’in başlangıç dozu yaklaşık olarak günlük toplam 0,5 mg/kg’dır. Başlangıç dozu
klinik yanıt ve tolerabiliteye göre daha yüksek doza titre etmeden önce en az 7 gün süreyle
idame ettirilmelidir. Tavsiye edilen idame dozu yaklaşık olarak günde 1,2 mg/kg’dır (hastanın
ağırlığına ve atomoksetinin mevcut birim dozlarına bağlı olarak). Günde 1,2 mg/kg’dan daha
yüksek dozlar fazladan bir yarar göstermemiştir. Günde 1,8 mg/kg’ın üstünde tek dozların ve
1,8 mg/kg’dan yüksek günlük toplam dozların güvenliliği sistematik olarak
değerlendirilmemiştir. Bazı vakalarda tedaviye yetişkinlik döneminde de devam etmek uygun
olabilir.
Vücut ağırlığı 70 kg’ın üzerinde olan 6 yaş ve üzeri çocuklar ve ergenlerde doz:
ATOMİNEX günlük toplam 40 mg dozda başlatılmalıdır. Başlangıç dozu klinik yanıt ve
tolerabiliteye göre daha yüksek doza titre etmeden önce en az 7 gün süreyle idame ettirilmelidir.
Tavsiye edilen günlük idame dozu 80 mg’dır. 80 mg’dan yüksek dozlar ek bir yarar
göstermemiştir. Günlük önerilen maksimum toplam doz 100 mg’dır. Günde 120 mg’ın
üzerindeki tek dozlar ve 150 mg’dan yüksek günlük toplam dozların güvenliliği sistematik
olarak değerlendirilmemiştir.
Yetişkinler:
ATOMİNEX günlük toplam 40 mg dozda başlatılmalıdır. Başlangıç dozu klinik yanıt ve
tolerabiliteye bağlı olarak yüksek doza titre etmeden önce en az 7 gün süreyle idame
ettirilmelidir. Tavsiye edilen idame dozu 80-100 mg’dır. Günlük önerilen maksimum toplam
doz 100 mg’dır. Günde 120 mg’ın üzerindeki tek dozlar ve 150 mg’dan yüksek günlük toplam
dozların güvenliliği sistematik olarak değerlendirilmemiştir.
Uygulama sıklığı ve süresi:
ATOMİNEX sabahları tek doz olarak aç ya da tok karnına alınabilir. Günde tek doz
ATOMİNEX alarak klinik yanıta (tolerabilite [örn. bulantı veya somnolans] ya da etkililik)
ulaşamayan hastalar dozlarını günde iki kez eşit bölünmüş dozlar halinde sabah ve öğleden
sonraları geç saatte veya akşam üzeri alabilirler.
Uygulama şekli:
Oral kullanım içindir. ATOMİNEX aç ya da tok karnına alınabilir.
İlacın güvenli kullanımı için ek bilgi:
Tedavi öncesi izleme;
Reçete etmeden önce hastanın uygun tıbbi öyküsü alınmalı ve kan basıncı ve kalp atım hızı
dahil, hastanın kardiyovasküler durumunun başlangıç değerlendirmesi yapılmalıdır (bkz.
bölüm 4.3 ve 4.4).
Tedavi sırasında izleme;
Her doz ayarlamasından sonra ve en az 6 ayda bir kan basıncı ve nabız ölçülerek
kardiyovasküler durum düzenli olarak izlenip kayıt altına alınmalıdır. Pediyatrik hastalar için
büyüme persentil tablosu kullanımı önerilir. Yetişkinlerde hipertansiyon için geçerli referans
kılavuzlar takip edilmelidir (bkz. bölüm 4.4).
Tedavinin kesilmesi;
Çalışma programında herhangi belirgin bir ilacı kesme semptomu tanımlanmamıştır. Önemli
bir advers etki olması durumunda, atomoksetin aniden kesilebilir; aksi takdirde uygun bir
zaman aralığında doz azaltılarak ilaç bırakılabilir.
ATOMİNEX ile tedavinin süresiz olması gerekmez. Bir yıldan fazla devam eden tedavilerde
özellikle stabil ve yeterli yanıt veren hastalarda ihtiyacın tekrar değerlendirilmesi gerekir.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:
Karaciğer yetmezliği:
Orta derecede karaciğer yetmezliği bulunan hastalarda (Child-Pugh Sınıf B), başlangıç ve hedef
dozlar mutad dozun %50’sine düşürülmelidir. Ciddi karaciğer yetmezliği bulunan hastalarda
(Child-Pugh Sınıf C), başlangıç ve hedef dozlar mutad dozun %25’ine düşürülmelidir (bkz.
bölüm 5.2).
Böbrek yetmezliği:
Son dönem böbrek hastalığı bulunanlarda sağlıklı kişilere kıyasla atomoksetine sistemik olarak
maruziyet daha yüksek olmuştur (yaklaşık %65’lik bir artış), ancak maruziyet mg/kg doza göre
düzeltildiğinde bir farklılık görülmemiştir. Bu nedenle ATOMİNEX son dönem böbrek
hastalığı veya daha hafif düzeyde böbrek yetmezliği bulunan DEHB hastalarında normal doz
rejimi kullanılarak uygulanabilir. Atomoksetin, son dönem böbrek hastalığı bulunan kişilerde
hipertansiyonun şiddetini artırabilir (bkz. bölüm 5.2).
Beyaz ırkın yaklaşık %7’si sitokrom P450 2D6 (CYP2D6) enziminin işlevsel olmamasına
neden olan (CYP2D6 yavaş metabolize ediciler olarak adlandırılır) bir genotipe sahiptir. Bu
genotipteki hastaların atomoksetine maruziyetleri, fonksiyonel enzime sahip olan hastalarla
kıyaslandığında birkaç kat daha fazladır. Bu nedenle, yavaş metabolize edenler advers etkiler
bakımından daha yüksek risk altındadırlar (bkz. bölüm 4.8 ve 5.2). Yavaş metabolize eden
genotipi bilinen hastalar için, daha düşük başlangıç dozu ve doz artırımında titrasyonun daha
yavaş yapılması dikkate alınmalıdır.
Pediyatrik popülasyon:
6 yaşın altındaki çocuklarda atomoksetinin güvenlilik ve etkililiği kanıtlanmamıştır. Bu nedenle
ATOMİNEX 6 yaşın altındaki çocuklarda kullanılmamalıdır (bkz. bölüm 4.4).
Geriyatrik popülasyon:
65 yaş üzeri hastalarda atomoksetin kullanımı sistematik olarak değerlendirilmemiştir.
4.3. Kontrendikasyonlar
İlacın içerdiği etkin madde ya da bölüm 6.1’de listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine
karşı aşırı duyarlılığı olan kişilerde kontrendikedir.
Atomoksetin, monoamin oksidaz inhibitörleri (MAOİ) ile birlikte veya MAOİ ile tedavi
kesildikten sonra en az 2 hafta süresince kullanılmamalıdır. Atomoksetin tedavisi kesildikten
sonra 2 hafta süresince MAOİ tedavisi başlatılmamalıdır.
Klinik çalışmalarda, atomoksetin kullanımı midriyazis görülme oranındaki artış ile ilişkili
bulunduğundan, dar açılı glokomu olan hastalarda kullanılmamalıdır.
4 / 20
Atomoksetin semptomatik kardiyovasküler hastalığı olanlar, orta ya da ciddi hipertansiyonu
olanlar ve kan basıncı ya da kalp atım hızının artması ile durumu klinik açıdan önemli derecede
bozulabilecek ciddi kardiyovasküler ya da serebrovasküler bozuklukları olan hastalarda
kontrendikedir (bkz. bölüm 4.4). Ciddi kardiyovasküler bozukluklar; ciddi hipertansiyon, kalp
yetmezliği, arteriyel okluzif hastalık, anjina, hemodinamik olarak önemli konjenital kalp
hastalıkları, kardiyomiyopatiler, miyokard enfarktüsü, hayatı potansiyel tehdit edici aritmiler
ve kanalopatileri (iyon kanallarının disfonksiyonu nedeniyle ortaya çıkan bozukluklar)
içerebilir. Ciddi serebrovasküler bozukluklar serebral anevrizma ya da inmeyi içerebilir.
Bir MAOİ ile kombine olarak kullanıldığında, beyin monoamin konsantrasyonlarını etkileyen
diğer ilaçlar ile ciddi, bazen fatal reaksiyonlar (hipertermi, rijidite, miyoklonus, yaşamsal
belirtilerdeki olası hızlı değişimlerden kaynaklanan otonomik instabilite, deliryum ve komaya
doğru ilerleyen aşırı ajitasyon da dahil olmak üzere mental durum değişimleri) bildirilmiştir.
Bazı vakalar nöroleptik malign sendrom benzeri belirtiler göstermiştir. Bu reaksiyonlar, bu
ilaçlar eşzamanlı veya yakın zamanlı verildiklerinde meydana gelir.
Atomoksetin feokromositoması olan ya da feokromositoma öyküsü olan hastalarda
kullanılmamalıdır (bkz. bölüm 4.4).
4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
İntiharla ilişkili davranış
Atomoksetinle tedavi edilen hastalarda intiharla ilişkili davranış (intihar girişimi ve intihar
düşüncesi) bildirilmiştir. Çift kör klinik çalışmalarda, atomoksetin verilen hastalarda intiharla
ilişkili davranışlar yaygın olmamakla birlikte, plasebo ile karşılaştırıldığında atomoksetinle
tedavi edilen çocuk ve ergenlerde daha sık gözlenmiştir. Yetişkinlerde yapılan çift kör klinik
çalışmalarda plasebo ile atomoksetin arasında intiharla ilişkili davranış sıklığı açısından bir
farklılık bulunmamaktadır. DEHB için tedavi edilen hastalar intihar davranışının oluşması ya
da kötüleşmesi açısından dikkatle izlenmelidir.
Ani ölüm ve önceden var olan kardiyak anomaliler
Atomoksetini olağan dozda alan yapısal kardiyak bozukluğu olan hastalarda ani ölümler rapor
edilmiştir. Bazı ciddi yapısal kardiyak anomaliler tek başına artan ani ölüm riski taşısa da,
atomoksetin bilinen ciddi yapısal kardiyak anomalisi olan hastalarda bir kardiyoloji uzmanının
konsültasyonu ile dikkatle kullanılmalıdır.
Kardiyovasküler etkiler
Atomoksetin kalp atım hızını ve kan basıncını etkileyebilir.
Atomoksetin kullanan çoğu hastanın kalp atım hızı (ortalama < 10 vuru/dakika) ve/veya kan
basıncında (ortalama < 5 mmHg) hafif bir yükselme görülür (bkz. bölüm 4.8).
Ancak, DEHB klinik araştırmalarından elde edilen veriler atomoksetin kullanan hastanın
(yaklaşık olarak çocuk ve ergenlerin %8 ila 12’si ve yetişkinlerin %6 ila 10’u) kalp atım
hızlarında (20 vuru/dk veya üzeri) veya kan basıncında (15 – 20 mmHg veya üzeri) daha sık
oranda değişiklik yaşadığını göstermektedir. Bu klinik çalışma verilerinin analizi sonucu
atomoksetin tedavisi sırasında kan basıncı ve kalp atımında değişiklik yaşayan çocuk ve
ergenlerin yaklaşık %15-26’sı ve yetişkinlerin yaklaşık %27-32’sinde bu değişikliğin devam
ettiği ya da ilerlediği gösterilmiştir. Kan basıncında uzun süre devam eden değişiklikler
potansiyel olarak miyokardiyal hipertrofi gibi klinik sonuçlara yol açabilir. Bu bulguların
sonucunda, atomoksetinle tedavisi planlanan hastaların kardiyak hastalık oluşumu açısından
geçmişi ve fiziksel muayene ile değerlendirilip eğer ilk bulgular bu gibi bir hastalık veya
geçmişi akla getiriyorsa bir uzman tarafından kardiyak değerlendirme yapılmalıdır.
Klinik olarak önemli artışları tespit etmek için tedavi başlamadan önce ve tedavi sırasında, her
doz ayarlamasından sonra ve en az her 6 ayda bir kalp atım hızı ve kan basıncı ölçülüp
kaydedilmesi önerilmektedir. Pediyatrik hastalar için büyüme persentil tablosu kullanımı
önerilmektedir. Yetişkinlerde hipertansiyon için güncel referans kılavuzlar takip edilmelidir.
Atomoksetin ciddi kardiyovasküler veya serebrovasküler bozuklukları olan hastalarda
kullanılmamalıdır (bkz. bölüm 4.3). Atomoksetin kan basıncı ve kalp atım hızında klinik açıdan
önemli artış yaşamış (örn, kan basıncında 15-20 mmHg veya kalp atım hızında 20 vuru/dk) ve
durumu kötüye gitmesi beklenen ciddi kardiyovasküler hastalığı bulunan hastalarda
kullanılmamalıdır (bkz. bölüm 4.3).
Atomoksetin kan basıncı veya kalp atım hızının artmasıyla kötüleşebilen hipertansiyon,
taşikardi veya kardiyovasküler ya da serebrovasküler hastalığı gibi altta yatan bir tıbbi
rahatsızlığı bulunan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.
Atomoksetin tedavisi sırasında palpitasyon, eforla göğüs ağrısı, açıklanamayan senkop, dispne
ya da diğer semptomlar gibi anlamlı kardiyak hastalık semptomları gelişen hastalar kardiyak
değerlendirme için hemen uzmana başvurmalıdır.
Konjenital veya edinilmiş uzun QT veya Torsades de Pointes veya ailede QT uzaması öyküsü
olan hastalarda atomoksetin kullanımından kaçınılmalıdır (bkz. bölüm 4.5 ve bölüm 4.8).
Atomoksetin tedavisine başlanılmadan ve tedavi boyunca önceden var olan veya altta yatan
kardiyovasküler ve serebrovasküler hastalık durumları araştırılmalı ve takip edilmelidir.
Tüm hastalarda olası ve klinik açıdan önemli artışları saptamak için atomoksetin tedavisine
başlamadan önce, doz arttırıldıktan sonra ve tedavi sırasında özellikle tedavinin ilk aylarında
periyodik olarak kalp atım hızı ve kan basıncının ölçülmesi önerilmektedir.
Hastalarda ortostatik hipotansiyon da bildirildiğinden, hastaları hipotansiyona yatkınlaştıracak
durumlarda veya ani kalp atım hızı veya kan basıncı ile ilgili her türlü durumda atomoksetin
dikkatle kullanılmalıdır.
Serebrovasküler etkiler
Serebrovasküler durumlar açısından ilave risk faktörleri (kardiyovasküler hastalık hikayesi,
birlikte kullanılan kan basıncını artıran ilaçlar gibi) taşıyan hastalar atomoksetin ile tedaviye
başladıktan sonra her muayenede nörolojik bulgu ve semptomlar açısından
değerlendirilmelidir.
Hepatik etkiler
Çok seyrek olarak, karaciğer enzimlerinde artış ve sarılığın eşlik ettiği yüksek bilirubin seviyesi
ile kendini gösteren karaciğer hasarı bildirilmiştir. Ayrıca çok seyrek olarak, akut karaciğer
yetmezliğini içeren karaciğer hasarı bildirilmiştir. Sarılık tespit edilmiş ya da laboratuvar
bulgularında karaciğer hasarı tespit edilmiş hastalarda atomoksetin kullanımı kesilmeli ve
tekrar başlanmamalıdır.
Psikotik veya manik semptomlar
Daha önce psikotik hastalığı veya mani geçmişi olmayan çocuk ve ergenlerde halüsinasyonlar,
delüzyonal düşünce, mani veya ajitasyon gibi tedaviyle gelişen psikotik veya manik
semptomlar atomoksetinin mutad dozlarda kullanımıyla oluşabilir. Bu gibi semptomlar
oluştuğunda buna atomoksetinin neden olduğu düşünülmeli ve tedavinin sonlandırılması
değerlendirilmelidir. ATOMİNEX’in daha önceden var olan psikotik veya manik semptomları
alevlendirebileceği olasılığı ise dışlanamaz.
Agresif davranış, hostilite veya emosyonel labilite:
Klinik çalışmalarda plasebo ile karşılaştırıldığında, atomoksetin ile tedavi gören çocuk, ergen
ve yetişkinlerde hostilite (çoğunlukla agresyon, karşı gelme davranışı ve öfke) daha sık
görülmektedir. Emosyonel labilite klinik çalışmalarda plasebo ile karşılaştırıldığında
atomoksetin ile tedavi gören çocuklarda daha sık oranda görülmüştür. Hastalar agresif davranış,
hostilite veya emosyonel labilitenin oluşumu ya da kötüleşmesi açısından yakından
izlenmelidir.
Olası alerjik olaylar
Yaygın olmamakla birlikte, atomoksetin kullanan hastalarda anafilaktik reaksiyonlar, döküntü,
anjiyonörotik ödem ve ürtiker gibi alerjik reaksiyonlar bildirilmiştir.
Nöbetler
Nöbetler atomoksetin kullanımı ile birlikte potansiyel bir risktir. Nöbet öyküsü olan hastalarda
atomoksetin uygulanırken dikkatli olunmalıdır. Başka bir neden teşhis edilmeden nöbet gelişen
veya nöbet sıklığında artış gözlenen hastalarda atomoksetin kullanımının kesilmesi
düşünülmelidir.
Büyüme ve gelişme
Atomoksetin ile tedavi süresince çocuk ve ergenlerde büyüme ve gelişmenin izlenmesi gerekir.
Uzun süreli tedavi gerektiren hastalar izlenmeli ve büyümeyen ya da yeterli şekilde kilo
almayan çocuk ve ergenlerde doz azaltılması ya da tedaviye ara verilmesi olasılığı göz önünde
bulundurulmalıdır.
Klinik veriler atomoksetinin algılama ya da cinsel olgunlaşma üzerinde sağlığa zararlı bir etkisi
olduğunu göstermez, ancak uzun süreli tedavi ile ilgili veri sınırlıdır. Bu nedenle uzun süreli
tedavi gereken hastalar dikkatle izlenmelidirler.
Yeni gelişen veya kötüleşen komorbid depresyon, anksiyete ve tikler
DEHB’si ve komorbid kronik motor tikleri ya da Tourette bozukluğu olan pediyatrik hastalarda
yapılan kontrollü bir çalışmada, plasebo ile tedavi edilen hastalarla kıyaslandığında
atomoksetin ile tedavi edilen hastalar tiklerde kötüleşme yaşamamışlardır. DEHB’si ve Major
Depresif Bozukluğu olan ergen hastalarda yapılan kontrollü bir çalışmada, plasebo ile tedavi
edilen hastalarla kıyaslandığında atomoksetin ile tedavi edilen hastalar depresyonda kötüleşme
yaşamamışlardır. DEHB’si ve komorbid anksiyete bozukluğu olan hastalarda yapılan iki
kontrollü çalışmada, (biri pediyatrik hastalarda ve biri yetişkin hastalarda) plasebo ile tedavi
edilen hastalarla kıyaslandığında atomoksetin ile tedavi edilen hastalar anksiyetede kötüleşme
yaşamamışlardır.
Atomoksetin alan hastalarda pazarlama sonrası seyrek olarak anksiyete, depresyon veya
depresif ruh hali ve çok seyrek olarak tik bildirilmiştir (bkz. bölüm 4.8).
7 / 20
Atomoksetinle DEHB tedavisi gören hastalar anksiyete belirtileri, deprese ruh hali ve
depresyon ya da tiklerin oluşumu ya da kötüleşmesi açısından izlenmelidir.
6 yaşın altındaki çocuklar
Bu yaş grubunda etkililik ve güvenlilik henüz belirlenmediğinden ATOMİNEX 6 yaşın
altındaki hasta çocuklarda kullanılmamalıdır.
Diğer terapötik kullanım
Atomoksetin, DEHB olmayan yetişkinlerde yürütülen klinik çalışmaların sonucunda plasebo
ile karşılaştırıldığında, herhangi bir etki göstermediğinden major depresif epizodlar ve/veya
anksiyetenin tedavisinde endike değildir (bkz. bölüm 5.1).
Bu tıbbi ürün az miktarda, her dozda 100 mg’dan daha az etanol içerir.
4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri
Diğer ilaçların atomoksetin üzerine olan etkileri:
MAOİ’ler: Atomoksetin MAOİ’leri ile birlikte veya MAOİ kullanımı kesildikten sonra 2 hafta
süresince kullanılmamalıdır (bkz. bölüm 4.3).
CYP2D6 inhibitörleri (SSRI’lar (örn. fluoksetin, paroksetin), kinidin, terbinafin): Bu ilaçları
alan hastalarda, atomoksetin maruziyeti 6-8 kat artmış olabilir ve Css,maks yaklaşık 3-4 kat daha
fazladır, çünkü atomoksetin CYP2D6 yoluyla metabolize edilir. Halihazırda CYP2D6
inhibitörü ilaçları kullanan hastalarda atomoksetinin daha yavaş titrasyonu ve daha düşük nihai
dozu gerekli olabilir. Eğer uygun atomoksetin dozu titre edildikten sonra bir CYP2D6
inhibitörü reçete edilmiş ya da tedaviye son verilmişse, o hasta için doz ayarlaması gerekip
gerekmediğinin belirlenmesi için klinik yanıt ve tolerabilite tekrar değerlendirilmelidir.
İn vivo atomoksetin maruziyetindeki klinik olarak anlamlı artışların bilinmiyor olması riskinden
dolayı, atomoksetin ile CYP2D6 dışındaki diğer etkili sitokrom P450 enzim inhibitörleri
birlikte kullanılırken, CYP2D6’yı yavaş metabolize eden hastalarda dikkatli olunması tavsiye
edilir.
Salbutamol (veya diğer beta2 adrenoseptör agonistleri):
Salbutamolün (veya diğer beta2 adrenoseptör agonistlerinin) kardiyovasküler sistem üzerine
olan etkileri potansiyalize edebileceğinden, yüksek doz nebulize edilen ya da sistematik olarak
uygulanan salbutamol (veya diğer beta2 adrenoseptör agonistleri) ile tedavi edilen hastalara,
atomoksetin dikkatle uygulanmalıdır.
Bu etkileşimle ilgili çelişkili bulgular bulunmuştur. Salbutamolün (2 saati aşan 600 mikrogram
i.v.) atomoksetin (5 gün boyunca günde iki kere 60 mg) ile kombinasyon halinde sistemik
uygulaması kalp atım hızında ve kan basıncında artışa neden olmuştur. Bu etki en çok
salbutamol ve atomoksetinin ilk kez birlikte uygulanmasından sonra belirginleşmiş fakat 8
saatin sonunda başlangıç noktasına doğru düzelmiştir. Atomoksetini hızlı metabolize eden
Asyalısağlıklı yetişkinlerde yapılan bir çalışmada, salbutamolün inhale edilen standart dozunun
(200 mikrogram) ve atomoksetinin (5 gün boyunca günde 80 mg) birlikte kısa süreli
kullanımıyla kan basıncı ve kalp atım hızı artmamıştır. Çoklu salbutamol (800 mikrogram)
inhalasyonlarından sonra kalp atım hızı, atomoksetin varlığı veya yokluğunda aynıdır.
Atomoksetin ve salbutamolün birlikte uygulanması durumunda kalp atımı ve kan basıncının
izlenmesine dikkat edilmeli ve bu ilaçların birlikte uygulanması esnasında kalp hızında veya
kan basıncında anlamlı yükselmeler olması durumunda atomoksetin ya da salbutamol (ya da
diğer beta2 adrenoseptör agonistleri) için doz ayarlaması yapılabilir.
Atomoksetin, diğer QT uzamasına yol açan ilaçlar (nöroleptikler, sınıf IA ve III antiaritmikler,
moksifloksasin, eritromisin, metadon, meflokin, trisiklik antidepresanlar, lityum veya sisaprid
gibi), elektrolit dengesizliğine sebep olan ilaçlar (tiazid diüretikleri gibi) ve CYP2D6’yı inhibe
eden ilaçlarla birlikte kullanıldığında QT aralığı uzamasında potansiyel artış riski vardır.
Nöbetler atomoksetinle birlikte görülen potansiyel risktir. Nöbet eşiğini düşürdüğü bilinen
ilaçlarla (trisiklik antidepresanlar ya da SSRI’lar, nöroleptikler, fenotiazinler, butirofenon,
meflokin, klorokin, buproprion veya tramadol gibi) birlikte kullanılırken dikkatli olunması
tavsiye edilir (bkz. bölüm 4.4). Ek olarak, beraberinde benzodiazepinlerin kullanıldığı
durumlarda tedavinin durdurulacağı zaman oluşabilecek potansiyel yoksunluk nöbetleri
nedeniyle dikkat edilmesi tavsiye edilir.
Antihipertansif İlaçlar:
Kan basıncı üzerine olan muhtemel etkileri nedeniyle atomoksetin antihipertansif ilaçlarla
birlikte dikkatli bir şekilde kullanılmalıdır. Kan basıncında olası artış nedeniyle atomoksetin,
antihipertansif ilaçlar/hipertansiyonu tedavi etmek için kullanılan ilaçların etkililiğini
azaltabilir. Kan basıncındaki anlamlı değişikliklerin olduğu durumlarda kan basıncının
izlenmesi ve atomoksetinle veya antihipertansif ilaçlarla tedavinin değerlendirilmesinde dikkat
edilmelidir.
Presör ajanlar ya da kan basıncını yükselten ilaçlar:
Kan basıncı üzerine olan muhtemel etkileri nedeniyle, atomoksetin presör ajanlarla veya kan
basıncını artıran tedavilerle (salbutamol gibi) birlikte dikkatli bir şekilde kullanılmalıdır. Kan
basıncındaki anlamlı değişikliklerin olduğu durumlarda kan basıncının izlenmesi ve
atomoksetinle veya presör ajanlarla tedavinin değerlendirilmesinde dikkat edilmelidir.
Noradrenalini etkileyen ilaçlar:
Potansiyel aditif veya sinerjik farmakolojik etkiler nedeniyle noradrenalini etkileyen ilaçlar
atomoksetin ile birlikte uygulanırken dikkatli olunmalıdır. İmipramin, venlafaksin ve
mirtazapin gibi antidepresanlar ile psödoefedrin veya fenilefrin gibi dekonjestanlar örnek
olarak gösterilebilir.
Gastrik pH’ı etkileyen ilaçlar:
Gastrik pH’ı yükselten ilaçlar (magnezyum hidroksit/alüminyum hidroksit, omeprazol)
atomoksetin biyoyararlanımını etkilememiştir.
Plazma proteinine yüksek oranda bağlanan ilaçlar:
Atomoksetin ve diğer ileri derecede bağlanan ilaçlarla terapötik konsantrasyonlarda in vitro ilaç
uzaklaştırma çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Varfarin, asetilsalisilik asit, fenitoin veya
diazepam atomoksetinin insan albüminine bağlanmasını etkilemediği gibi benzer şekilde,
atomoksetin de bu bileşiklerin insan albüminine bağlanmasını etkilememiştir.
4.6. Gebelik ve laktasyon
Genel tavsiye
Gebelik kategorisi: C
Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)
9 / 20
Gebelik şüphesi veya gebelik olduğunda hekim bilgilendirilmelidir. Atomoksetin kullanan
doğurganlık çağındaki kadınlarda uygun bir doğum kontrol yöntemi seçilmelidir.
Gebelik dönemi
Hayvan çalışmaları genelde gebelik, embriyonal/fetal gelişim, doğum ya da doğum sonrası
gelişim açısından doğrudan zararlı etkileri göstermemektedir (bkz. bölüm 5.3). Atomoksetin
için gebeliğe maruziyete ait klinik veri sınırlıdır. Bu veriler atomoksetin ve advers gebelik
ve/veya laktasyon sonuçları bakımından bir ilişki veya ilişkisizlik gösterme açısından
yetersizdir. Atomoksetinin potansiyel yararı fetusun maruz kalabileceği potansiyel risklerden
fazla değil ise gebelik döneminde kullanılmamalıdır.
Laktasyon dönemi
Atomoksetinin insan sütüyle atılıp atılmadığı bilinmemektedir. Hayvanlar üzerinde yapılan
çalışmalar, atomoksetinin ve/veya metabolitlerinin sütle atıldığını göstermektedir. Verilerin
yetersizliği nedeniyle, emzirme sırasında atomoksetin kullanımından kaçınılmalıdır.
Üreme yeteneği / Fertilite
İnsanlar üzerinde üreyebilirlik çalışmalarından elde edilmiş veri mevcut değildir. mg/m2
bazında maksimum insan dozunun yaklaşık 6 katı olan günlük 57 mg/kg’a kadar olan dozlarda
atomoksetin sıçanlara verilmiş ancak fertilite üzerinde zararlı bir etkisi olmamıştır.
4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler
Araç veya makine kullanma yeteneği üzerine etkileri ile ilgili veri sınırlıdır. ATOMİNEX araç
ve makine kullanma yeteneği üzerine minimum etkiye sahiptir. Pediyatrik ve yetişkin
hastalarda atomoksetin ile plaseboya kıyasla daha fazla oranda yorgunluk, somnolans ve baş
dönmesi görülmüştür. Hastalar, performanslarının atomoksetinden etkilenmediğine kesin
olarak emin oluncaya dek, araç sürerken veya tehlikeli makineleri kullanırken dikkatli olmaları
konusunda uyarılmalıdır.
4.8. İstenmeyen etkiler
6 yaş ve üzerindeki çocuklar ve ergenler:
Pediyatrik plasebo kontrollü çalışmalarda atomoksetin ile ilişkili en yaygın görülen yan etkiler,
baş ağrısı, karın ağrısı
1
ve iştah azalması olup, hastaların sırasıyla %19, %18 ve %16’sında
bildirilmiş, ancak nadiren ilacın kesilmesine yol açmıştır (tedaviyi yarıda bırakma oranları baş
ağrısı için %0,1, karın ağrısı için %0,2 ve iştah azalması için %0’dır). Karın ağrısı ve iştah
azalması genellikle geçicidir.
İştah azalması nedeniyle, bazı hastalar tedavinin erken dönemlerinde vücut ağırlığı ve boy
uzaması açısından büyüme geriliği yaşamıştır. Atomoksetin ile uzun süreli tedavi edilen
hastalar ortalama olarak, kilo ve boy artışında başlangıçtaki azalmayı takiben, tedavi süresince,
grup bazal verilerince öngörülen ortalama kilo ve boya ulaşmışlardır.
Özellikle tedavinin ilk ayında olmak üzere, hastaların yaklaşık %10-11’inde bulantı, kusma ve
somnolans2
görülebilir. Ancak bu epizodlar genellikle hafif ile orta şiddette olup geçicidir ve
belirgin ölçüde tedaviyi yarıda bırakmaya neden olmamıştır (tedaviyi bırakma oranları ≤ %0,5).
Pediyatrik ve yetişkin plasebo kontrollü çalışmalarının her ikisinde de atomoksetin kullanan
hastaların plasebo kullananlara kıyasla, kalp atım hızlarında, sistolik ve diyastolik kan
basıncında bir artış olmuştur (bkz. bölüm 4.4).
Noradrenerjik tonüs etkisi nedeniyle, atomoksetin kullanan hastalarda ortostatik hipotansiyon
(%0,2) ve senkop (%0,8) bildirilmiştir. Atomoksetin, hastalarda herhangi bir sebeple
hipotansiyona yol açabilecek durumlarda dikkatle kullanılmalıdır.
Aşağıdaki istenmeyen etkiler, 6 yaş ve üzerindeki çocuklar ve ergen hastalarda klinik
çalışmalardaki laboratuvar araştırmaları ile advers olay raporlarına ve pazarlama sonrası
spontan raporlara dayanmaktadır.
Tahmini sıklıklar: Çok yaygın (≥1/10); yaygın (>1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (>1/1,000
ila <1/100); seyrek (>1/10,000 ila < 1/1,000); çok seyrek (<1/10,000); bilinmiyor (eldeki
verilerden hareketle tahmin edilemiyor).
Metabolizma ve beslenme hastalıkları
Çok yaygın: İştah azalması
Yaygın: Anoreksi (iştah kaybı)
Psikiyatrik hastalıklar
Yaygın: İrritabilite, duygudurum dalgalanmaları,
uykusuzluk3
, ajitasyon*, anksiyete, depresyon
ve depresif ruh hali*, tikler*
Yaygın olmayan: İntiharla ilişkili olaylar, agresyon, hostilite,
emosyonel labilite*,
psikoz (halüsinasyonlar dahil)*
Sinir sistemi hastalıkları
Çok yaygın: Baş ağrısı, somnolans2
Yaygın: Sersemlik
Yaygın olmayan: Senkop, tremor, migren, parestezi*,
hipoestezi*, nöbet**
Göz hastalıkları
Yaygın: Midriyazis
Yaygın olmayan: Bulanık görme
Kardiyak hastalıklar
Yaygın olmayan: Palpitasyonlar, sinüs taşikardisi,
QT aralığı uzaması**
Vasküler hastalıklar
Seyrek: Raynaud fenomeni
Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar
Yaygın olmayan: Dispne*
Gastrointestinal hastalıklar
Çok yaygın: Karın ağrısı
1
, kusma, bulantı
Yaygın: Kabızlık, dispepsi
Hepato-bilier hastalıklar
Yaygın olmayan: Artmış kan bilirubini *
11 / 20
Seyrek: Anormal/artmış karaciğer fonksiyon testleri,
sarılık, hepatit, karaciğer hasarı, akut karaciğer
yetmezliği*
Deri ve deri altı doku hastalıkları
Yaygın: Dermatit, prurit, döküntü
Yaygın olmayan: Hiperhidroz, alerjik reaksiyonlar
Böbrek ve idrar hastalıkları
Seyrek: Üriner tutukluk, üriner retansiyon
Üreme sistemi ve meme hastalıkları
Seyrek: Priapizm, erkeklerde genital ağrı
Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar
Yaygın: Yorgunluk, letarji, göğüs ağrısı*
Yaygın olmayan: Asteni
Araştırmalar
Çok yaygın: Kan basıncında artış4
, kalp atım hızında artış4
Yaygın: Kilo kaybı
1 Üst karın ağrısı, mide, karın ve epigastrik rahatsızlıklar da dahil.
2 Sedasyon da dahil.
3 Başlangıç, orta ve terminal (sabah erken uyanma) dönem uykusuzluk dahil.
4 Ölçülen vital bulgulara dayalı kalp atım hızı ve kan basıncı verileri
* Bkz. bölüm 4.4
** Bkz. bölüm 4.4 ve 4.5
CYP2D6’yı yavaş metabolize edenler:
Aşağıdaki advers etkiler, CYP2D6’yı yavaş metabolize eden hastaların en az %2’sinde ve
hızlı metabolize edenlerle kıyaslandığında yavaş metabolize edenlerde istatistiksel olarak
anlamlı şekilde daha sık görülmüştür (advers etkilerin görülme sıklıkları yavaş metabolize ve
hızlı metabolize edenlerde sırası ile belirtilmiştir): iştah azalması (%24,1, %17,0); kombine
uykusuzluk (uykusuzluk, başlangıç ve orta dönem uykusuzluk dahil %14,9, %9,7); kombine
depresyon (depresyon, majör depresyon, depresif semptom, deprese ruh hali ve disfori dahil
%6,5, %4,1); kilo azalması (%7,3, %4,4); kabızlık (%6,8, %4,3); tremor (%4,5, %0,9);
sedasyon (%3,9, %2,1); ekskoryasyon (%3,9, %1,7); enürez (%3,0, %1,2); konjonktivit (%2,5,
%1,2); senkop (%2,5, %0,7); sabahları erken uyanma (%2,3, %0,8); midriyazis (%2,0, %0,6).
Aşağıda belirtilen advers etkiler yukarıda belirtilen kriterlere uymamıştır ancak kayda değerdir;
genel anksiyete bozukluğu (yavaş metabolize edenlerde %0,8 ve hızlı metabolize edenlerde
%0,1). Ayrıca, 10 haftaya kadar süren çalışmalarda kilo kaybı yavaş metabolize edenlerde daha
fazla görülmüştür (ortalama olarak hızlı metabolize edenlerde 0,6 kg ve yavaş metabolize
edenlerde 1,1 kg).
Yetişkinler:
Yetişkinlerde yapılan DEHB klinik çalışmalarında, atomoksetin tedavisi ile birlikte aşağıdaki
sistem organ sınıflarında en sık bildirilen yan etkiler görülmüştür:gastrointestinal, sinir sistemi
ve psikiyatrik bozukluklar. Bildirilen en sık görülen advers olaylar (≥%5) iştah azalması
(%14,9), uykusuzluk (%11,3), baş ağrısı (%16,3), ağız kuruluğu (%18,4) ve bulantı (%26,7)
dır. Bu olayların büyük çoğunluğu hafif ve orta derece şiddette olup en sık ciddi rapor edilen
12 / 20
olaylar bulantı, uykusuzluk, yorgunluk ve baş ağrısıdır. Yetişkinlerdeki üriner retansiyon veya
üriner tutukluk şikayetleri, potansiyel olarak atomoksetin ile ilişkili görülmelidir.
Aşağıdaki istenmeyen etkiler yetişkinlerde klinik çalışmalardaki laboratuvar araştırmaları ile
advers olay raporlarına ve pazarlama sonrası spontan raporlara dayanmaktadır.
Tahmini sıklık: Çok yaygın (≥ 1/10); yaygın (≥ 1/100 ila < 1/10); yaygın olmayan (≥ 1/1,000
ila < 1/100); seyrek (≥ 1/10,000 ila < 1/1,000); çok seyrek (< 1/10,000); bilinmiyor (eldeki
verilerden hareketle tahmin edilemiyor).
Metabolizma ve beslenme hastalıkları
Çok yaygın: İştah azalması
Psikiyatrik hastalıklar
Çok yaygın: Uykusuzluk2
Yaygın: Ajitasyon*, libido azalması, uyku bozukluğu,
depresyon ve depresif ruh hali*, anksiyete
Yaygın olmayan: İntiharla ilişkili olaylar*, agresyon, hostilite,
emosyonel labilite*, huzursuzluk, tikler*
Seyrek: Psikoz (halüsinasyonlar dahil)*
Sinir sistemi hastalıkları
Çok yaygın: Baş ağrısı
Yaygın: Sersemlik, dizguzi, parastezi, somnolans
(sedasyon dahil), tremor,
Yaygın olmayan: Senkop, migren hipoestezi*
Seyrek: Nöbet**
Göz hastalıkları
Yaygın olmayan: Bulanık görme
Kardiyak hastalıklar
Yaygın: Palpitasyonlar, taşikardi
Yaygın olmayan: QT aralığı uzaması**
Vasküler hastalıklar
Yaygın: Kızarma, sıcak basması
Yaygın olmayan: Periferik soğukluk
Seyrek: Raynaud fenomeni
Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar
Yaygın olmayan: Dispne*
Gastrointestinal hastalıklar
Çok yaygın: Ağız kuruluğu, bulantı
Yaygın: Karın ağrısı
1
, konstipasyon, dispepsi, flatulans,
kusma
Hepato-bilier hastalıklar
Seyrek: Anormal/artmış karaciğer fonksiyon testleri,
13 / 20
sarılık, hepatit, karaciğer hasarı, akut karaciğer
yetmezliği, artmış kan bilirubini*
Deri ve deri altı doku hastalıkları
Yaygın: Dermatit, hiperhidroz, döküntü
Yaygın olmayan: Alerjik reaksiyonlar4
, prurit, ürtiker
Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları
Yaygın olmayan: Kas spazmları
Böbrek ve idrar hastalıkları
Yaygın: Disüri, pollaküri, üriner tutukluk, üriner
retansiyon
Yaygın olmayan: Miksiyon aciliyeti
Üreme sistemi ve meme hastalıkları
Yaygın: Dismenore, ejakülasyon bozukluğu, erektil
disfonksiyon, prostatit, erkeklerde genital ağrı
Yaygın olmayan: Ejakülasyon kaybı, menstrüasyon düzensizliği,
anormal orgazm
Seyrek: Priapizm
Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar
Yaygın: Asteni, yorgunluk, letarji, titreme, gergin
hissetme, irritabilite, susuzluk
Yaygın olmayan: Üşüme, göğüs ağrısı*
Araştırmalar
Çok yaygın: Kan basıncında artış3
, kalp atım hızında artış3
Yaygın: Kilo kaybı
1 Üst karın ağrısı, mide, karın ve epigastrik rahatsızlıklar da dahil.
2 Başlangıç, orta ve terminal (sabah erken uyanma) dönem uykusuzluk dahil.
3 Ölçülen vital bulgulara dayalı kalp atım hızı ve kan basıncı verileri
4
Anafilaktik reaksiyonlar ve anjiyonörotik ödem dahil
* Bkz. bölüm 4.4
** Bkz. bölüm 4.4 ve 4.5
CYP2D6 yavaş metabolize edenler:
Aşağıdaki advers etkiler CYP2D6 yavaş metabolize eden hastaların en az %2’sinde meydana
gelmiştir ve hızlı metabolize edenlere göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha sıktır.
(advers etkilerin görülme sıklıkları yavaş metabolize ve hızlı metabolize edenlerde sırası ile
belirtilmiştir): bulanık görme (%3,9, %1,3), ağız kuruluğu (%34,5, %17,4), kabızlık (%11,3,
%6,7), gergin hissetme (%4,9, %1,9), iştah azalması (%23,2, %14,7), tremor (%5,4, %1,2),
uykusuzluk (%19,2, %11,3), uyku bozukluğu (%6,9, %3,4), orta derecede uykusuzluk (%5,4,
%2,7), terminal uykusuzluk (%3, %.0,9), idrar retansiyonu (%5,9, %1,2), erektil disfonksiyon
(%20,9, %8,9), ejakülasyon bozukluğu (%6,1, %2,2), hiperhidroz (%14,8, %6,8), periferal
soğukluk (%3, %0,5).
14 / 20
Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması
Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem
taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine
olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye
Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir (www.titck.gov.tr; e-posta:
tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).
4.9 Doz aşımı ve tedavisi
Belirti ve semptomlar:
Pazarlama sonrasında, atomoksetinin ölümcül olmayan akut ve kronik doz aşımı bildirimleri
olmuştur. Akut ve kronik doz aşımlarına eşlik eden en yaygın bildirilen semptomlar
gastrointestinal semptomlar, somnolans, sersemlik hissi, tremor ve anormal davranıştır. Ayrıca
hiperaktivite ve ajitasyon da rapor edilmiştir. Hafif-orta derecede sempatik sistem aktivasyonu
ile uyumlu belirti ve semptomlar da (ör. taşikardi, kan basıncında artış, midriyazis, ağız
kuruluğu) gözlenmiştir ve prurit ve döküntü bildirimleri alınmıştır. Bu olayların çoğu hafif-orta
şiddette olmuştur. Atomoksetin ile ilgili bazı doz aşımı vakalarında, nöbetler ve çok seyrek
olarak QT uzaması bildirilmiştir. Ayrıca, atomoksetinle birlikte en az bir diğer ilacın
karıştırılarak alındığı ölümcül, akut doz aşımı raporları da bulunmaktadır.
Atomoksetinin doz aşımı ile ilgili klinik çalışma deneyimi sınırlıdır.
Tedavi:
Solunum yolu açık tutulmalıdır. Eğer hastaya ilacı aldıktan sonraki 1 saat içinde ulaşılabilirse
emilimin sınırlandırılması amacıyla aktif kömür uygulaması faydalı olabilir. Uygun
semptomatik ve destekleyici önlemlerin yanı sıra kardiyak ve yaşamsal belirtilerin izlenmesi
önerilir. Hasta en az 6 saat boyunca gözlenmelidir. Atomoksetin proteinlere yüksek oranda
bağlandığından doz aşımı tedavisinde diyalizin yararlı olması beklenmez.
5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER
5.1. Farmakodinamik özellikler
Farmakoterapötik grubu: Psikoanaleptik, Selektif Noradrenalin Reuptake İnhibitörleri
ATC kodu: N06BA09
Etki mekanizması ve farmakodinamik etkiler
Atomoksetin yüksek derecede seçici ve güçlü bir pre-sinaptik noradrenalin taşıyıcısı inhibitörü
olup bu etki mekanizmasının serotonin veya dopamin taşıyıcılarını doğrudan etkilemediği
kabul edilmektedir. Atomoksetin, diğer noradrenerjik reseptörler veya diğer nörotransmiter
taşıyıcıları veya reseptörlerine karşı minimal bir afiniteye sahiptir. Atomoksetinin iki majör
oksidatif metaboliti vardır: 4-hidroksiatomoksetin ve N-desmetilatomoksetin. 4-
hidroksiatomoksetin, bir noradrenalin taşıyıcısı inhibitörü olan atomoksetine eşdeğer potense
sahiptir ancak atomoksetinden farklı olarak bu metabolit serotonin taşıyıcısı üzerinde inhibitör
aktivite de göstermektedir. Bununla beraber, 4- hidroksiatomoksetinin büyük çoğunluğu
plazmada çok daha düşük konsantrasyonlarda bulunacak kadar (hızlı metabolize edenlerde
atomoksetin konsantrasyonunun %1,0’i ve yavaş metabolize edenlerde atomoksetin
konsantrasyonunun %0,1’i) metabolize olduğundan, bu taşıyıcı üzerindeki herhangi bir etkinin
minimum olması beklenir. N-desmetilatomoksetin, atomoksetin ile kıyaslandığında oldukça az
farmakolojik aktiviteye sahiptir. Hızlı metabolize edenlerde plazmada daha düşük
konsantrasyonlarda ve kararlı durumdaki yavaş metabolize edenlerde ana ilaçla benzer
konsantrasyonlarda bulunur.
15 / 20
Atomoksetin, bir psikostimülan ve amfetamin türevi değildir. Erişkinlerde, atomoksetin ve
plasebonun etkilerinin karşılaştırıldığı randomize, çift-kör, plasebo kontrollü, kötüye kullanım
potansiyeli çalışmasında atomoksetin, stimülan veya öfori oluşturucu özellikler içerdiğini
düşündürecek bir yanıt şekli ile ilişkili bulunmamıştır.
Klinik etkililik ve güvenlilik
6 yaş ve üzeri çocuklar ve ergenler:
Atomoksetin, DEHB olan 5000’i aşkın çocuk ve ergen üzerinde yapılan klinik çalışmalarda
araştırılmıştır. Atomoksetinin DEHB tedavisindeki akut etkililiği başlangıçta 6 ila 9 hafta süreli,
altı randomize, çift-kör, plasebo-kontrollü çalışma ile gösterilmiştir. DEHB’nin belirti ve
semptomları, Atomoksetin ve plasebo ile tedavi edilen hastalar için başlangıçtan son noktaya
kadar olan ortalama değişikliklerin karşılaştırılması ile değerlendirilmiştir. Altı çalışmanın her
birinde atomoksetin DEHB belirti ve semptomlarının azaltılmasında plaseboya göre istatistiksel
olarak anlamlı derecede üstün bulunmuştur.
Buna ilaveten, atomoksetinin semptom yanıtının korunmasındaki etkililiği 400’ün üzerindeki
çocuk ve ergenlerde öncelikli olarak Avrupa’da yürütülen 1 yıllık, plasebo kontrollü bir çalışma
ile ortaya konulmuştur (yaklaşık 3 aylık açık etiketli akut tedaviyi takiben, 9 aylık çift-kör,
plasebo kontrollü idame tedavisi). 1 yılın sonunda nüks eden hastaların oranı atomoksetin ve
plaseboda sırasıyla %18,7 ve %31,4’tür. 1 yıllık atomoksetin tedavisinin ardından 6 ay daha
atomoksetin kullanan hastalarda nüks daha az görülmüş ya da aktif tedaviden plasebo
kullanımına geçenlerde kısmi semptomların tekrar görülmesi %2’ye kıyasla %12 olmuştur.
Çocuklar ve ergenlerde uzun süreli tedavi boyunca, devam eden tedavinin periyodik
değerlendirmesi yapılmalıdır.
Atomoksetin günde tek doz olarak veya sabah ve öğleden sonraları geç saatte/akşam erken
saatte bölünmüş dozlar şeklinde uygulandığında etkili olmuştur. Günde bir kez uygulanan
atomoksetinin, plasebo ile karşılaştırıldığında DEHB semptomlarında istatistiksel olarak
anlamlı derecede daha fazla bir azalma sağladığı öğretmenler ve aileler tarafından
değerlendirilmiştir.
Aktif Komparatör Çalışmalar
Atomoksetinin standart uzatılmış-salımlı metilfenidattan daha az etkin olmadığını test etmek
için yapılan 6 haftalık, randomize, çift kör, paralel grup pediyatrik çalışmasında, atomoksetine
kıyasla uzatılmış-salımlı metilfenidatın daha üstün cevap oranlarıyla ilişkili olduğu
gösterilmiştir. Cevap veren olarak sınıflandırılan hastaların yüzdesi %23,5 (plasebo), %44,6
(atomoksetin) ve % 56,4 (metilfenidat)’tır. Atomoksetin ve metilfenidatın her ikisi de
istatistiksel olarak plaseboya göre daha üstün olup, metilfenidat istatistiksel olarak
atomoksetine göre daha üstündür (p=0,016). Ancak, bu çalışma uyarıcılara cevap vermeyen
hastaları içermemektedir.
Yetişkin Popülasyon
Atomoksetin DEHB için DSM-IV diyagnostik kriterine uygun olan 4800’den fazla yetişkinde
yapılan çalışmalarda araştırılmıştır. Atomoksetinin yetişkinlerin tedavisindeki akut etkililiği
süreleri 10-16 hafta arasında değişen 6 randomize, çift kör, plasebo kontrollü çalışmada
saptanmıştır. DEHB’nin belirti ve semptomları atomoksetin ve plasebo ile tedavi edilen hastalar
için başlangıçtan sonlanım noktasına kadar olan ortalama değişikliklerin karşılaştırılması ile
değerlendirilmiştir.Akut çalışmalardan ikisinde DEHB ve komorbid alkolizmi ya da sosyal anksiyete bozukluğu
olan hastalar araştırılmış ve her iki çalışmada da DEHB semptomları düzelmiştir. Komorbid
alkol kötüye kullanımı olan hastaların dahil edildiği çalışmada, atomoksetin ile plasebo
arasında alkol kullanma davranışı açısından farklılık ortaya çıkmamıştır. Komorbid anksiyetesi
olan hastaların dahil edildiği çalışmada, atomoksetin tedavisi ile komorbid anksiyete bozukluğu
kötüleşmemiştir.
Atomoksetinin semptom yanıtının sürdürülmesindeki etkililiği, 24 haftalık ilk aktif tedavi
döneminden sonra, klinik olarak anlamlı yanıt kriterlerine (hem CAARS-Inv:SV, hem de CGIS skorlarında düzelme ile tanımlanmıştır) uygun olan hastaların 6 aylık ilave bir çift kör tedavi
döneminde, atomoksetin ya da plasebo uygulanmak üzere randomize edildiği bir çalışmada
gösterilmiştir. Atomoksetin ile tedavi edilen hastalarda, altı ayın sonunda devam eden klinik
olarak anlamlı yanıt kriterlerine uygun olan hasta oranının plasebo ile tedavi edilen hastalara
kıyasla daha yüksek olduğu saptanmıştır (%64,3’e karşı %50,0; p=0,001). Atomoksetin ile
tedavi edilen hastalardaki işlevselliğin, plasebo ile tedavi edilen hastalara kıyasla, üç ay arayla
(p=0,003) ve 6 ay arayla (p=0,002) uygulanan Yetişkin DEHB Yaşam Kalitesi Ölçeği
(AAQoL) toplam skorundaki ortalama değişikliğin daha düşük olmasıyla gösterildiği üzere,
istatistiksel olarak anlamlı ölçüde daha iyi devam ettiği gösterilmiştir.
QT/QTc çalışması
Günde 2 kez 60 mg’a kadar atomoksetin verilen CYP2D6 yavaş metabolize eden sağlıklı
yetişkinlerde gerçekleştirilen QT/QTc çalışmasında maksimum beklenen konsantrasyonlarda
atomoksetinin QTc üzerindeki etkisinin plasebodan anlamlı derecede farklı olmadığı
gösterilmiştir. Atomoksetin konsantrasyonunun artmasıyla QTc aralığında hafif bir yükselme
saptanmıştır.
5.2. Farmakokinetik özellikler
Atomoksetinin çocuk ve ergenlerdeki farmakokinetiği yetişkinlerdekine benzerdir.
Atomoksetinin farmakokinetiği 6 yaşın altındaki çocuklarda değerlendirilmemiştir.
Farmakokinetik çalışmalar atomoksetin kapsüllerinin ve oral çözeltinin biyoeşdeğer olduğunu
göstermiştir.
Emilim:
Atomoksetin, oral uygulama sonrasında hızla ve neredeyse tamamen emilerek dozdan yaklaşık
1-2 saat sonra ortalama maksimum gözlenen plazma konsantrasyonuna (Cmaks) ulaşır. Oral
uygulamayı takiben atomoksetinin mutlak biyoyararlanımı, ilk geçiş metabolizmasındaki
küçük bireysel farklılıklara bağlı olarak %63 ile %94 arasında değişmiştir. ATOMİNEX aç ya
da tok karnına uygulanabilir.
Dağılım:
Atomoksetinin dağılımı yaygındır ve başlıca albumin olmak üzere büyük ölçüde (%98) plazma
proteinlerine bağlanır.
Biyotransformasyon:
Atomoksetin, başlıca CYP2D6 enzimatik yolağı üzerinden biyotransformasyona uğrar. Beyaz
ırkın yaklaşık %7’sinin oluşturduğu, bu yolağın aktivitesi azalmış kişilerde (yavaş metabolize
edenler) normal aktiviteye sahip kişilere (hızlı metabolize edenler) kıyasla daha yüksek
atomoksetin plazma konsantrasyonları görülür. Yavaş metabolize edenler için, hızlı metabolize
edenlere kıyasla atomoksetine maruziyet (EAA) değeri yaklaşık 10 kat ve Css,maks değeri
yaklaşık 5 kat daha yüksektir. 4-hidroksiatomoksetin olarak oluşan majör oksidatif metabolit
hızlıca glukuronidasyona uğrar. 4-hidroksiatomoksetin atomoksetine eşdeğer potense sahiptir
ancak plazmada daha düşük konsantrasyonlarda bulunur. Her ne kadar 4- hidroksiatomoksetin
esasen CYP2D6 tarafından oluşsa da, CYP2D6 aktivitesinden yoksun kişilerde 4-
hidroksiatomoksetin diğer çeşitli sitokrom P450 enzimleri tarafından daha düşük bir hızda
oluşturulur. Atomoksetin, terapötik dozlarda CYP2D6’yı inhibe etmemiştir veya
indüklememiştir.
Sitokrom P450 Enzimleri: Atomoksetin CYP1A2, CYP3A, CYP2D6 ve CYP2C9’u içeren
sitokrom P450 enzimlerinin klinik olarak anlamlı inhibisyonuna ya da indüksiyonuna neden
olmaz.
Eliminasyon:
Atomoksetinin oral uygulamadan sonra ortalama eliminasyon yarılanma ömrü hızlı metabolize
edenlerde 3.6 saat ve yavaş metabolize edenlerde 21 saattir. Atomoksetin, çoğunlukla idrarla
esasen 4- hidroksiatomoksetin-O-glukuronat şeklinde atılır.
Doğrusallık/doğrusal olmayan durum:
Atomoksetinin farmakokinetiği çalışılan birçok dozda hızlı ve yavaş metabolize edenlerde
lineerdir.
Hastalardaki karakteristik özellikler
Karaciğer yetmezliği:
Karaciğer yetmezliği atomoksetin klerensinde azalmaya neden olur. CYP2D6’sı hızlı
metabolize edici olan aynı genotipteki sağlıklı kişilere kıyasla ana ilaç maruziyeti orta derecede
karaciğer yetmezliği olanlarda 2 kat ve ağır karaciğer yetmezliği olanlarda 4 kat daha fazla ve
yarılanma ömrü daha uzundur. Orta derecede veya ağır karaciğer yetmezliği (Child-Pugh Sınıf
B ve C) olan hastalarda başlangıç ve hedef dozlar ayarlanmalıdır (bkz. bölüm 4.2).
19 / 20
Böbrek yetmezliği:
Son dönem böbrek hastalığı bulunan kişilerde atomoksetinin ortalama plazma
konsantrasyonları sağlıklı kişilere kıyasla, Cmaks (%7 fark) ve EAA0-∞ (yaklaşık %65 fark)
artışları ile de gösterildiği üzere genellikle daha yüksek olmuştur. Vücut ağırlığına göre bir
düzeltme yapıldıktan sonra, iki grup arasındaki farklar minimize edilmiştir. Atomoksetin ve
metabolitlerinin farmakokinetiği, son dönem böbrek hastalığı olan kişilerde doz ayarlamasına
gerek olmadığını göstermektedir (bkz. bölüm 4.2).
5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri
Güvenlilik farmakolojisi, tekrarlanan doz toksisitesi, genotoksisite, karsinojenisite veya üreme
ve gelişme çalışmalarına dayalı olan preklinik veriler, insanlara yönelik özel bir tehlike ortaya
koymamıştır.
Klinik olmayan çalışmalarda kullanılan hayvanların maksimum tolere ettiği dozlar, CYP2D6
yavaş metabolize eden hastalarda maksimum tavsiye edilen günlük dozlardakine benzer veya
biraz daha yüksek atomoksetin maruziyetine (türler arasındaki metabolik değişikliklerle
kombine edildiğinde ve ilacın klinik (ya da aşırı farmakolojik) cevabı ile zorunlu kıldığı doz
sınırlamalarına bağlı olarak) yol açar.
Atomoksetinin büyüme, davranış ve cinsel gelişim üzerine etkilerini değerlendirmek için genç
sıçanlar üzerinde bir çalışma yapılmıştır. Vajinal gelişme (tüm dozlarda) ve prepusiyal
ayrılmanın başlamasında (günde ≥ 10 mg/kg) hafif gecikmeler ve epididimal ağırlık ve sperm
sayısında (günde ≥ 10 mg/kg) hafif azalmalar görülmüştür; ancak fertilite veya üreme
performansı üzerine bir etki gözlenmemiştir. Bu bulguların insanlar için önemi
bilinmemektedir.
Gebe tavşanlar, organojenez dönemi boyunca gavaj yolu ile günde 100 mg/kg atomoksetin ile
tedavi edilmiştir. Bu dozda, 3 çalışmadan birinde, canlı fetüslerde azalma, erken rezorpsiyonda
artış, atipik orijinli karotis arter ve subklavyen arter eksikliği görülme sıklığında hafif artışlar
gözlenmiştir. Bu bulgular hafif maternal toksisiteye neden olan dozlarda gözlenmiştir. Bu
bulguların görülme sıklığı eski kontrol değerleri dahilindedir. Bu bulgular için etkinin
gözlenmediği doz günlük 30 mg/kg olmuştur. Tavşanlarda günlük 100 mg/kg dozda serbest
EAA, insanlarda günlük maksimum 1,4 mg/kg dozun yaklaşık 3,3 katı (CYP2D6’yı hızlı
metabolize edenler) ve 0,4 katı (CYP2D6’yı yavaş metabolize edenler) olmuştur. Üç tavşan
çalışmasından birindeki bulgular şüpheli olup, insanlar için anlamlılığı bilinmemektedir.
6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER
6. 1. Yardımcı maddelerin listesi
Prejelatinize mısır nişastası
Magnezyum stearat
Kapsül kılıfı gövdesi renklendiricisi:
Titanyum dioksit E171
Jelatin (sığır kaynaklı)
Kapsül kılıfı kapağı renklendiricisi:
Titanyum dioksit E171
Sarı demir oksit 2 E172
Jelatin (sığır kaynaklı)
20 / 20
Siyah baskı mürekkebi (10A1 Siyah):
Etanolde şelak glaze-%45 (%20 esterlenmiş)
Siyah demir oksit E172
Propilen glikol E1520
Amonyum hidroksit %28 E527
6.2. Geçimsizlikler
Geçerli değildir.
6.3. Raf ömrü
24 ay
6.4. Saklamaya yönelik özel uyarılar
25ºC altındaki oda sıcaklığında saklayınız.
6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği
28 kapsül içeren PVC/Aclar/PVC-Alu folyo blister ambalajda.
6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler
ATOMINEX kapsüller açılmamalıdır. Atomoksetin gözde tahriş edicidir. Eğer kapsül içeriği
gözle temas ederse, etkilenen göz derhal su ile yıkanmalı ve tıbbi yardım alınmalıdır. Eller ve
potansiyel olarak kontamine olmuş yüzeyler hemen yıkanmalıdır.
Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller ‘Tıbbi atıkların kontrolü yönetmeliği’ ve
‘Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü yönetmelikleri’ne uygun olarak imha edilmelidir.

Yorum Yap