Şizofreni Nedir, Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

Şizofreni gerçekle gerçek olmayanı ayırmayı, berrak bir şekilde düşünmeyi, duyguları kontrol etmeyi, başkalarıyla  iletişimi, normal bir şekilde  işlev görmeyi zorlaştıran oldukça zorlu bir hastalıktır.  Ancak şizofreninin tedavisi ya da kontrol altına alınması imkansız değildir. Tedavide ilk adım şizofreninin işaretlerini ve belirtilerini öğrenmek, ikinci adım ise hiç gecikmeden yardım almaktır. Doğru tedavi ve destek ile, bu hastalığa sahip kişiler görece daha mutlu ve tatmin edici bir hayat yaşayabilirler.

Şizofreni Nedir?

Şizofreni kişinin davranışlarını, düşünme ve dünyayı algılama biçimlerini etkileyen bir beyin bozukluğudur. Şizofrenili kişilerin gerçeklik algıları farklıdır. Olmayan şeyleri görürler veya duyabilirler, garip ve kafa karıştırıcı bir şekilde konuşabilirler, diğer kişilerin onlara zarar verebileceğini düşünebilirler, ya da her zaman izlendiklerine dair bir his taşıyabilirler. Bütün bunlar şizofrenili kişinin günlük etkileşimlerini oldukça güçleştirir, sonuç olarak kişi dış dünyadan tamamıyla ilişkisini koparabilir, kafa karışıklığı ve korku içinde yaşamaya çalışabilir.

Şizofreninin kronik bir bozukluk olmasına karşın, tedavi edilebilmesi imkansız değildir. Doğru terapi, ilaç tedavisi, destek sayesinde bir çok kişi şizofreniyi kontrol altına almayı başarabilir ve bağımsız bir şekilde tatmin edici bir hayat yaşayabilir.

Şizofreni İle İlgili Yaygın Yanlış Kanılar:

Mit1: Şizofreni kişilik bölünmesidir.

Gerçek1: Kişilik Bölünmesi şizofreniden çok farklı bir hastalık olmakla birlikte, şizofreniden çok daha nadir görülmektedir. Şizofrenili kişiler kişilik bölünmesi yaşamazlar ancak gerçekle olan bağlantıları kopmaktadır.

Mit2: Şizofreni çok nadir görülür.

Gerçek2: Şizofreni nadir görülen bir hastalık değildir, bir kişide hayatı boyunca şizofrenin gerçekleşme riski yüzde bir’dir.

Mit3: Şizofrenili kişiler tehlikelidir.

Gerçek3: Her ne kadar kuruntular ve sanrılar kişiyi kimi zaman saldırgan davranışlara yöneltse de, şizofreniye sahip çoğu kişi saldırgan değildir ve başkalarına tehlike oluşturmazlar.

Mit4: Şizofrenili kişiler tedavi edilemezler.

Gerçek4: Şizofreni tedavisi uzun soluklu bir tedavidir, ve doğru tedavi ile şizofreni tamamıyla ortadan kalkmasa dahi hastalığın belirtilerini kontrol altına almak mümkündür.

Şizofreninin Erken Belirtileri / İşaretleri:

Kimi kişilerde, şizofreni hiç bir belirti göstermeden aniden ortaya çıkabilir. Ama çoğu kişide ilk ciddi atak belirmeden adım adım, yavaş bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Bir çok şizofreni yakını başlangıçta bir şeylerin yanlış olduğunu anlar ancak ne olduğunu tam olarak kestiremezler. Erken dönemde, şizofrenili kişiler toplumdan uzaklaşmış, motivasyonsuz, duygusuz ve garip gözükür. Kendilerini izole eder, görünüşlerini, kişisel bakımlarını ihmal etmeye başlarlar, sadece belli başlı şeyler söylerler ve hayata genel bir ilgisizlik gösterirler. Sahip oldukları hobileri bırakırlar ve düzenli yaptıkları aktivitelerden çekilirler. İşte ve okuldaki performaslarında ciddi düşüş meydana gelir.

Erken dönem şizofreninin en yaygın belirtileri şunlardır:

  • Sosyal ortamlardan çekilme
  • Düşmanlık ve Şüphecilik
  • Kişisel bakımı ihmal etmek
  • İfadesiz ve donuk bakışlar
  • Ağlayamama ve mutluluk, coşku duygularını dışa vuramama
  • Uygunsuz gülme ve ağlama
  • Depresyon
  • Fazla Uyuma ya da Insomnia
  • İrrasyonel ifadeler, düşünceler
  • Unutkanlık, dikkatsizlik, yoğunlaşamama
  • Eleştiriye aşırı duyarlılık
  • Kelimeleri garip bir şekilde kullanma ve konuşma

Bu belirtiler bir çok problemden dolayı ortaya çıkabilmesine karşın, -sadece şizofreni değil-, şizofreninin habercisi olabilirler.

Ahmet’in Hikayesi

Ahmet 22 yaşında. 6 ay önceye kadar, okuduğu üniversitede her şey yolunda gidiyor, ayrıca part-time olarak bir işte çalışıyordu. Ancak Ahmet değişmeye başladı ve gittikçe paranoyak bir hale büründü. İlk önce hocaların Ahmet’in konu dışı -kafa karıştırıcı boş laflarını taktir etmemesinden dolayı, hocaların peşinde olduğuna kendisini inandırdı. Sonra, oda arkadaşına diğer öğrencilerin ona komplo kurduğunu söyledi, kısa zamanda okulu terk etti.

Bundan sonra, durum daha da kötüleşti. Ahmet duş almayı, traş olmayı, elbiselerini yıkamayı bıraktı. Elektronik eşya satışı yapan mağazadaki işinde, patronun kameralar ile onu izlediğine ikna oldu. Gözetim sistemindeki hataları düzeltmesini söyleyen sesler duymaya başladı, seslerin direktiflerini uygulamaya başladığında artık sona gelinmişti; Ahmet mağazadaki bütün TV’leri parçalamaya ve illegal casusluğa izin vermeyeceğini bağırmaya başladı. Dehşete düşen patronu polisi aradı, Ahmet hastaneye yatırıldı.

Şizofreninin Belirtileri:

Şizofreninin beş tip ana belirtisi vardır. Bunlar delüzyon, halüsinasyon,  düzensiz konuşma, düzensiz davranışlar ve negatif olarak tabir edilen belirtilerdir. Şizofrenide belirtiler kişiden kişiye farklılık göstermekle beraber, kendi içinde belirtilerin şiddeti ve tarzında da değişiklikler görülür. Bütün şizofrenili kişiler belirtilerin tamamını göstermez, ve belirtilerde zamanla değişimler meydana gelebilir.

Delüzyon

Delüzyon  doğru olmadığına dair çok açık  bir şekilde kanıt olmasına rağmen bir fikre çok kesin bir şekilde inanmaktır.  Delüzyon şizofrenide çok yaygın bir belirtidir, bu hastalığa sahip kişilerin %90’nından fazlasında delüzyon belirtileri vardır. Bu delüzyonlar çoğunlukla mantıksız ve çılgın fantazi ve fikirler içerir. Yaygın delüzyon belirtileri şunlardır:

  • İnfaz Delüzyonu: Birilerinin peşinde olduğunu düşünmek, birileri tarafından zehirleneceğine inanmak.
  • Referans Delüzyonu: Normal çevresel bir olayın kişisel ve özel bir anlamının olduğuna inanmak. Örneğin, Şizofrenili kişi reklam panolarından kendisine mesaj yollandığını düşünebilir.
  • Görkemlilik Delüzyonu: Kişinin tarihi ve önemli bir figür olduğuna -İsa, Muhammed, Gandhi, Napolean gibi- inanmasıdır. Ayrıca, bu delüzyonda kişi olağanüstü güçlerinin olduğuna kendini inandırabilir.
  • Kontrol Delüzyonu: Kişinin davranışlarının ve düşüncelerinin dış bir güç tarafından kontrol edildiğine inanma durumudur; bu dış güç uzaylılar, istihbarat örgütleri vs. olabilir.

Halüsinasyon

Şizofrenide halüsinasyonlar, sadece zihinde belirmesine karşın, seslerin ve diğer duyuların gerçekmiş gibi algılanmasıdır. Halüsinasyonlar 5 duyuyu da kapsamasına rağmen, şizofrenide en sık halüsinasyon şekli  işitsel halüsinasyondur. Görsel halüsinasyonlar da göreceli olarak yaygındır. Araştırmalar kişinin kendi iç sesini yanlış yorumlaması sonucu bunun dışarı bir kaynaktan geldiğini sanmasıyla işitsel halüsinasyonun oluştuğuna işaret etmektedir.

İşitsel halüsinasyonlarda sesler duyan kişiye anlamlı mesajlar ifade eder. Bu sesler genellikle duyan kişinin tanıdığı bir kimsenin sesleridir; çoğunlukla sesler eleştirel, kaba ve kötü bir şekilde ortaya çıkar. Ayrıca halüsinasyonlar kişi yalnız olduğunda daha da kötüleşir.

Dağınık Konuşma

Dağılmış, parçalanmış düşünme şizofreninin yaygın bir belirtisidir. Dışsal olarak, şizofrenik kişinin konuşmasında dağınıklık gözlemlenebilir. Şizofrenik bir kişi bir düşüncenin ortaya çıkmasını devam ettirmede ve yoğunlaşmada güçlük yaşamaya eğilimlidir. Sorulara alakasız cevaplar verirler, konuşmaya bir konuda başlarlar ve çok alakasız bir yerde bitirebilirler, sıklıkla mantıksız şeyler öne sürerler.

Şizofrenide dağınık konuşmanın yaygın belirtileri şunlardır:

  • Bir konudan başka bir konuya hızlıca atlayarak konuşmak.
  • Yeni kelime türetmek.
  • Kelimleri ve ifadeleri sıklıkla tekrar etmek.
  • Cümle içinde fazlaca ve anlamsızca kafiyeye yer vermek.

Dağınık Davranışlar

Şizofreni amaca yönelik eylemleri engeller, kişinin kendine bakmasında, işinde ve diğer ilişkilerinde noksanlıklar oluşturur. Şizofrenide dağınık davranışlar şöyledir:

  • Günlük faaliyetlerde düşüş yaşama
  • Beklenmedik ve uygunsuz duygusal cevaplar
  • Çılgın ve hiçbir amacı olmayan davranışlar
  • Dürtü kontrolünde ve kendini durdurmada eksiklik

Negatif Belirtiler

Negatif belirtiler sağlıklı bir kişide bulunan normal davranışların eksikliğidir.  Şizofrenide negatif belirtilerin yaygın işaretleri şunlardır:

  • Duygusal ifadede eksiklik: Donuk yüz ifadesi, tek düze ses, göze temasından kaçınma, yüz ifadelerinin kısıtlı olması.
  • Mutlu olamama: Motive olmada problemler, kişisel bakımda güçlük çekme
  • Dış dünyaya ilgide eksiklik: Çevreye açık ilgisizlik, sosyal ortamdan tamamen kendini çekme
  • Konuşma güçlükleri ve anormallikleri: Bir sohbeti sürdürememek, kısa ve alakasız cevaplar, monoton konuşma.

Şizofreninin Nedenleri:

Şizofreninin nedenleri tamamıyla bilinmemektedir. Ancak, şizofreninin genetik ve çevresel faktörlerin kompleks etkileşiminin bir sonucunda ortaya çıktığı görülmektedir.

Şizofrenide Genetik Faktörler:

Şizofreni yüksek derecede kalıtsal olarak geçebilen bir hastalıktır. Şizofrenik kişilerin birinci dereceden akrabalarında şizofreninin ortaya çıkma olasılığı yüzde 10’dur.  Bu rakam, bir kişinin hayatı boyunca şizofreniye yakalanma olasılığının yüzde 1 olduğunu göz önünde bulundurursak, oldukça yüksektir. Ancak şizofreni genetik faktörler tarafından etkilenir onlar tarafından belirlenmez. Dahası, şizofreniye genetik olarak yatkınlığı olan kişilerin hayatları boyunca şizofreniye yakalanmadıkları görülmüştür. Ki bu da, genetiğin tamamıyla kaçınılmaz bir kader olmadığını gösteriyor.

Şizofreninin Çevresel Faktörler:

İkiz ve evlatlık çalışmaları ırsi genlerin kişiyi şizofreniye karşı savunmasız bıraktığını ortaya koymaktadır. Bu yatkınlık çevresel faktörler tarafından da tetiklenmektedir. Çok yüksek derecede stresin vücutta kortizol hormonun salgılanmasını artırarak şizofreniyi tetiklediğine inanılmaktadır. Şizofrenide çevresel faktörler şunlar olabilir;

  • Doğum öncesi virüs enfeksiyonuna maruz kalmak.
  • Doğum esnasında düşük oksijen değerleri.
  • Bebeklik döneminde bir virüse maruz kalmak.
  • Ebeveynlerin erkenden boşanması ya da vefat etmesi.
  • Çocukluk döneminde fiziksel ve seksüel taciz

Anormal Beyin Yapısı:

Beyin kimyasındaki anormalliklere ek olarak, beyin yapısındaki anormallikler de şizofrenin gelişmesinde bir rol oynayabilmektedir. Genişlemiş beyin karıncıkları kimi şizofrenilerde görülmektedir; bu beyin dokusunun hacminde bir eksikliği belirtir. Ayrıca planlama, akıl yürütme ve karar vermeden sorumlu beynin frontal lobundaki anormal düşük işleyiş şizofrenide görülmektedir. Bazı araştırmalar temporal lob, hipokampüs ve amigdaladaki anormalliklerin şizforeninin pozitif belirtileriyle bağlantılı olduğuna işaret etmektedir.

Şizofreninin Etkileri:

Şizofreninin belirtileri göz ardı edildiğinde ya da doğru dürüst bir şekilde tedavi edilmediğinde, etkiler hem şizofrenik kişi hem de kişinin etrafındaki insanlar için fazlasıyla yıkıcı olabilmektedir. Bazı olası şizofreni etkileri şunlar olabilir:

  • İlişki problemleri:İlişkilerde problemler meydana gelir çünkü, şizofrenik kişi kendini sosyal yaşamdan tamamıyle çeker, aynı zamanda paranoya oluşumu ilişkilere zarar verir.
  • Normal günlük aktivitelerde bozulma: Şizofrenik kişideki halüsinasyonlar, delüzyonlar, dağınık düşünme ve davranışlar normal günlük aktiviteleri yerine getirmeyi alabildiğince güçleştirir.
  • Alkol ve uyuşturucu kullanımı: Şizofrenik kişiler sıklıkla alkol ve uyuşturucu kullanımına ilişkin problemler geliştirirler, bunu kendilerini tedavi etmede ya da rahatlatmak için yaparlar. Ayrıca şizofreniler ağır sigara bağımlısı olabilirler.
  • İntihar riskinde artış: Şizofrenik kişilerde intihar riski oldukça yüksektir.

 

Bir Yorum Yazın